Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'nın 40 kilometre güneydoğusunda inşa edilecek 12,5 milyar dolarlık dev Bishoftu Uluslararası Havalimanı, Afrika'nın en büyük havayolu şirketi Ethiopian Airlines'ın öncülüğünde hayata geçiriliyor. Bu dev proje, ülkeyi ABD ile Çin arasındaki jeopolitik nüfuz mücadelesinin tam merkezine yerleştirmiş durumda. Proje kapsamında verilecek havalimanı işletme, altyapı ve teknoloji sözleşmeleri, iki süper gücün Afrika Boynuzu'ndaki stratejik rekabetinde yeni bir cephe açtı. Etiyopya hükümeti, projenin ülkenin havacılık merkezi olma hedefini güçlendireceğini ve bölgesel ekonomik kalkınmaya büyük katkı sağlayacağını belirtiyor. Ancak bu devasa yatırım, aynı zamanda uluslararası finansman, teknoloji transferi ve güvenlik alanlarında ABD ve Çin arasında bir satranç tahtasına dönüşmüş durumda.
Projenin arka planı ve kapsamı
Etiyopya Havayolları'nın (Ethiopian Airlines) ana merkezi olacak Bishoftu Havalimanı, mevcut Addis Ababa Bole Uluslararası Havalimanı'nın kapasitesini katlayarak bölgenin en büyük havacılık üssü olmayı hedefliyor. Proje tamamlandığında yıllık 100 milyon yolcu kapasitesine ulaşması planlanıyor. Bu kapasite, İstanbul Havalimanı'nın tam kapasite hedefinin üzerinde bir rakam olup, Afrika'nın en iddialı altyapı projelerinden biri olarak öne çıkıyor. Yeni havalimanı, sadece yolcu taşımacılığını değil, aynı zamanda kargo taşımacılığını da kapsayacak şekilde tasarlanıyor. Ethiopian Airlines'ın mevcut kargo ağı, Afrika'nın en gelişmiş ağı olarak biliniyor ve Bishoftu'nun bu alandaki kapasiteyi daha da artırması bekleniyor.
Projenin finansmanı, Dünya Bankası, Afrika Kalkınma Bankası gibi uluslararası kuruluşların yanı sıra Çin'in kuşak ve yol girişimi kapsamındaki kredileriyle de destekleniyor. Çin, Afrika'daki altyapı projelerine yönelik büyük yatırımlarıyla biliniyor ve Etiyopya'da da demiryolu, endüstri parkları ve havalimanları gibi birçok projede yer alıyor. ABD ise özellikle havalimanı güvenliği, uçuş yönetim sistemleri ve teknolojik altyapı konularında Etiyopya ile işbirliği yapmayı öneriyor. Bu durum, iki ülkenin projenin farklı aşamalarında söz sahibi olmaya çalıştığı bir yarışı beraberinde getiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bishoftu Havalimanı, sadece Etiyopya için değil, Afrika Boynuzu ve Doğu Afrika için stratejik bir öneme sahip. Etiyopya, Afrika Birliği'nin merkezine ev sahipliği yapması nedeniyle kıtanın siyasi başkenti olarak anılıyor. Güçlü bir havacılık merkezi, Etiyopya'nın bölgedeki lojistik ve ticari üstünlüğünü pekiştirecek. Bu durum, Afrika'da artan küresel güç rekabetinde Etiyopya'nın elini güçlendiriyor. Çin, Afrika kıtasındaki altyapı yatırımlarını artırırken, ABD de 2022'de Afrika stratejisini güncelleyerek kıtadaki varlığını güçlendirmeye çalışıyor. Bu bağlamda, Bishoftu Havalimanı projesi, iki ülkenin Afrika politikalarının önemli bir test alanı haline gelmiş durumda.
Projeyi çevreleyen bir diğer kritik konu ise güvenlik. ABD, havalimanının uluslararası güvenlik standartlarına uygun şekilde inşa edilmesi ve işletilmesi konusunda Etiyopya'ya teknik destek sağlamayı öneriyor. Çin ise havalimanı inşaatında kendi müteahhitlik firmalarının ve teknolojilerinin kullanılmasını teşvik ediyor. Bu durum, iki ülkenin proje üzerindeki nüfuz mücadelesini açıkça ortaya koyuyor. Ayrıca, Etiyopya'nın son yıllarda yaşadığı iç çatışmalar ve siyasi istikrarsızlık, projenin finansmanı ve uygulanabilirliği konusunda uluslararası yatırımcıları endişelendiriyor. Ancak Etiyopya hükümeti, projenin tamamlanacağını ve ülkenin kalkınmasına büyük katkı sağlayacağını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Afrika açılımı politikası perspektifinden yakından izlenmelidir. Türkiye, son yıllarda Afrika'da özellikle savunma, havacılık ve altyapı alanlarında etkinliğini artırıyor. Türk Hava Yolları'nın Afrika'daki güçlü ağı ve Türk şirketlerinin kıtadaki müteahhitlik faaliyetleri biliniyor. Bishoftu gibi dev bir proje, Türk müteahhitlik ve havacılık şirketleri için potansiyel iş fırsatları barındırıyor. Ancak Türkiye, bu projede şu ana kadar doğrudan yer almış değil. ABD-Çin rekabeti, Türkiye'nin Afrika'daki ekonomik çıkarları açısından hem fırsatlar hem de riskler yaratıyor. Türkiye, bölgedeki nüfuzunu artırmak için Etiyopya ile ikili anlaşmalarını derinleştirebilir ve havacılık alanında işbirliği fırsatlarını değerlendirebilir. Aksi takdirde, bu dev pastadan pay kapma şansını kaçırabilir.