Eski Sosyal Güvenlik İdaresi (SSA) Başkanı Martin O'Malley, ABD'nin en önemli sosyal güvenlik programlarından biri olan Sosyal Güvenlik sisteminin finansal sürdürülebilirliğini sağlamak için yüksek gelirli Amerikalılara uygulanan vergi tavanının kaldırılması gerektiğini savundu. The Hill'e konuşan O'Malley, mevcut sistemde çalışanların yıllık 168.600 dolara kadar olan kazançlarının Sosyal Güvenlik vergisine tabi olduğunu, bu tutarın üzerindeki gelirlerin ise vergi dışı kaldığını hatırlattı. O'Malley, bu tavanın kaldırılması halinde sistemin önümüzdeki 75 yıl boyunca finanse edilebileceğini öne sürdü.
Gelişmenin arka planı ve O'Malley'in önerisi
Martin O'Malley, 2013-2016 yılları arasında SSA başkanlığı yapmış ve halen Sosyal Güvenlik ve Medicare Danışma Kurulu üyesidir. O'Malley'in önerisi, ABD'de artan yaşlı nüfus ve düşen doğum oranları nedeniyle Sosyal Güvenlik sisteminin 2034 yılında iflas etme riski taşıdığı bir dönemde gündeme geldi. Sistem şu anda yaklaşık 66 milyon emekli, engelli ve hayatta kalan hak sahibine aylık ödeme yapıyor. O'Malley, vergi tavanının kaldırılmasının yanı sıra, yatırım gelirlerinin de Sosyal Güvenlik vergisine tabi hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Bu önlemlerin, sisteme yılda yaklaşık 200 milyar dolar ek gelir sağlayacağını hesaplıyor.
O'Malley'in önerisi, özellikle Cumhuriyetçi çevrelerden tepki çekiyor. Birçok Cumhuriyetçi, vergi artışı olarak gördükleri bu öneriye karşı çıkarken, bazıları da sistemin tamamen elden geçirilmesi gerektiğini savunuyor. Demokratlar ise genel olarak O'Malley'in önerisine sıcak bakıyor; Başkan Joe Biden da seçim kampanyasında yüksek gelirlilere yönelik vergi artışlarından söz etmişti. Ancak Kongre'deki bölünmüş yapı, kapsamlı bir reformun önünde engel teşkil ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin Sosyal Güvenlik sistemi, dünyadaki birçok ülke için bir model teşkil ediyor. Sistemin karşı karşıya olduğu finansal zorluklar, gelişmiş ülkelerin çoğunun benzer demografik baskılarla karşı karşıya olduğu bir dönemde yaşanıyor. Japonya, Almanya ve İtalya gibi ülkeler de yaşlanan nüfusları nedeniyle emeklilik sistemlerinde reform yapmak zorunda kalıyor. O'Malley'in önerisi, bu ülkeler için de bir örnek teşkil edebilir. Öte yandan, vergi tavanının kaldırılması gibi bir önlem, gelir dağılımındaki eşitsizlikleri azaltma potansiyeli taşıdığı için küresel çapta tartışılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de sosyal güvenlik sistemi benzer demografik zorluklarla karşı karşıyadır. Genç nüfus oranı düşerken yaşlı nüfus artmaktadır. SGK'nın uzun vadeli sürdürülebilirliği için kaynak arayışları devam etmektedir. ABD'deki bu tartışma, Türkiye'de de sosyal güvenlik sisteminin finansmanında vergi tabanının genişletilmesi gibi reformların gündeme gelebileceğine işaret ediyor. Özellikle kayıt dışı ekonominin boyutu düşünüldüğünde, vergi tavanı uygulamasının Türkiye'de de tartışılması olasıdır. Ancak Türkiye'nin kendine özgü yapısal sorunları nedeniyle doğrudan bir model alması beklenmemelidir; yine de bu tartışma, Türk politika yapıcılar için önemli bir referans noktasıdır.