İngiltere'de eski bir polis memuru, bir şüpheliden cinsel içerikli video talep ederek bunu "ayak takımına" göstermek istediği gerekçesiyle dört yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, ülke genelinde polis teşkilatı içindeki "zehirli" WhatsApp kültürüne dair endişeleri yeniden alevlendirdi.
Olayın Arka Planı
İngiltere'nin kuzeyindeki bir polis biriminde görev yapan eski memur, soruşturma kapsamında bir şüpheliyle iletişim kurarak ondan cinsel içerikli bir video paylaşmasını istedi. İddiaya göre memur, bu videoyu "ayak takımına" yani arkadaş çevresine göstermek amacıyla talep etti. Olayın ortaya çıkmasıyla birlikte yürütülen soruşturma sonucunda memur, görevi kötüye kullanma ve cinsel içerikli görüntü talebi gibi suçlamalardan yargılandı. Mahkeme, sanığı dört yıl hapis cezasına çarptırdı. Karar, ülkede polis teşkilatındaki etik ihlallere ve WhatsApp grupları üzerinden yürütülen uygunsuz paylaşımlara dikkat çekti.
Yetkililer, olayın sadece bireysel bir hata olmadığını, aynı zamanda teşkilat içinde yaygınlaşan bir "zehirli kültürün" parçası olduğunu belirtti. Son yıllarda İngiltere'de polis memurlarının WhatsApp gruplarında ırkçı, cinsiyetçi ve taciz içeren mesajlar paylaştığına dair çok sayıda skandal ortaya çıkmıştı. Bu son dava, söz konusu kültürün ne denli ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösterdi.
Polis teşkilatı sözcüsü, "Bu tür davranışlar kabul edilemez ve mesleğin onurunu zedeler. Gerekli tüm disiplin işlemleri titizlikle yürütülecektir" açıklamasında bulundu. Öte yandan, mağdur şüphelinin avukatı, müvekkilinin psikolojik olarak zor bir dönemden geçtiğini ve olayın travmatik etkiler yarattığını dile getirdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'de polis teşkilatları son on yılda çeşitli skandallarla sarsıldı. Özellikle 2021'de Sarah Everard cinayeti ve ardından gelen itiraflar, polis içindeki cinsiyetçi ve tacizci alt kültürü gözler önüne sermişti. Bir dizi soruşturma, memurların kapalı WhatsApp gruplarında kadınlara ve azınlıklara yönelik nefret söylemleri paylaştığını ortaya koydu. Bu davalar, Birleşik Krallık'ta polis reformu çağrılarını güçlendirdi.
Uzmanlar, benzer sorunların sadece İngiltere'ye özgü olmadığını, birçok ülkede kolluk kuvvetleri içinde dijital platformlar üzerinden yürütülen gayri resmi iletişimin denetim dışı kaldığını vurguluyor. WhatsApp gibi şifreli mesajlaşma uygulamaları, soruşturmaları zorlaştırırken, delil toplamayı da güçleştiriyor. Bu durum, hesap verebilirlik ve şeffaflık ilkeleriyle çelişiyor.
Uluslararası alanda da polis teşkilatlarında benzer kültürlerin varlığı biliniyor. ABD'de bazı polis departmanlarında ırkçı ve aşırılıkçı mesajlaşma grupları tespit edilmiş, Almanya ve Fransa'da da aşırı sağcı ağlar polis içinde yuvalanmıştı. Bu tür olaylar, güvenlik güçlerine duyulan kamu güvenini sarsıyor ve demokratik denetim mekanizmalarının önemini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu dava, Türkiye'deki kolluk kuvvetleri için de ders niteliğinde. Türkiye'de polis ve jandarma içinde benzer dijital iletişim gruplarının varlığı biliniyor; ancak bu tür yapıların denetimi ve etik eğitimi konusunda eksiklikler olabilir. Olay, güvenlik güçlerinde hesap verebilirliğin ve iç denetimin güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Türkiye'nin AB ile ilişkileri ve insan hakları alanındaki reform taahhütleri açısından, benzer skandalların önlenmesi ittifak içindeki itibarı da etkileyebilir. Kamu güvenliği ve yargı bağımsızlığı vurgusu, Türkiye'nin uluslararası alandaki imajı için kritik.