İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu'ndan (IRGC) eski bir üst düzey komutan, ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik alışılmadık derecede doğrudan bir tehdit savurarak, Tahran'ın onu Beyaz Saray içinde dahi hedef alabileceğini iddia etti. Eski IRGC komutanı Hüseyin Kanani Muğaddam, İran yanlısı bir haber kanalına verdiği demeçte, "İran, Trump'ı Beyaz Saray'da bile vurabilir. Eğer İran bir karar alırsa, bunu başaracak güce ve kabiliyete sahiptir" ifadelerini kullandı. Tehdit, İran'ın nükleer programına ilişkin artan tansiyon ve ABD'nin yaptırım politikalarının gölgesinde geldi.
Gelişmenin arka planı
Kanani Muğaddam, IRGC'de daha önce hava kuvvetleri komutanlığı yapmış ve İran-Irak savaşında rol oynamış bir isim. Her ne kadar resmi bir görevi bulunmasa da, IRGC içinde hâlâ etkili olduğu düşünülüyor. Açıklaması, İran'ın Ocak 2020'de General Kasım Süleymani'nin ABD tarafından öldürülmesinin ardından misilleme olarak Irak'taki Ayn el-Esed üssüne düzenlediği füze saldırısını hatırlattı. O dönemde Trump, saldırıda 'baş ağrısından başka bir şey olmadığını' söylemişti.
Tehdidin zamanlaması dikkat çekiyor: İran, nükleer müzakerelerde tıkanma yaşarken, Trump yönetimi Tahran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasını sürdürüyor. İran Dışişleri Bakanlığı ise eski komutanın açıklamasını henüz resmi olarak yorumlamadı. Ancak uzmanlar, bu tür açıklamaların rejimin iç dengeleriyle ve devrim muhafızlarının güç gösterisiyle ilgili olduğunu belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu tehdit, Ortadoğu'da yeni bir tırmanma riskini beraberinde getiriyor. İran'ın vekil güçleri aracılığıyla ABD hedeflerine saldırma geçmişi var; ancak doğrudan bir ABD başkanına yönelik bu kadar açık bir tehdit nadir görülüyor. Analistler, İran'ın bu tür söylemlerle caydırıcılık yaratmaya çalıştığını, ancak asıl hedefin Trump'ın olası ikinci döneminde daha sert yaptırımlar uygulamasını engellemek olduğunu düşünüyor. ABD tarafından henüz resmi bir yanıt gelmedi; ancak Beyaz Saray sözcüsü, 'başkanın güvenliğinin en üst düzeyde olduğunu' vurguladı.
Bölge ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, bu gelişmeyi endişeyle izliyor. İran'ın nükleer programına ilişkin belirsizlik devam ederken, her an yeni bir kriz patlak verebilir. İsrail ise sessizliğini korurken, istihbarat kaynakları İran'a yönelik olası bir askeri seçeneğin hâlâ masada olduğunu söylüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu tehdit, Türkiye'nin güney sınırlarına yakın bölgede yeni bir gerginlik potansiyeli taşıyor. İran ile ABD arasında olası bir çatışma, Türkiye'yi hem güvenlik hem de ekonomik açıdan etkileyebilir. Türkiye, İran ile sınır komşusu olarak istikrarsızlığın yayılmasından endişe ederken, aynı zamanda ABD ile ittifak ilişkilerini korumaya çalışıyor. Enerji ithalatında İran'a bağımlılığı olmasa da, bölgesel ticaret ve Irak'taki nüfuz mücadelesi açısından Ankara durumu yakından izlemek zorunda. Ayrıca, İran'daki Türkmen ve Sünni grupların güvenliği de Türkiye için hassas bir konu.