Yüzden fazla eski Fransız ve İngiliz diplomat, cumartesi günü yayımladıkları ortak bildiriyle hükümetlerine, işgal altındaki Filistin topraklarında uluslararası hukukun üstünlüğünü sağlamak için birlikte hareket etme çağrısında bulundu. Eski diplomatlar, İsrail'in bağımsız bir Filistin devleti kurulması umudunu yok etmeyi amaçladığını belirterek, Batılı ülkelerin bu duruma seyirci kalmasını eleştirdi.
Diplomatlardan ortak uyarı
İngiltere'nin eski Orta Doğu büyükelçilerinden William Patey ve Fransa'nın eski İsrail büyükelçisi Gérard Araud gibi tanınmış isimlerin de aralarında bulunduğu 103 eski diplomat, iki ülkenin hükümetlerine açık bir mektup göndererek, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerinin uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiğini vurguladı. Mektupta, BM Güvenlik Konseyi'nin 1967 tarihli 242 sayılı kararına ve 2004 yılında Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) duvar kararına atıfta bulunularak, bu kararların işgal altındaki topraklarda İsrail yerleşimlerinin yasadışı olduğunu teyit ettiği hatırlatıldı.
Eski diplomatlar, İsrail hükümetinin son yıllarda yerleşimleri genişletme politikasını yoğunlaştırdığını ve bu durumun iki devletli çözümü imkânsız hale getirdiğini ifade etti. Bildiride, 'İsrail'in yerleşim politikaları, Filistin topraklarının bütünlüğünü parçalamakta ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını fiilen ortadan kaldırmaktadır' ifadelerine yer verildi. Ayrıca, uluslararası toplumun bu politikalara karşı etkili yaptırımlar uygulamamasının, İsrail'i daha da cüretkâr hale getirdiği belirtildi.
Açıklamada, Fransa ve İngiltere'nin BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri olarak sorumluluk taşıdığına dikkat çekilerek, iki ülkenin Ortadoğu'da barış sürecini canlandırmak için somut adımlar atması gerektiği kaydedildi. Diplomatlar, hükümetlere İsrail'e yönelik silah ambargosu uygulanması, yerleşim ürünlerinin ithalatının yasaklanması ve Filistin devletinin tanınması gibi somut tedbirler önerdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu çağrı, İsrail-Filistin çatışmasının son yıllarda yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına yerleştiği bir dönemde geldi. 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşı, bölgedeki gerilimi tırmandırmış ve İsrail'in uluslararası alanda artan eleştirilere hedef olmasına yol açmıştı. Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda İsrail aleyhine açtığı soykırım davası, İsrail'in uluslararası hukuktaki konumunu daha da tartışmalı hale getirdi. Bu bağlamda, eski diplomatların çağrısı, Avrupa ülkelerinin İsrail politikalarına yönelik iç baskıların arttığını da gösteriyor.
Fransa ve İngiltere, geçmişte İsrail ile Filistin arasında arabuluculuk çabalarında önemli roller üstlenmişti. Ancak son yıllarda, özellikle İngiltere'nin Brexit sonrası dış politika öncelikleri ve Fransa'nın iç siyasi gündemi nedeniyle bu dosya ikinci plana atılmış görünüyor. Eski diplomatların bu çıkışı, iki ülkenin Ortadoğu'daki geleneksel nüfuzunu yeniden canlandırma isteğini de yansıtıyor olabilir. Öte yandan, Avrupa Birliği içinde Macaristan gibi İsrail yanlısı ülkelerin varlığı, ortak bir Avrupa tutumu oluşturmayı zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu çağrı, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği geleneksel desteği uluslararası platformda güçlendirecek bir gelişme. Türkiye, İsrail'in yerleşim politikalarını her zaman kınamış ve iki devletli çözümü savunmuştur. Bu tür girişimler, Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM nezdinde Filistin'e yönelik yürüttüğü diplomatik çabaları destekler nitelikte. Ayrıca, İsrail'in bölgedeki politikalarına karşı artan uluslararası tepki, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji ihtilafları da dahil olmak üzere İsrail ile yaşadığı çeşitli anlaşmazlıklarda elini güçlendirebilir. Ancak Türkiye'nin bu süreçte etkin bir rol oynaması için Batılı ülkelerle diyalog kanallarını açık tutması ve Filistin meselesinde ortak zemin araması önem taşıyor.