Gine Devlet Başkanı Mamadi Doumbouya, 31 Mayıs 2025 tarihinde gerçekleştirilen parlamento seçimlerinde partisinin sandalyelerin büyük çoğunluğunu kazanmasıyla ülkedeki siyasi hakimiyetini daha da pekiştirdi. Albay rütbesiyle 2021 yılında bir darbeyle iktidara gelen Doumbouya, Ulusal Birlik ve Kalkınma için Gine Halkı (RPG) partisinin seçim zaferiyle yönetimini meşrulaştırma yolunda önemli bir adım attı. Seçim sonuçları, muhalefetin boykot ve usulsüzlük iddialarına rağmen Doumbouya'nın ülkedeki kontrolünü artırdığını gösteriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Mamadi Doumbouya, 5 Eylül 2021'de dönemin Devlet Başkanı Alpha Condé'yi devirerek iktidara geldi. Darbenin gerekçesi olarak yolsuzluk, kötü yönetim ve anayasal düzenin ihlali gösterilmişti. Doumbouya, geçiş sürecinin ardından sivil yönetime geçme sözü vermiş, ancak bu süreç sürekli olarak ertelenmişti. 31 Mayıs 2025 parlamento seçimleri, Doumbouya'nın siyasi haritasını netleştirmesi açısından kritikti. Seçimlerde resmi sonuçlara göre Doumbouya'nın partisi 114 sandalyeli parlamentoda 89 sandalye kazanırken, muhalefet partileri yalnızca 25 sandalye elde edebildi. Muhalefet, seçimlerin şeffaf olmadığını ve baskı altında gerçekleştiğini öne sürerek sonuçları tanımadı. Seçim öncesinde muhalefet liderlerine yönelik tutuklamalar ve medya üzerindeki baskılar, uluslararası gözlemciler tarafından endişeyle karşılandı.
Doumbouya'nın seçim zaferi, ülkedeki siyasi kutuplaşmayı daha da derinleştirebilir. Muhalefetin seçimlere katılımının düşük olması ve boykot çağrıları, yönetimin meşruiyetini sorgulatan unsurlar arasında yer alıyor. Jeopolitik analistler, Doumbouya'nın bu zaferle birlikte anayasal değişikliklere giderek daha uzun süre iktidarda kalma yolunu açabileceğini belirtiyor. Gine, zengin boksit ve altın yataklarına sahip olmasına rağmen yoksulluk ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşuyor. Doumbouya yönetimi, maden gelirlerinin artırılması vaadiyle bazı yabancı yatırımcıların desteğini alırken, insan hakları ihlalleri ve ifade özgürlüğü kısıtlamaları nedeniyle eleştiri oklarının hedefinde.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Doumbouya'nın güçlenmesi, Batı Afrika'da artan darbe dalgasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Mali, Burkina Faso ve Nijer'deki askeri yönetimlerle benzerlik gösteren Gine, bölgedeki demokratik gerileme trendini hızlandırabilir. Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS), Doumbouya'ya sivil yönetime geçiş için baskı yapmış ancak sonuç alamamıştı. Bu durum, ECOWAS'ın bölgedeki itibarını zayıflatıyor. Fransa gibi eski sömürge güçlerinin nüfuzu azalırken, Rusya ve Çin'in bölgede etkinliği artıyor. Rusya'nın, Gine'deki askeri yönetimle güvenlik ve maden anlaşmaları imzaladığı biliniyor. Doumbouya'nın seçim zaferi, Moskova'nın bölgesel stratejisi açısından olumlu bir gelişme olarak okunabilir.
Küresel ölçekte, Gine'deki siyasi istikrarsızlık dünya boksit arzını etkileyebilir. Gine, dünyanın en büyük boksit rezervlerine sahip ülkelerinden biri ve Çin, bu madenin en büyük alıcısı konumunda. Doumbouya yönetiminin maden politikaları, küresel alüminyum fiyatlarını doğrudan etkileyebilecek potansiyele sahip.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Batı Afrika'da artan askeri yönetimlerle dengeli ilişkiler yürütmeye çalışıyor. Gine'deki Doumbouya yönetiminin güçlenmesi, Türkiye'nin bölgedeki ticari ve diplomatik çıkarları açısından doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, demokratik meşruiyet zeminini zayıflatması nedeniyle endişe vericidir. Türk savunma sanayii şirketleri, Gine gibi ülkelerle güvenlik işbirliği anlaşmaları imzalamıştır. Seçim zaferi sonrası Doumbouya'nın daha merkeziyetçi bir yönetim benimsemesi, Türkiye ile ilişkilerde istikrarı koruyabilir. Ancak, bölgede artan Rus nüfuzu, Türkiye'nin Afrika politikasında yeni dengeler kurmasını gerektirebilir. Özellikle Libya ve Sahel bölgesindeki gelişmelerle bağlantılı olarak Gine'deki durum, Türkiye'nin Batı Afrika stratejisini yeniden değerlendirmesine neden olabilir.