Japonya Merkez Bankası (BOJ), eski bir politika yapıcının değerlendirmesine göre, Mart 2025'e kadar politika faizini iki kez daha artırabilir. BOJ'un eski yönetim kurulu üyesi Makoto Sakurai, bankanın enflasyon ve ücret artışındaki olumlu gelişmeler doğrultusunda normalleşme adımlarını hızlandırabileceğini belirtti. Sakurai, BOJ'un yıl sonuna kadar faizi yüzde 0,5'e, ardından Mart ayında yüzde 0,75'e çıkarabileceğini ifade etti. Bu hamle, Japonya'nın uzun süredir devam eden ultra gevşek para politikasından çıkış stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Normalleşme süreci ve ekonomik göstergeler
BOJ, Mart 2024'te negatif faiz politikasına son vererek faizi yüzde 0-0,1 aralığına yükseltmişti. Temmuz ayında ise faizi yüzde 0,25'e çıkaran banka, Aralık ayında bir faiz artırımı daha yaparak yüzde 0,5'e getirmişti. Sakurai'ye göre, enflasyonun hedeflenen yüzde 2 seviyesinde kalıcı olması ve ücret artışlarının yaygınlaşması, BOJ'un faiz artırım döngüsünü sürdürmesi için yeterli gerekçeyi oluşturuyor. Japonya'da çekirdek enflasyon son aylarda yüzde 2,5-3 aralığında seyrederken, büyük şirketler yıllık ücret müzakerelerinde önemli artışlar taahhüt etti. Ancak Sakurai, BOJ'un faiz artırımlarında temkinli olması gerektiğini, çünkü küresel ekonomik yavaşlama ve jeopolitik risklerin Japonya'nın ihracata dayalı ekonomisini olumsuz etkileyebileceğini vurguladı.
Küresel piyasalar ve Asya ekonomisine etkisi
BOJ'un faiz artırım beklentileri, küresel tahvil piyasalarında dalgalanmalara yol açıyor. Japonya'nın faizleri yükseltmesi, Japon yatırımcıların yurt dışı tahvillere olan talebini azaltabilir ve bu da ABD Hazine tahvilleri başta olmak üzere gelişmiş ülke tahvil faizlerinde yukarı yönlü baskı yaratabilir. Ayrıca, Japon yeni diğer para birimleri karşısında değer kazanabilir; bu da Japonya'nın ihracat rekabet gücünü azaltırken, ithalat maliyetlerini düşürebilir. Asya ekonomileri için ise, BOJ'un sıkılaşma adımları bölgedeki sermaye akımlarını etkileyebilir. Özellikle gelişmekte olan Asya ülkeleri, Japonya'dan gelen yatırımların azalması riskiyle karşı karşıya kalabilir. Öte yandan, BOJ'un normalleşmesi, Asya Merkez Bankaları'nın kendi para politikalarını şekillendirirken dikkate aldıkları önemli bir faktör haline geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımları, Türkiye ekonomisini doğrudan etkilemese de küresel likidite koşulları ve risk iştahı üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir. BOJ'un sıkılaşması, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışını hızlandırabilir ve Türkiye gibi ülkelerin borçlanma maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, Japon yeni değer kazanırsa, Türkiye'nin Japonya ile ticaretinde rekabet gücü etkilenebilir. Ancak, Türkiye'nin Japonya'ya ihracatı sınırlı olduğu için bu etki sınırlı kalabilir. BOJ'un adımları, küresel faiz oranlarındaki genel yükseliş trendini destekleyerek TCMB'nin para politikası duruşunu etkileyebilir.