Eski Abercrombie & Fitch CEO'su Michael Jeffries, cinsel ticaret davasında yargılanmak üzere zihinsel olarak uygun bulundu. Mahkeme, 80 yaşındaki iş insanının demans belirtileri nedeniyle aylarca hastanede tedavi görmesine rağmen, yargılanabilir olduğuna hükmetti. Karar, New York Doğu Bölgesi'nde görülen davada, federal yargıç Nicholas Garaufis tarafından verildi. Jeffries, 2023 yılında erkekleri istismar etmek amacıyla bir seks ticareti ağı kurmakla suçlanmıştı. Savcılar, Jeffries ve diğer iki kişinin, genç erkekleri 'skeet' adı verilen etkinliklerde cinsel ilişkiye zorladığını iddia ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Michael Jeffries, 1992'den 2014'e kadar Abercrombie & Fitch'in CEO'su olarak görev yaptı. Markayı gençlik kültürünün sembolü haline getiren Jeffries, aynı zamanda tartışmalı pazarlama taktikleriyle de biliniyordu. 2020 yılında emekli olan Jeffries hakkında, 2023 yılında BBC'nin yayınladığı bir belgesel sonrası ciddi suçlamalar gündeme geldi. Belgeselde, Jeffries'in ve yakın çevresinin, genç erkekleri işe alım süreçlerinde cinsel istismara maruz bıraktığı öne sürüldü. Bu suçlamalar üzerine başlatılan federal soruşturma kapsamında Jeffries, Kasım 2023'te gözaltına alındı ve 1 milyon dolar kefaletle serbest bırakıldı. Ancak savunma avukatları, Jeffries'in demans hastası olduğunu ve bu nedenle yargılanamayacağını savunuyordu. Jeffries, geçtiğimiz yıl boyunca hastanede tedavi gördü ve bu süreçte davası birkaç kez ertelendi.
Mahkemenin kararı, savunmanın itirazlarına rağmen geldi. Yargıç Garaufis, Jeffries'in avukatlarının sunduğu tıbbi raporları değerlendirdi ve sanığın duruşmalara katılabilecek, savunmasını yapabilecek ve avukatlarıyla iş birliği içinde hareket edebilecek durumda olduğuna hükmetti. Yargıç, Jeffries'in zihinsel durumunun dava sürecinde tekrar değerlendirilebileceğini de sözlerine ekledi. Jeffries'in avukatları ise kararın temyiz edilebileceğini belirtti. Bu karar, cinsel ticaret davasının önündeki en büyük engelin kalkması anlamına geliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu dava, ABD'de iş dünyasında cinsel istismar ve taciz vakalarına karşı artan hassasiyetin bir yansıması olarak görülüyor. #MeToo hareketi sonrası güçlenen bu hassasiyet, özellikle büyük şirketlerin üst düzey yöneticilerine yönelik adli süreçlerin hızlanmasına yol açtı. Jeffries vakası, moda endüstrisinde güç zehirlenmesi ve istismarın kurumsal bir boyut kazandığını gösteren önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu davanın sonucunun, benzer suçlamalarla karşı karşıya kalan diğer iş insanları için de caydırıcı bir etki yaratabileceğini belirtiyor. Aynı zamanda, ABD adalet sisteminin, zihinsel sağlık sorunları olan sanıklara yönelik yaklaşımını da test eden bir vaka olarak dikkat çekiyor.
Davada ayrıca, Jeffries'in iş ortağı Matthew Smith ve bir çalışan olan James Jacobson da sanık olarak yargılanıyor. Üç sanık hakkında, cinsel ticaret ve fuhuş suçlamaları yöneltiliyor. Savcılar, 2009 ile 2015 yılları arasında en az 15 erkeğin bu ağ tarafından istismar edildiğini öne sürüyor. Kurbanların çoğu, Abercrombie & Fitch'te çalışmak isteyen genç erkeklerdi. Bu kişiler, güzel vücutlu ve genç olmaları nedeniyle seçiliyor ve çeşitli ülkelere götürülerek cinsel ilişkiye zorlanıyorlardı. Davanın önümüzdeki aylarda görülmesi bekleniyor. Jeffries eğer suçlu bulunursa, ömür boyu hapis cezası alabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye açısından bu dava, iş dünyasında etik kuralların ve cinsel istismar vakalarının uluslararası boyutta ciddiyetini ortaya koyması bakımından önem taşıyor. Türk şirketlerinin küresel pazarlarda yer alırken bu tür durumlarla karşılaşmamak için kurumsal yönetim ve etik standartları güçlendirmesi gerektiğine işaret ediyor. Ayrıca, ABD'deki adli süreçlerin bağımsızlığı ve şeffaflığı, Türk kamuoyunda da adalet sistemine olan güveni tartışmaya açıyor. Bu dava, iş dünyasında gücün kötüye kullanılmasına karşı uluslararası bir farkındalık yaratırken, Türkiye'de de benzer suçlamaların daha etkin bir şekilde soruşturulması gerektiğine dair bir ders çıkarılabilir.