Çin'in güneybatısındaki Siçuan eyaletinin merkezi Çengdu'da yaşayan Zhou Xiaolin, eşi Yin Jie'nin çocukluk hatırasını gerçeğe dönüştürerek 80 hektarlık (yaklaşık 112 futbol sahası büyüklüğünde) çorak bir vadiyi, rengârenk hatmi (stok gülü) çiçekleriyle kaplı devasa bir bahçeye çevirdi. Bu girişim, dünyanın en büyük tek parça hatmi bahçesi olarak kayıtlara geçti. Çift, şimdi bu göz alıcı çiçek denizinin ortasında, kendi yetiştirdikleri bitkilerle iç içe bir yaşam sürüyor.
Bir çocukluk anısının doğurduğu büyük dönüşüm
Zhou Xiaolin, eşi Yin Jie'nin yıllar önce bir sohbet sırasında 'hatmi çiçeklerinin kokusunu ve güzelliğini hiç unutmadığını' söylemesi üzerine harekete geçti. Yin Jie'nin çocukluğunda babaannesinin bahçesinde gördüğü bu çiçeklere olan özlemi, Zhou'nun zihninde bir projeye dönüştü. Çift, 2018 yılında Çengdu'nun kırsal bir bölgesinde bulunan, atıl durumdaki bu vadiyi satın alarak hayalini gerçekleştirmeye başladı. İlk başta yerel halk bu girişime şüpheyle yaklaştı; zira vadi, tarıma elverişsiz, taşlık ve kurak bir araziydi.
Zhou, eşinin anısını yaşatmak için sadece bir bahçe kurmakla kalmadı; aynı zamanda bölgeyi turizme kazandırdı. Bahçe, her yıl Nisan'dan Ekim'e kadar süren çiçeklenme döneminde yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Ziyaretçiler, hem hatmi çiçeklerinin arasında yürüyüş yapabiliyor hem de çiçeklerden elde edilen doğal ürünlerden satın alabiliyor. Ayrıca bahçede, hatmi çiçeğinden yapılan çay, reçel ve kozmetik ürünler de üretilerek satışa sunuluyor. Bu sayede çift, hem geçimini sağlıyor hem de istihdam yaratıyor.
Çiftin bu girişimi, sadece bir tarım projesi olmanın ötesine geçerek ekolojik dönüşümün de bir örneği haline geldi. Çorak arazi, sulama sistemleri ve organik gübreleme teknikleriyle verimli bir bahçeye dönüştürülürken, bölgedeki biyoçeşitlilik de arttı. Zhou, yaptığı açıklamada, "Bu bahçe, eşime olan sevgimin somut bir ifadesi. Onun çocukluk anısını yaşatırken, aynı zamanda doğaya da katkı sağlıyoruz" dedi.
Çin'de ekolojik tarımın yükselişi
Bu hatmi bahçesi, Çin'de son yıllarda popülerlik kazanan 'eko-turizm' ve 'tarımsal miras' akımlarının da bir parçası. Çin hükümeti, kırsal kalkınmayı teşvik etmek ve köyden kente göçü azaltmak amacıyla benzer projelere destek veriyor. Zhou ve Yin'in bahçesi, bu politikanın başarılı bir örneği olarak gösteriliyor. Yerel yönetim, bahçenin altyapısı için mali destek sağlarken, tanıtımını da üstleniyor.
Bu tür projelerin sayısı Çin genelinde hızla artıyor. Özellikle genç çiftlerin, büyük şehirlerin stresinden uzaklaşarak kırsalda sürdürülebilir bir yaşam kurma eğilimi, hem ekonomik hem de toplumsal bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Hatmi bahçesi, aynı zamanda Çin'in kırsal kesiminde kadınların iş gücüne katılımına da katkı sağlıyor; Yin Jie, bahçenin yönetiminde aktif rol oynuyor.
Küresel bir ilham kaynağı
Dünyanın en büyük hatmi bahçesi, sadece yerel bir başarı hikayesi olmaktan çıkarak uluslararası medyada da geniş yankı uyandırdı. Bahçenin görüntüleri, sosyal medyada milyonlarca kez paylaşıldı. Turizm uzmanları, bu tür 'duygusal motivasyonlu' tarım projelerinin, kırsal bölgeler için sürdürülebilir bir kalkınma modeli olabileceğini belirtiyor. Ayrıca, hatmi çiçeğinin tıbbi ve aromatik özellikleri sayesinde, bahçenin ilaç ve kozmetik sektörleri için de bir hammadde kaynağı olması bekleniyor.
Uzmanlar, Zhou ve Yin'in hikayesinin, doğa ile insan arasındaki bağı yeniden kuran, küresel iklim değişikliğiyle mücadelede de bir umut ışığı olabileceğini ifade ediyor. Çorak arazilerin yeşillendirilmesi, karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlarken, bu tür projelerin dünya genelinde yaygınlaştırılması çağrısında bulunuyorlar.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer coğrafi koşullara sahip kırsal bölgelerde, özellikle İç Anadolu ve Doğu Anadolu'da, atıl arazilerin tarımsal üretime kazandırılması önemli bir potansiyel taşıyor. Bu örnek, Türk girişimcilere ilham vererek, yerel bitki örtüsü ve kültürel değerlerin kullanıldığı eko-turizm projelerini teşvik edebilir. Ayrıca, Çin'in bu tür projelere verdiği devlet desteği, Türkiye'nin kırsal kalkınma politikaları için de bir model oluşturabilir. Özellikle kadın girişimciliğinin desteklenmesi ve kırsalda istihdam yaratılması açısından bu tür örneklerin takip edilmesi faydalı olacaktır.