Suriye'de 2011'de başlayan iç savaşta yüz binlerce kişinin ölümüne ve milyonlarca kişinin yerinden edilmesine yol açan rejimin devrik lideri Beşşar Esad, bugün Şam'daki bir mahkeme tarafından gıyabında idam cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Esad'ı savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan suçlu buldu. Karar, Esad'ın 8 Aralık 2024'te devrilmesinden ve ülkeyi terk etmesinden sonra açılan davada verildi. Esad, 2000'den beri iktidardaydı ve iç savaş sırasında kimyasal silah kullanımı, toplu infazlar ve işkence dahil birçok insan hakları ihlaliyle suçlanıyordu.
Mahkeme süreci ve suçlamalar
Şam'daki Yüksek Ceza Mahkemesi, devrik lider hakkında açılan davada, Suriye'nin yeni yönetimi tarafından kurulan adli mekanizmalar çerçevesinde karar verdi. Mahkeme, Esad'ın iç savaş sırasında muhaliflere yönelik saldırılarda kimyasal silah kullanımını, sivil yerleşimlere yönelik varil bombası saldırılarını ve cezaevlerinde sistematik işkence ve infazları emrettiğine hükmetti. Ayrıca, Esad'ın görevde olduğu süre boyunca milyonlarca Suriyelinin ülkeyi terk etmesine neden olan zorla yerinden etme politikalarının da sorumlusu olduğu belirtildi. Mahkeme, Esad'ın yargılanmasının mümkün olmaması nedeniyle dosyayı gıyaben ele aldı ve sanığın avukatı bulunmadığı için atanan bir müdafi ile süreci yürüttü.
Karar, Suriye'deki yeni yönetim tarafından memnuniyetle karşılandı. Yönetim sözcüsü yaptığı açıklamada, 'Bu karar, Suriye halkının çektiği acıların hesabının sorulması yolunda atılmış önemli bir adımdır. Esad'ın yargılanması, adaletin tecellisi için uluslararası toplumun da desteğiyle devam edecektir' dedi. Ancak, bazı insan hakları örgütleri, kararın sembolik olduğunu ve Esad'ın Rusya'da olduğu düşünüldüğü için fiilen cezalandırılmasının mümkün olmadığını vurguladı. Uluslararası Af Örgütü, 'Bu karar, Suriye'deki geçiş döneminde adalet arayışının bir parçası olarak görülse de, Esad'ın yargılanması için uluslararası bir mahkemenin kurulması veya Rusya'nın iadesi konusunda işbirliği yapması gerekiyor' açıklamasını yaptı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Esad'ın idam cezasına çarptırılması, Ortadoğu'da yankı buldu. İran, Esad rejiminin en büyük destekçilerindendi ve Tahran yönetimi bu kararı 'siyasi bir intikam' olarak nitelendirdi. Rusya ise, Esad'ın müttefiki olarak, kararın tanınmadığını ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu açıkladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, 'Bu karar, Suriye'deki yasa dışı otoriteler tarafından alınmıştır ve hukuki bir geçerliliği yoktur' dedi. Öte yandan, Batı ülkeleri kararı destekledi. ABD Dışişleri Bakanlığı, 'Bu karar, Suriye halkının adalet arayışında önemli bir dönüm noktasıdır. Esad'ın hesap vermesi gerekiyor' ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği de, kararın uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Esad'ın idam cezası, Suriye'deki geçiş süreci açısından da kritik bir önem taşıyor. Yeni yönetim, Esad rejiminin kalıntılarıyla hesaplaşma sözü vermişti ve bu karar, bu hesaplaşmanın ilk somut adımı olarak görülüyor. Ancak, Suriye'nin kuzeydoğusundaki PKK/YPG işgalindeki bölgelerde de Esad rejiminin eski askerlerine yönelik operasyonlar yürütülüyor. Bu durum, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve birliği açısından riskler barındırıyor. Yeni yönetimin, adalet sürecini ülke genelinde tesis etmesi ve bölgesel ayrılıkçılıkla mücadele etmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Esad'ın gıyabında idam cezasına çarptırılması, Türkiye'nin Suriye politikası açısından önemli bir gelişmedir. Türkiye, Esad rejiminin devrilmesinden bu yana Suriye'nin yeniden inşası ve istikrarı için çaba gösteriyor. Bu karar, Ankara'nın Suriye'deki yeni yönetimle işbirliğini derinleştirebilir ve iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesine katkı sağlayabilir. Ancak, Türkiye, Suriye'nin kuzeyindeki terör örgütü PKK/YPG'nin varlığından duyduğu endişeyi de dile getiriyor. Bu nedenle, Türkiye'nin adalet sürecinin ülke genelinde tesis edilmesini ve Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasını desteklemesi bekleniyor. Ayrıca, Esad'ın yargılanması, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı milyonlarca Suriyeli mültecinin geri dönüşü için de bir güven unsuru olabilir.