Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, Pazartesi günü parlamentoda yaptığı açıklamada, ülkesinin Türkiye ile yakın gelecekte tam bir normalleşmeye ulaşacağına inandığını belirtti. Anadolu Ajansı'nın aktardığı habere göre, Ermenistan devlet haber ajansı Armenpress'in bildirdiği üzere Mirzoyan, parlamento ortak komite oturumunda milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki normalleşme sürecinin olumlu bir yönde ilerlediğini ve yakın dönemde somut adımlar atılmasının beklendiğini ifade etti. Bu açıklama, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde yıllardır süren gerginliğin ardından taraflar arasında 2021'den itibaren yeniden canlanan diyalog sürecinde önemli bir iyimserlik işareti olarak değerlendiriliyor.
Normalleşme sürecinin arka planı
Türkiye ve Ermenistan arasındaki ilişkiler, 1993 yılında Ermenistan'ın Dağlık Karabağ bölgesini işgal etmesi nedeniyle Türkiye'nin sınırı kapatmasıyla askıya alınmıştı. 2009 yılında Zürih Protokolleri ile normalleşme girişiminde bulunulmuş ancak süreç başarısızlıkla sonuçlanmıştı. 2021 yılından itibaren iki ülke arasında yeni bir normalleşme süreci başlatıldı. Bu kapsamda, özel temsilciler atanmış, doğrudan hava kargo taşımacılığı başlatılmış ve sınır kapısının üçüncü ülke vatandaşlarına açılması gibi adımlar atılmıştır. Mirzoyan'ın son açıklaması, bu sürecin daha da ilerletileceğine dair bir taahhüt olarak yorumlanmıştır.
Bakan Mirzoyan, konuşmasında ayrıca Türkiye ile imzalanan mutabakat zaptının uygulanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü ve iki ülke arasında doğrudan diyaloğun önemine vurgu yaptı. Ermenistan, normalleşme sürecinde Türkiye'den sınırın tek taraflı olarak açılmasını talep etmezken, karşılıklı güven artırıcı önlemlerin hayata geçirilmesini öncelikli olarak görüyor. Mirzoyan, 'Normalleşme sürecinde ilerleme kaydediyoruz ve yakın gelecekte tam normalleşmenin sağlanacağına inanıyorum' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Türkiye-Ermenistan normalleşmesi, sadece ikili ilişkiler açısından değil, aynı zamanda Güney Kafkasya bölgesinin istikrarı ve ekonomik entegrasyonu açısından da büyük önem taşıyor. Bölgede devam eden Azerbaycan-Ermenistan barış süreciyle paralel ilerleyen bu normalleşme, bölgesel ticaret yollarının canlanmasına ve enerji koridorlarının çeşitlenmesine katkı sağlayabilir. Özellikle Orta Koridor olarak bilinen uluslararası ulaşım ağının geliştirilmesi, Türkiye'nin Asya ile bağlantısını güçlendirecek bir potansiyele sahip. Rusya'nın Ukrayna savaşı sonrası değişen jeopolitik dengelerde, Batı'nın da destek verdiği bu normalleşme, bölgedeki alternatif iş birliği modellerini ön plana çıkarıyor. ABD ve Avrupa Birliği, Türkiye-Ermenistan normalleşmesine açık destek verirken, Rusya ise bölgedeki nüfuzunu korumak adına süreci dikkatle izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk dış politikasının 'komşularla sıfır sorun' anlayışının güncellenmiş bir versiyonu olarak değerlendirilebilir. Türkiye, Ermenistan ile normalleşme sayesinde Doğu Anadolu Bölgesi'nde ekonomik canlanma sağlamayı, Nahçıvan'a erişimini kolaylaştırmayı ve Azerbaycan ile olan stratejik ilişkisini güçlendirmeyi hedefliyor. Ayrıca, bu adım Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde olumlu bir sinyal oluşturabilir ve enerji koridorlarında Türkiye'nin merkez ülke rolünü pekiştirebilir. Ancak sürecin başarıya ulaşması, Ermenistan'ın Azerbaycan ile barış anlaşmasını imzalamasına ve Zengezur Koridoru'nun açılmasına bağlı. Türkiye, normalleşmeden ödün vermeden Azerbaycan'ın haklarını koruma konusunda hassas davranıyor.