Ermenistan, 20 Haziran'da yapılacak erken genel seçimlerle Başbakan Nikol Paşinyan'ın savaş yenilgisi sonrası yürüttüğü barış ve reform sürecinin sınanacağı kritik bir oylamaya hazırlanıyor. 2020 sonbaharındaki Dağlık Karabağ savaşında Azerbaycan karşısında ağır bir yenilgi alan Ermenistan, bu seçimlerle hem siyasi istikrarı yeniden tesis etmeyi hem de ekonomik ve sosyal sorunlara çözüm aramayı hedefliyor. Başkent Erivan'ın kuzeyindeki dağlık İcevan kasabasına taşınan Anna Yegoyan gibi binlerce vatandaş, altyapı eksiklikleri ve ekonomik zorluklar arasında seçimlerden umutlu.
Seçimlerin arka planı: Savaş sonrası kriz ve reform vaatleri
Paşinyan'ın 2018'deki kadife devrimle iktidara gelmesinin ardından başlattığı reform süreci, Karabağ savaşındaki yenilgiyle büyük darbe aldı. Savaş sonrası imzalanan ateşkes anlaşması Ermenistan'da toprak kayıplarına ve siyasi krize yol açtı. Muhalefet, Paşinyan'ı savaşın sorumlusu olarak suçlarken, başbakan barış sürecine odaklanarak ülkeyi yeniden inşa etme sözü veriyor. Seçim kampanyasında altyapı yatırımları, yolsuzlukla mücadele ve ekonomik kalkınma vaatleri öne çıkıyor. Ancak İcevan gibi kırsal bölgelerdeki kötü yol koşulları ve işsizlik, halkın beklentilerinin karşılanıp karşılanmayacağına dair soru işaretleri yaratıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Barış sürecinin geleceği
Ermenistan seçimleri sadece iç siyaseti değil, aynı zamanda Güney Kafkasya'daki dengeleri de etkileyecek. Paşinyan'ın Azerbaycan'la barış görüşmelerine açık duruşu, bölgede kalıcı bir çözüm umudunu canlı tutuyor. Rusya'nın arabuluculuğunda süren müzakereler, Türkiye'nin de desteklediği normalleşme adımlarıyla birlikte ilerliyor. Seçim sonuçları, Ermenistan'ın Türkiye ve Azerbaycan'la ilişkilerinde yeni bir sayfa açılıp açılmayacağını belirleyebilir. Ayrıca ABD ve Avrupa Birliği'nin bölgeye yönelik ilgisi de göz önüne alındığında, oylama uluslararası toplum tarafından yakından takip ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan seçimleri, Türkiye'nin Güney Kafkasya politikası açısından kritik önem taşıyor. Paşinyan'ın barış yanlısı tutumu, Türkiye ile Ermenistan arasında normalleşme adımlarının atılmasına zemin hazırlayabilir. Özellikle Karabağ sorununun çözümü ve bölgesel iş birliği projeleri, Türkiye'nin enerji koridorları ve ulaşım ağlarındaki rolünü güçlendirebilir. Ancak muhalefetin daha milliyetçi söylemleri, normalleşme sürecini sekteye uğratabilir. Seçim sonucu, Türkiye'nin Ermenistan'la sınır kapılarının açılması ve diplomatik ilişkilerin yeniden tesisi gibi adımlarını hızlandırabilir veya yavaşlatabilir. Bu nedenle Ankara, seçimleri yakından izleyerek bölgesel istikrarı koruyacak politikalar geliştirmek durumunda.