Ermenistan, 7 Haziran 2025'te düzenlenecek erken parlamento seçimleri için sandık başına gidiyor. Üç yıl önce Azerbaycan karşısında yaşanan askeri yenilginin ardından ülke, hem iç siyasette hem de bölgesel ilişkilerde kritik bir dönemeçte. Seçimler, Başbakan Nikol Paşinyan hükümetinin barış anlaşması çabalarının bir testi olarak görülüyor. Batı yanlısı reformlarıyla bilinen Paşinyan, karşısında Moskova ile bağları güçlendirmek isteyen muhalefeti buluyor. Yaklaşık 2,5 milyon seçmenin oy kullanacağı seçimlerde, çoğunluk sağlanamazsa koalisyon hükümeti ihtimali de masada.
Dağlık Karabağ yenilgisi ve barış süreci
2022 yılında Dağlık Karabağ'da yaşanan 44 günlük savaş, Ermenistan için ağır bir yenilgiyle sonuçlanmış; binlerce asker hayatını kaybetmiş, on binlerce kişi yerinden edilmişti. Ateşkes anlaşmasıyla Ermeni güçleri işgal altındaki topraklardan çekilmiş ve Rus barış gücü bölgeye konuşlanmıştı. Ancak anlaşma, kalıcı bir barış getirmekten uzak kaldı. Paşinyan yönetimi, Azerbaycan ile sınırların belirlenmesi ve iki ülke arasında ulaşım koridorlarının açılması gibi konularda müzakerelere devam ediyor. Seçimlerin ardından hükümetin bu sürece devam edip etmeyeceği bölgesel istikrar açısından belirleyici olacak.
Rusya'nın arabuluculuğunda yürütülen barış görüşmeleri, son dönemde Batı'nın devreye girmesiyle yeni bir boyut kazandı. ABD ve Avrupa Birliği, Paşinyan yönetimine desteğini açıkça ifade ederken, Moskova'nın bölgedeki etkisini azaltmaya çalışıyor. Bu durum, Ermenistan'ın dış politikasında bir eksen kaymasına yol açma potansiyeli taşıyor.
Rusya faktörü ve bölgesel denklem
Ermenistan'ın geleneksel müttefiki olan Rusya, son yıllarda bölgedeki nüfuzunu kaybetme endişesi yaşıyor. Paşinyan'ın Batı ile yakınlaşması, Moskova'da rahatsızlık yaratmış durumda. Seçimlere günler kala Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un yaptığı açıklamada, "Ermenistan'ın Avrupa Birliği ile yakınlaşmasının Güney Kafkasya'da yeni gerilimlere yol açabileceği" uyarısı dikkat çekti. Buna karşılık muhalefet, Rusya ile stratejik işbirliğinin devam etmesi gerektiğini savunuyor. Seçim sonuçları, Ermenistan'ın Rusya'ya olan bağımlılığının geleceğini şekillendirecek. Öte yandan Azerbaycan, seçimlerin ardından barış sürecinin sekteye uğramasından endişe ediyor. Bakü yönetimi, Ermenistan'ın yeni hükümetinin önceki taahhütlere sadık kalmasını bekliyor.
Bölgedeki enerji hatları ve ulaşım koridorlarının kontrolü de seçimlerin dolaylı sonuçları arasında. Orta Koridor olarak bilinen ve Çin ile Avrupa arasında alternatif bir ticaret yolu oluşturan güzergâhın Ermenistan'dan geçen kısmı, ülkenin ekonomik geleceği için kritik öneme sahip. Seçimlerin ardından bu projelerin akıbeti, bölgesel işbirliğinin boyutunu belirleyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan seçimleri, Türkiye'nin Güney Kafkasya politikası açısından doğrudan önem taşıyor. Ankara, Azerbaycan'la stratejik ortaklığı çerçevesinde barış sürecine destek verirken, Ermenistan ile normalleşme adımlarını da seçim sonuçlarına bağlı olarak değerlendirecek. Paşinyan'ın yeniden seçilmesi, Türkiye-Ermenistan sınırının açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulması yönündeki beklentileri canlı tutabilir. Ancak muhalefetin kazanması, Moskova'nın bölgede yeniden güç kazanması anlamına gelebileceği için Türkiye'nin enerji koridorları ve güvenlik çıkarları açısından risk oluşturabilir. Bu nedenle seçim sonuçları, sadece Ermenistan'ın değil, bölgesel güç dengelerinin de yeniden şekillenmesine yol açabilecek bir dönüm noktasıdır.