Ermenistan, 2024 yılında yapılacak kritik parlamento seçimleri öncesinde, Rusya ile ilişkilerinde bir dönüm noktasına yaklaşıyor. Yıllardır Moskova'nın en yakın müttefiklerinden biri olan Ermenistan, Başbakan Nikol Paşinyan liderliğinde Avrupa ve Batı kurumlarına yakınlaşma sinyalleri veriyor. Başkent Erivan'dan gazeteci Lucy Martirosyan'ın aktardığına göre, bu stratejik yön değişikliği, ülke içinde ve bölgede büyük tartışmalara yol açıyor. Rusya, Ukrayna savaşı nedeniyle dikkati dağılmış olsa da, Güney Kafkasya'daki nüfuzunu kaybetmek istemiyor. Seçim sonuçları, Ermenistan'ın gelecekteki rotasını ve Rusya ile Avrupa arasında bir denge kurup kuramayacağını belirleyecek.
Seçimlerin Arka Planı ve Rusya'nın Tepkisi
Ermenistan, 2020'deki Dağlık Karabağ Savaşı'nın ardından derin bir siyasi ve ekonomik krizle boğuşuyor. Paşinyan hükümeti, savaşta yaşanan yenilginin ardından Rusya'nın arabuluculuğunu kabul etse de, Moskova'nın bölgede barış gücü bulundurmasına rağmen Azerbaycan'ın 2023'te Dağlık Karabağ'ı tamamen ele geçirmesine engel olamadı. Bu durum, Erivan'da Rusya'ya olan güveni sarstı. Paşinyan, Ekim 2023'te Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada, Ermenistan'ın Avrupa Birliği'ne katılma hedefini dile getirdi ve Rusya öncülüğündeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'ne (KGAÖ) üyeliği askıya aldı. Moskova, bu adımları 'düşmanca' olarak nitelendiriyor ve Paşinyan'ı Batı yanlısı bir politika izlemekle suçluyor. Seçim öncesi anketler, Paşinyan'ın partisinin oy kaybettiğini, ancak Batı yanlısı söylemin halkta karşılık bulduğunu gösteriyor. Öte yandan, Rusya yanlısı muhalefet partileri, Kremlin'in desteğini arkalarına alarak seçime hazırlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Ermenistan'daki bu dönüşüm, sadece ikili ilişkileri değil, tüm Güney Kafkasya'nın jeopolitik dengesini etkiliyor. Rusya, Ukrayna'daki savaş nedeniyle askeri ve ekonomik kaynaklarını bölgeye yeterince ayıramazken, Avrupa Birliği ve ABD, Ermenistan'a daha fazla ilgi göstermeye başladı. AB, 2023'te Ermenistan'a sivil misyon göndererek sınır güvenliği konusunda danışmanlık sağladı. Ayrıca, Brüksel, Erivan'ın Avrupa ile ticaretini artırmak için yeni ortaklık anlaşmaları üzerinde çalışıyor. Ancak Rusya, Ermenistan'ın enerji ve silah tedarikinde hâlâ kritik bir rol oynuyor; ülkenin doğal gazının neredeyse tamamını Rusya sağlıyor. İran da Ermenistan'la iyi ilişkiler kurarak Güney Kafkasya'daki etkisini artırıyor. Bu karmaşık denklem, seçimin ardından Ermenistan'ın hangi yöne evrileceği konusunda belirleyici olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ermenistan'daki seçimleri yakından takip ediyor. Ankara, Paşinyan yönetiminin Batı'ya yönelmesini olumlu karşılamakla birlikte, bu sürecin Dağlık Karabağ sorununa ve Azerbaycan'la ilişkilere etkisini değerlendiriyor. Türkiye, 2020'den bu yana Ermenistan'la normalleşme adımları atsa da, süreç Azerbaycan'ın hassasiyetleri nedeniyle yavaş ilerliyor. Ermenistan'ın Rusya'dan uzaklaşması, Türkiye'nin bölgedeki enerji ve ulaşım projelerinde (örneğin Zengezur Koridoru) daha aktif rol almasına zemin hazırlayabilir. Ayrıca, Ankara'nın ABD ve AB ile uyumlu bir politika izlemesi, Ermenistan'la ilişkilerin normalleşmesini hızlandırabilir. Ancak Türkiye, Rusya'yla olan stratejik dengeleri bozmadan bu süreci yönetmek zorunda. Seçim sonuçları, Türkiye'nin Kafkasya politikasında yeni fırsatlar veya riskler yaratacaktır.