Ermenistan'da düzenlenen erken parlamento seçimlerinin galibi, Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi oldu. Resmî olmayan ilk sonuçlara göre Paşinyan'ın partisi oyların yüzde 54'ünü alarak açık ara birinci sıraya yerleşti. Bu sonuç, Ermeni seçmeninin ülkenin Batı'ya yönelim politikasına verdiği açık bir destek olarak yorumlanıyor. Seçim süreci, Rusya'nın sert uyarıları ve Moskova'nın seçimlere müdahale ettiği yönündeki iddialar gölgesinde geçti.
Seçim sonuçları ve siyasi dengeler
Merkez Seçim Komisyonu tarafından açıklanan ön sonuçlara göre, Paşinyan'ın Sivil Sözleşme Partisi yüzde 53,9 oy alırken, eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki ittifak yüzde 21,1'de kaldı. Bu sonuç, Paşinyan'ın popülaritesini koruduğunu ve seçmenlerin mevcut yönetimin Batı yanlısı politikalarına güvendiğini gösteriyor. Seçimler, Paşinyan'ın 2020 Dağlık Karabağ Savaşı sonrası erken seçim kararı almasıyla gündeme gelmişti. Savaşın ardından ülkede siyasi kriz yaşanmış, Paşinyan muhalefetin istifa çağrılarıyla karşı karşıya kalmıştı.
Muhalefet, seçimlerin adil olmadığı yönünde itirazlarda bulunurken, uluslararası gözlemciler seçimlerin genel olarak özgür ve adil bir ortamda gerçekleştiğini belirtti. Özellikle Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözlemcileri, seçimlerin temel özgürlüklere saygı çerçevesinde yapıldığını ancak bazı usulsüzlüklerin de yaşandığını rapor etti.
Rusya ve Batı arasında Ermenistan
Seçim sonuçları, Ermenistan'ın dış politikasında önemli bir dönüşümün sinyali olarak değerlendiriliyor. Paşinyan hükûmeti, göreve geldiği 2018'den bu yana Batı ile ilişkileri geliştirme çabası içinde. Rusya'nın tepkisi ise gecikmedi: Moskova, Ermenistan'ın Batı'ya yönelmesinin Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) içindeki konumunu zayıflatacağı uyarısında bulunmuştu. Hatta Rus yetkililer, Ermenistan'ın NATO'ya yakınlaşması halinde ağır sonuçlar doğabileceğini ima etmişti. Seçim sürecinde Rusya'nın muhalefeti desteklediği ve Paşinyan aleyhine propaganda yürüttüğü iddia edildi. Ancak Kremlin bu suçlamaları reddetti.
Ermenistan'ın Batı'ya yönelimi, özellikle AB ve ABD ile artan askerî ve ekonomik iş birliği ile kendini gösteriyor. Ülke, son dönemde Avrupa Birliği ile Ortaklık Anlaşması müzakerelerini hızlandırmış, ABD ile de savunma alanında ortak tatbikatlar düzenlemişti. Buna karşılık Rusya, Dağlık Karabağ konusunda arabuluculuk rolünü koruyor ve bölgedeki nüfuzunu sürdürmeye çalışıyor.
Seçim zaferinin ardından Paşinyan, yaptığı açıklamada “Halkımızın iradesi, bağımsız ve egemen bir Ermenistan yönündedir. Hiçbir dış gücün müdahalesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Paşinyan'ın bu sözleri, Ermenistan'ın dış politikada bağımsız bir çizgi izleme kararlılığını ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan'daki seçim sonuçları, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Paşinyan'ın Batı yanlısı politikası, Ankara ile Erivan arasında normalleşme sürecini hızlandırabilir. Geçtiğimiz yıllarda iki ülke arasında özel temsilciler atanmış ve sınır kapılarının açılması gündeme gelmişti. Ancak Dağlık Karabağ konusundaki anlaşmazlık ve Azerbaycan'ın hassasiyetleri süreci yavaşlatmıştı. Paşinyan'ın güçlenmesi, Türkiye ile diyaloğun devamı için olumlu bir ortam yaratabilir. Öte yandan, Rusya'nın Ermenistan üzerindeki etkisinin azalması, bölgesel güç dengelerini değiştirebilir. Türkiye'nin, Güney Kafkasya'da istikrarı sağlamak ve ekonomik iş birliğini geliştirmek adına Erivan ile ilişkilerini derinleştirmesi beklenebilir. Ancak tüm bu gelişmelerin, Azerbaycan ile ilişkilerin bozulmaması kaydıyla yürütülmesi kritik önem taşıyor.