Ermenistan'da düzenlenen erken genel seçimlerde, Avrupa Birliği yanlısı olarak bilinen Sivil Sözleşme Partisi (Civil Contract) galip geldi. Parti, Başbakan Nikol Paşinyan liderliğinde seçimden birinci çıkarak hükümet kurma çoğunluğunu elde etti. Ancak seçim süreci, uluslararası gözlemcilerin Rusya'nın 'bariz müdahale' ve 'baskı' uyguladığı yönündeki raporlarına sahne oldu. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve diğer izleme kuruluşları, oylama öncesinde ve sırasında Rusya'nın Ermenistan'daki siyasi sürece doğrudan müdahale ettiğini belirtti. Seçim sonuçları, ülkenin Avrupa ile entegrasyon yönündeki tercihini bir kez daha teyit ederken, Moskova ile ilişkilerde yeni bir gerilim döneminin kapısını araladı.
Seçim sonuçları ve Rusya'nın müdahalesi
Seçimde Sivil Sözleşme Partisi oyların yüzde 54'ünü alarak 107 sandalyeli parlamentoda 71 sandalye kazandı. İkinci sırada yer alan muhafazakar Ermenistan İttifakı yüzde 21 oy oranıyla 29 sandalye elde ederken, diğer partiler baraj altında kaldı. Seçim öncesinde Rusya, Ermenistan'ın enerji bağımlılığını kullanarak ve medya üzerinden baskı yaparak Paşinyan hükümetini hedef alan bir kampanya yürüttü. AGİT gözlemcileri, Rus devlet medyasının seçim sürecinde taraflı yayın yaptığını, ayrıca Rusya'nın Ermenistan'daki askeri varlığını kullanarak psikolojik baskı oluşturduğunu rapor etti. Rus yetkililer ise bu suçlamaları reddederek, müdahale iddialarını 'asılsız ve provokatif' olarak nitelendirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Ermenistan seçimleri, Güney Kafkasya'daki jeopolitik dengeler açısından kritik öneme sahip. Paşinyan'ın zaferi, ülkenin AB ve NATO ile ilişkilerini derinleştirme yönündeki kararlılığını gösteriyor. Ancak Ermenistan, Rusya'ya enerji ve güvenlik alanında bağımlı olmaya devam ediyor. Moskova, Ermenistan'ın Avrupa'ya yönelmesine sıcak bakmazken, Dağlık Karabağ sorunu da iki ülke arasında gerginlik unsuru olarak varlığını sürdürüyor. Batılı ülkeler, seçim sonucunu memnuniyetle karşılarken, Rusya'nın bölgedeki nüfuzunu kaybetme endişesi yaşadığı belirtiliyor. Seçim sürecindeki müdahale iddiaları, uluslararası toplumun Rusya'nın yabancı seçimlere müdahale yöntemlerine ilişkin endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan seçimleri, Türkiye için Kafkasya bölgesindeki güç dengeleri açısından önem taşıyor. Paşinyan'ın AB yanlısı politikaları, Türkiye ile Ermenistan arasında normalleşme sürecine yeni bir boyut kazandırabilir. Ancak Rusya'nın bölgedeki etkisini sürdürme çabası, Ankara'nın Moskova ile ilişkilerinde hassas bir denge kurmasını gerektiriyor. Türkiye, Dağlık Karabağ sorununda Azerbaycan'ın yanında yer alırken, Ermenistan'ın Avrupa'ya yönelmesi bölgesel iş birliği fırsatları yaratabilir. Öte yandan, Rusya'nın seçimlere müdahale iddiaları, Türkiye'nin kendi seçim güvenliği konusunda da uyanık olması gerektiğini hatırlatıyor.