Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin yakın gelecekte Avrupa Birliği üyeliğine başvurmayı planladığını duyurdu. Paşinyan, başvuru için öncelikle resmi bir başvuru yapılması gerektiğini, ardından halk oylamasına gidileceğini belirtti. Bu açıklama, Ermenistan'ın Batı ile entegrasyon arayışının önemli bir adımı olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Ermenistan, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından bağımsızlığını kazanmış, ancak Rusya ile yakın ekonomik ve askeri bağlarını sürdürmüştü. 2020'de Azerbaycan ile Dağlık Karabağ'da yaşanan savaşın ardından Paşinyan, dış politikada Batı'ya yönelme sinyalleri vermeye başladı. AB üyeliği konusundaki bu açıklama, Erivan'ın Moskova'dan uzaklaşarak Brüksel ile ilişkilerini derinleştirme stratejisinin bir parçası olarak yorumlanıyor.
Paşinyan, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamalarda, ülkesinin Rusya önderliğindeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'nden (KGAÖ) çekilme olasılığını gündeme getirmişti. Bu çerçevede AB üyeliği başvurusu, Ermenistan'ın Batı ittifakına tam entegrasyon yolunda atılmış somut bir adım olarak görülüyor.
Ermenistan Anayasası, yabancı bir örgüte üyelik kararının halk oylamasıyla onaylanmasını gerektiriyor. Paşinyan, bu nedenle önce resmi başvurunun yapılacağını, ardından parlamentonun onayı ve referandum sürecinin başlatılacağını ifade etti. Ancak henüz somut bir takvim verilmiş değil.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, Kafkasya'da dengeleri değiştirebilecek potansiyele sahip. Azerbaycan ve Türkiye ile yaşanan gerilimler, Ermenistan'ın Batı ittifakına yaklaşmasını bölgesel bir gerginlik unsuru haline getirebilir. Rusya ise Ermenistan'ın bu hamlesini yakından izliyor; Moskova, KGAÖ üyesi bir ülkenin AB'ye katılmasının güvenlik şemsiyesini zayıflatacağını düşünerek endişe duyuyor.
AB tarafından ise Ermenistan'ın üyelik başvurusuna sıcak bakılıyor mu, belirsiz. AB, daha önce Doğu Ortaklığı programı çerçevesinde Ermenistan ile ortaklık anlaşması imzalamıştı. Ancak tam üyelik süreci uzun ve karmaşık bir prosedür gerektiriyor. Uzmanlar, Ermenistan'ın AB üyeliğinin en iyimser senaryoda bile 10 yıl veya daha uzun sürebileceğini belirtiyor.
Bölgede İran'ın da rolü bulunuyor. Ermenistan'ın Batı'ya yaklaşması İran'ın Kafkasya politikalarını etkileyebilir. Bu yüzden konu, sadece Avrupa ve Rusya'yı değil, tüm Kafkasya ve Orta Doğu güç dengesini ilgilendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan'ın AB üyeliği başvurusu, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, bölgedeki dengeleri yeniden şekillendirebilir. Türkiye, Azerbaycan ile yakın ilişkileri çerçevesinde Kafkasya'da etkin bir aktör konumunda. Ermenistan'ın Batı'ya yönelmesi, Türkiye'nin bölgede Rusya ile iş birliğini zorlaştırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin AB süreci ile Ermenistan'ın üyelik arayışı, iki ülkenin Brüksel ile ilişkilerinde zaman zaman paralellikler taşısa da, Ankara'nın Erivan'a yönelik politikalarını değiştirmesi beklenmiyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Kafkasya politikasında dikkatle izlemesi gereken bir unsur olarak öne çıkıyor.