İskoçya'nın kuzeybatısındaki Dış Hebridler takımadalarında yer alan küçük Eriskay adasında, dünyanın en nadir yerli midilli ırklarından biri olan Eriskay midillileri, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Sayıları 400'ün altına düşen bu dayanıklı hayvanlar, yalnızca kendi adalarında yaşayan halkın kolektif çabalarıyla ayakta kalabiliyor. Adalılar, nesli tükenme riski taşıyan bu midillileri korumak için benzersiz bir toplumsal dayanışma örneği sergiliyor.
Eriskay Midillileri: Küçük Adanın Simgesi
Eriskay midillileri, yüzyıllardır İskoçya'nın Hebridler adalarında yaşayan, soğuğa ve zorlu arazi koşullarına dayanıklı bir at ırkı. Boyutları küçük, yapıları sağlam olan bu hayvanlar, tarih boyunca adalılar için hem ulaşım hem de yük taşıma aracı olarak hayati bir rol oynadı. Ancak 20. yüzyılda motorlu araçların yaygınlaşması ve tarımsal faaliyetlerdeki değişim, midillilere olan ihtiyacı azalttı. Buna bir de ada nüfusunun azalması eklenince, Eriskay midillilerinin sayısı hızla düştü.
Bugün ise bu midilliler, yalnızca Eriskay adasında ve birkaç yakın adada bulunuyor. Nesillerini devam ettirebilmeleri için adalılar, onları korumak ve çoğaltmak amacıyla çeşitli girişimlerde bulunuyor. Örneğin, Eriskay Pony Society gibi kuruluşlar, soy kütüğü kayıtlarını tutuyor, sahiplendirme programları düzenliyor ve farkındalık yaratıyor. Ada halkı, midillileri yalnızca bir hayvan olarak değil, kültürel miraslarının bir parçası olarak görüyor.
Midilliler, adanın sokaklarında ve köy meydanlarında serbestçe dolaşıyor; halk onları elleriyle besliyor, kışın soğukta barınak sağlıyor ve sağlık kontrollerini yapıyor. Bu iç içe yaşam, adanın günlük yaşamının ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda. Eriskay sakinleri için midilliler, sadece birer hayvan değil, aynı zamanda ada kimliğinin ve dayanıklılığın sembolü.
Koruma Çabaları ve Zorluklar
Eriskay midillilerinin korunması, hem yerel hem de ulusal düzeyde çeşitli zorluklarla karşı karşıya. Ada ekonomisi büyük ölçüde balıkçılık, turizm ve küçük ölçekli tarıma dayanıyor. Midillilerin bakımı, yem, veteriner hizmetleri ve barınma gibi masraflar, sınırlı kaynaklara sahip ada halkı için önemli bir yük oluşturuyor. Ayrıca, iklim değişikliği nedeniyle artan fırtınalar ve sert hava koşulları, hem adayı hem de hayvanları olumsuz etkiliyor.
Öte yandan, genetik çeşitliliğin az olması, hastalıklara karşı direnci düşürüyor ve üreme başarısını olumsuz etkiliyor. Bu nedenle, bilim insanları ve koruma uzmanları, diğer adalardaki benzer ırklarla kontrollü melezleme programları öneriyor. Ancak bu tür müdahaleler, ırkın saflığını koruma endişesi taşıyan bazı ada sakinleri tarafından temkinli karşılanıyor.
Yine de ada halkının kararlılığı ve kurulan dernekler sayesinde, son yıllarda midilli sayısında hafif bir artış gözlemlendi. Turizm faaliyetleri kapsamında düzenlenen midilli turları, hem gelir sağlıyor hem de farkındalık yaratıyor. Eriskay, bu yönüyle dünyada nesli tükenmekte olan yerli hayvan ırklarının korunmasına dair ilham verici bir örnek teşkil ediyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Eriskay midillilerinin durumu, yalnızca İskoçya'nın değil, dünyanın dört bir yanındaki yerli hayvan ırklarının karşı karşıya olduğu genel bir sorunun parçası. Endüstriyel tarım ve küreselleşme, yerel ırkları ve geleneksel hayvancılık uygulamalarını baskı altına alıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, dünyada tanımlanmış yaklaşık 8.000 yerli çiftlik hayvanı ırkından %7'si tamamen yok olmuş durumda ve %17'si ise yok olma riski altında. Eriskay midillileri de bu istatistiğin bir parçası.
İklim değişikliği, bu tür yerli ırkların yaşam alanlarını daraltıyor; ancak aynı zamanda dayanıklı yerli ırkların önemi de artıyor. Eriskay midillileri gibi zorlu koşullara adapte olmuş hayvanlar, sürdürülebilir tarım ve ekosistem dengesi için kritik öneme sahip. Bu nedenle, uluslararası kuruluşlar ve hükümetler, yerli ırkların korunması için gen bankaları, çiftlik destekleri ve eğitim programları gibi çeşitli önlemler alıyor.
Avrupa Birliği'nin Ortak Tarım Politikası (CAP) ve çevre programları, yerli ırkların korunmasına yönelik mali destekler içeriyor. Ancak Brexit sonrası İskoçya'nın bu fonlardan nasıl yararlanacağı belirsizliğini koruyor. Ada halkı, hem yerel yönetimden hem de İskoç hükümetinden daha fazla destek bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Eriskay midillilerinin korunma mücadelesi, Türkiye'deki yerli hayvan ırklarının durumunu akıllara getiriyor. Türkiye'de de birçok yerli at, koyun, keçi ve sığır ırkı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Örneğin, Anadolu'nun yerli at ırklarından Uzunyayla ve Malakan atları, sayıları binlerin altına düşerek kritik seviyeye ulaştı. Benzer şekilde, Ankara keçisi, Kıvırcık koyunu gibi ırklar da koruma altında. Eriskay örneği, yerel toplulukların aktif katılımı ve kültürel sahiplenmenin, koruma çabalarının başarısı için ne denli önemli olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin de yerli ırklarını korumak için toplum temelli projelere ve uluslararası işbirliklerine daha fazla ağırlık vermesi, hem biyoçeşitlilik hem de kırsal kalkınma açısından faydalı olacaktır. Ayrıca, iklim değişikliğine dayanıklı yerli ırklar, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım için stratejik bir varlık olarak değerlendirilmelidir.