ANKARA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede ikili ilişkiler, Karadeniz'deki güvenlik durumu ve tahıl sevkiyatı konuları ele alındı. Erdoğan, Türkiye'nin Moskova ile Kiev arasında doğrudan temasların başlatılmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu belirtti. Kremlin'den yapılan açıklamaya göre Putin, Batı'nın Rus tahıl ve gübre ürünlerine yönelik yaptırımlarının küresel gıda güvenliğini tehdit ettiğini söyledi.
Tahıl Koridoru ve Karadeniz'deki Gerilim
Görüşmenin merkezinde, Temmuz 2022'de İstanbul'da imzalanan ve geçen yıl Rusya'nın çekilmesiyle askıya alınan Karadeniz Tahıl Girişimi'nin yeniden canlandırılması çabaları vardı. Türkiye, savaşın başından bu yana hem Ukrayna hem de Rusya ile diyalog kanallarını açık tutarak bölgesel istikrar için kritik bir arabulucu rolü üstlendi. Karadeniz'de artan askeri hareketlilik ve Ukrayna'nın Rus limanlarına yönelik saldırıları, sevkiyat güvenliğini yeniden gündeme getirdi. Rusya, tahıl anlaşmasına dönüş için Batı yaptırımlarının hafifletilmesini şart koşuyor. Türkiye ise hem kendi gıda ithalatı hem de küresel piyasalar için istikrarlı bir koridorun önemini vurguluyor.
Diplomatik Trafik ve Bölgesel Dengeler
Erdoğan'ın Putin ile görüşmesi, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Türkiye'ye yapacağı ziyaret öncesine denk geldi. Ankara, son dönemde Rusya ile Ukrayna arasında olası bir ateşkes için zemin yokluyor. İstanbul'un ev sahipliği yaptığı 2022 müzakere turlarından bu yana taraflar arasında doğrudan temas kurulamadı. Türkiye, ayrıca Suriye'deki gelişmeler, Güney Kafkasya'da Azerbaycan-Ermenistan barış süreci ve enerji işbirliği gibi başlıklarda da Rusya ile eşgüdüm sağlıyor. Kremlin, Putin'in Türkiye ile ilişkilerin genişletilmesinden memnuniyet duyduğunu iletti. Batılı ülkeler ise Türkiye'nin Rusya ile yakın temasını dikkatle izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tahıl koridorunun yeniden açılmasını kendi gıda güvenliği ve ekonomik istikrarı için hayati görüyor. Ayrıca arabuluculuk rolü, Ankara'nın Batı ile Moskova arasındaki denge politikasında elini güçlendiriyor. Karadeniz'de artan gerilim, Türkiye'nin kıyıdaş ülke olarak güvenlik endişelerini artırıyor. Montrö Sözleşmesi çerçevesinde boğazların statüsü ve bölgesel askeri dengeler, Türk dış politikasının öncelikli başlıkları arasında. Olası bir ateşkes, Türkiye'nin enerji ve ticaret yolları üzerindeki stratejik konumunu daha da pekiştirebilir.