Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın, İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı provokasyonlarla tetiklenen savaşı sona erdirmek için “çok önemli bir adım” olduğunu belirterek, bu gelişmenin bölgeye “bir nefes aldırdığını” ifade etti. Erdoğan'ın açıklamaları, Anadolu Ajansı tarafından aktarılırken, anlaşmanın Ortadoğu'daki gerginliği azaltma potansiyeline dikkat çekildi. Türkiye'nin uzun süredir bölgesel istikrar için çağrıda bulunduğu bir dönemde gelen bu açıklama, Ankara'nın diplomatik girişimlerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Anlaşmanın arka planı ve Erdoğan'ın vurguları
Erdoğan, Pazartesi günü yaptığı konuşmada, ABD-İran anlaşmasının sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda tüm Ortadoğu coğrafyasını etkileyecek bir dönüm noktası olduğunu söyledi. İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı askeri operasyonların bölgede büyük bir yıkıma ve insani krize yol açtığını hatırlatan Erdoğan, bu sürecin ancak ABD ve İran'ın masaya oturmasıyla durdurulabildiğini belirtti. Anlaşmanın, İran'ın nükleer programına ilişkin endişeleri gidermenin yanı sıra, Yemen, Suriye ve Irak'taki vekâlet savaşlarının sona ermesine de katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan anlaşmanın detayları henüz tam olarak kamuoyuyla paylaşılmış değil. Tahran yönetimi, anlaşmanın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine sınırlama getirdiği yönündeki haberleri yalanlarken, Washington ise İran'ın bölgedeki milis güçlerine verdiği desteği kesmesi karşılığında bazı yaptırımların hafifletildiğini duyurdu. Erdoğan'ın bu konudaki iyimser söylemi, Türkiye'nin hem ABD hem de İran'la diyalog kanallarını açık tutma politikasıyla uyumlu görünüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran anlaşması, sadece ikili ilişkilerde değil, küresel enerji piyasalarında da yankı buldu. Petrol fiyatları, anlaşma haberinin ardından yüzde 3'ün üzerinde gerileyerek varil başına 75 doların altına indi. Uzmanlar, İran'ın petrol ihracatına getirilen kısıtlamaların hafifletilmesinin küresel arzı artıracağını ve fiyatları daha da aşağı çekebileceğini belirtiyor. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel düzeyde ise anlaşma, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinde temkinli bir iyimserlikle karşılandı. Riyad yönetimi, İran'ın bölgesel faaliyetlerine son vermesi halinde anlaşmayı destekleyeceğini açıklarken, İsrail ise anlaşmanın kendi güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle tepki gösterdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmayı “tarihi bir hata” olarak nitelendirirken, ABD Başkanı Joe Biden'dan güvenlik garantileri talep etti. Bu gelişmeler, Ortadoğu'daki dengelerin henüz tam olarak oturmadığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran anlaşması, Türkiye'nin bölgesel vizyonu açısından kritik bir fırsat sunuyor. Ankara, uzun süredir İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri konusunda endişelerini dile getirirken, aynı zamanda Tahran'la ekonomik ilişkilerini de sürdürüyor. Anlaşma, Türkiye'nin enerji maliyetlerini düşürecek ve İran'dan doğalgaz ithalatını kolaylaştıracak olumlu bir etki yaratabilir. Ayrıca, İran'ın Suriye ve Irak'taki askeri varlığının sınırlandırılması, Türkiye'nin sınır güvenliği açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ancak anlaşmanın uygulanması ve İsrail'in tutumu, sürecin istikrarlı ilerlemesi için belirleyici olacak.