İngiltere Enerji Bakanı Miatta Fahnbulleh'in, Kuzey Denizi'ndeki tartışmalı Rosebank petrol sahasına onay vermeme eğiliminde olduğu öğrenildi. Üst düzey yetkililere dayandırılan habere göre, bakanın bu yöndeki tutumu, sahanın geliştirilmesine karşı çıkan iklim kampanyacıları için önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor. Rosebank, İngiltere'nin en büyük keşfedilmemiş petrol sahalarından biri olarak biliniyor ve ruhsat süreci yıllardır tartışma konusu.
Gelişmenin Arka Planı
Rosebank petrol sahası, İskoçya'nın kuzeybatısındaki Shetland Adaları açıklarında yer alıyor. Saha, Norveçli enerji şirketi Equinor ve İngiliz ortağı Ithaca Energy tarafından işletilmek isteniyor. Proje kapsamında yaklaşık 300 milyon varil petrolün çıkarılması planlanıyor ve bu da onu son yılların en büyük Kuzey Denizi projelerinden biri yapıyor. Ancak çevre örgütleri, projenin İngiltere'nin iklim taahhütleriyle çeliştiğini savunuyor. Özellikle yeni petrol ve gaz sondajlarına karşı çıkan gruplar, hükümetin 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda bu tür projelere izin vermemesi gerektiğini belirtiyor.
Enerji Bakanı Fahnbulleh'in tutumu, İşçi Partisi hükümeti içinde enerji politikaları konusunda yaşanan gerilimin bir yansıması. Parti, seçim manifestosunda yeni petrol ve gaz ruhsatlarını durdurma sözü vermişti. Ancak enerji güvenliği ve istihdam kaygıları, bazı kesimlerin projeye destek vermesine yol açıyor. Rosebank'in onaylanmaması halinde, binlerce kişinin istihdam edildiği Kuzey Denizi petrol endüstrisinde iş kayıpları yaşanabileceği uyarıları yapılıyor.
Hükümet kaynakları, bakanın henüz nihai kararını vermediğini, ancak mevcut eğilimin onay verilmemesi yönünde olduğunu aktarıyor. Kararın önümüzdeki haftalarda resmi olarak açıklanması bekleniyor. Bu arada, ana muhalefetteki Muhafazakâr Parti ve bazı sendikalar, kararın enerji bağımsızlığını zayıflatacağını ve ithalata bağımlılığı artıracağını savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rosebank kararı, yalnızca İngiltere'nin değil, Avrupa'nın enerji politikaları açısından da yakından izleniyor. Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından Avrupa ülkeleri, enerji arz güvenliğini çeşitlendirmeye çalışıyor. Ancak bir yandan da yenilenebilir enerjiye geçiş hızlandırılmak isteniyor. İngiltere'nin yeni petrol sahalarına onay vermemesi, diğer ülkelere de benzer adımlar için cesaret verebilir. Öte yandan, Uluslararası Enerji Ajansı'nın son raporları, net sıfır hedeflerine ulaşmak için yeni fosil yakıt yatırımlarının durdurulması gerektiğini vurguluyor.
Rosebank projesi, aynı zamanda küresel iklim hareketi için sembolik bir dava haline gelmiş durumda. İklim aktivistleri, bu sahanın onaylanması halinde yıllık olarak milyonlarca ton karbondioksit salımına neden olacağını belirtiyor. Kararın, uluslararası yatırımcıların fosil yakıt projelerine bakışını da etkilemesi muhtemel. Eğer İngiltere, kendi iklim yasaları çerçevesinde bu projeyi reddederse, bu durum diğer ülkeler için emsal teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkileniyor. Rosebank gibi büyük bir sahanın devre dışı kalması, uzun vadede Avrupa'da petrol arzını kısıtlayarak fiyatları yukarı çekebilir ve Türkiye'nin enerji ithalat maliyetini artırabilir. Öte yandan, Türkiye'nin yenilenebilir enerji ve nükleer enerji yatırımları, bu tür jeopolitik risklere karşı bir denge unsuru olarak öne çıkıyor. Ayrıca, İngiltere'nin iklim politikalarındaki bu tür kararları, küresel enerji dönüşümünü hızlandırarak Türkiye'nin yeşil enerji ihracat potansiyelini de etkileyebilir.