Endonezya'nın büyük şehirlerinde, gençler karanlık ve tehlikeli sokakları renkli duvar resimleriyle süsleyerek hem mahallelerini güzelleştiriyor hem de suç oranlarını düşürüyor. Bu toplum temelli girişim, özellikle Cakarta, Surabaya ve Yogyakarta gibi kentlerde hızla yayılıyor. Gençler, terk edilmiş binaların duvarlarına, sokak lambalarının olmadığı ara yollara ve kötü üne sahip bölgelere sanat eserleri yerleştirerek hem fiziksel çevreyi iyileştiriyor hem de topluluk bilincini güçlendiriyor. Bu sayede, daha önce suçluların uğrak yeri olan sokaklar, ailelerin ve turistlerin gezdiği güvenli alanlara dönüşüyor.
Sanatın dönüştürücü gücü: Karanlık sokaklardan açık hava galerilerine
Endonezya'nın dördüncü büyük şehri Surabaya'da, gençlerin başlattığı 'Sokak Galerisi' projesi kapsamında şu ana kadar 50'den fazla duvar resmi yapıldı. Projenin kurucularından 24 yaşındaki Rizky Pratama, "Eskiden bu sokaklarda yürümek tehlikeliydi, uyuşturucu satıcıları ve çeteler vardı. Şimdi ise aileler çocuklarıyla fotoğraf çektirmeye geliyor" diyor. Benzer girişimler, hükümetin de desteğiyle özel sektör ve sivil toplum kuruluşları tarafından finanse ediliyor. Yogyakarta'da ise gençler, atık malzemelerden heykeller yaparak kent mobilyaları oluşturuyor; bu sayede hem çevre temizliğine katkı sağlıyor hem de suçluların saklanabileceği alanları ortadan kaldırıyor.
Güvenlik uzmanları, bu tür toplum temelli projelerin suçla mücadelede polis tedbirlerinden daha etkili olduğunu belirtiyor. Endonezya Üniversitesi Kriminoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Dewi Suryani, "Fiziksel çevrenin iyileştirilmesi, suç fırsatlarını azaltıyor. Aydınlatma ve gözetlemeyi artırmak yerine, topluluğun mekana sahip çıkması suçluları caydırıyor" ifadelerini kullanıyor. Projelerin yaygınlaşmasıyla birlikte, Endonezya polisi de bu tür girişimleri desteklemek için özel birimler kurdu.
Asya'da yankı uyandıran örnek: Gençlik hareketi bölgeye ilham veriyor
Endonezya'daki bu hareket, kısa sürede komşu ülkelerde de ilgi uyandırdı. Malezya, Filipinler ve Tayland'daki gençlik grupları, benzer projeler başlatmak için Endonezyalı aktivistlerle temasa geçti. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), bu tür taban hareketlerinin kentsel dönüşüm ve suç önleme açısından önemini vurguluyor. UNDP'nin Asya-Pasifik raporunda, "Endonezya'daki gençler, düşük maliyetli ve yüksek etkili bir model sunuyor. Bu yaklaşım, diğer gelişmekte olan ülkeler için de uygulanabilir" deniyor. Ayrıca, bu projelerin gençler arasında işsizlikle mücadeleye de katkı sağladığı belirtiliyor; çünkü birçok genç, sanat çalışmaları sayesinde halkla ilişkiler, organizasyon ve tasarım gibi alanlarda deneyim kazanıyor.
Bununla birlikte, bazı eleştirmenler bu girişimlerin suçun kök nedenlerine (yoksulluk, eğitimsizlik) inmediğini savunuyor. Ancak aktivistler, kısa vadede güvenliği sağlarken uzun vadede eğitim ve istihdam projeleriyle desteklenmesi gerektiğini kabul ediyor. Örneğin, Cakarta'nın Kampung Pulo bölgesinde, duvar resimleri yapan gençler aynı zamanda bölgedeki çocuklara ücretsiz resim dersleri veriyor. Bu sayede hem sanat yaygınlaşıyor hem de çocuklar sokağın tehlikelerinden uzaklaşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Endonezya'daki bu model, Türkiye'de özellikle büyükşehirlerin sorunlu bölgelerinde uygulanabilir. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi kentlerde benzer toplum temelli projeler, hem suç oranlarını düşürebilir hem de genç işsizliğine alternatif çözümler sunabilir. Türkiye'nin kentsel dönüşüm projelerine bu tür katılımcı ve düşük maliyetli girişimlerin entegre edilmesi, hem yerel yönetimlerin bütçesini rahatlatır hem de toplumsal uyumu güçlendirir. Ayrıca, Türkiye'deki gençlik merkezleri ve belediyeler, Endonezya'daki iyi uygulamalardan ilham alarak yerel projeler başlatabilir. Bu sayede, Türkiye'nin uluslararası alanda toplum temelli güvenlik yaklaşımlarında öncü olması mümkün olabilir.