Endonezya'da Devlet Başkanı Prabowo Subianto'nun amiral gemisi projesi olan ücretsiz yemek programında yapılan bütçe kesintisi, binlerce küçük mutfak işletmecisini belirsizlikle karşı karşıya bıraktı. Salı günü bir araya gelen mutfak sahipleri, hükümetin yaklaşık 2 milyar dolarlık bir kesinti sinyali vermesinin ardından programın kapsamının daraltılmasıyla işlerini kaybetme tehlikesiyle karşılaştıklarını söyledi. Endonezya genelinde 10 binden fazla küçük mutfak, okullara ve toplum merkezlerine yemek sağlayarak hem çocukların beslenmesine katkıda bulunuyor hem de yerel istihdam yaratıyordu.
Bütçe kesintisi ve ekonomik baskılar
Hükümet, artan enflasyon ve kamu maliyesindeki baskılar nedeniyle ücretsiz yemek programının maliyetini düşürmek zorunda kaldı. Program, Prabowo'nun seçim vaatleri arasında en dikkat çekeniydi ve yoksul ailelerin çocuklarına günde bir öğün sıcak yemek sağlamayı hedefliyordu. Ancak beklenmedik bütçe açıkları, programın sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Hükümet yetkilileri, kesintinin geçici olduğunu ve alternatif finansman kaynakları bulunduğunu savunsa da mutfak işletmecileri, siparişlerin azalması ve ödemelerin gecikmesi nedeniyle işlerini sürdürmekte zorlanıyor. Başkent Cakarta'daki bir mutfak sahibi olan Siti Nurhaliza, “Çalışanlarımızın maaşlarını ödeyemez hale geldik. Hükümetten net bir plan bekliyoruz” dedi. Ekonomistler, bu tür sosyal yardım programlarının kesintiye uğramasının uzun vadede yoksullukla mücadeleyi olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Endonezya, Güneydoğu Asya'nın en büyük ekonomisi olmasına rağmen, gelir dağılımındaki eşitsizlik ve yaygın yoksullukla mücadele ediyor. Ücretsiz yemek programı, bu soruna çözüm olarak görülüyordu ancak bütçe kısıtlamaları, programın sürdürülebilirliğini sorgulatıyor. Benzer sosyal yardım programları, Bangladeş ve Hindistan gibi diğer Asya ülkelerinde de uygulanıyor ve genellikle mali disiplin ile sosyal refah arasında bir denge kurmayı gerektiriyor. Endonezya'daki bu durum, gelişmekte olan ülkelerin pandemi sonrası artan borç yükleri ve küresel enflasyon karşısında sosyal harcamaları nasıl kısacağını gösteren önemli bir örnek teşkil ediyor. Ayrıca, Prabowo yönetiminin ekonomi politikalarının güvenilirliği açısından da bir sınav niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Endonezya'daki bu gelişme, Türkiye gibi sosyal yardım programlarına bütçe ayıran ülkeler için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de de benzer şekilde kamu maliyesindeki baskılar nedeniyle sosyal harcamaların kısılması gündeme gelebilir. Ayrıca, iki ülke de G20 üyesi olarak benzer ekonomik zorluklarla karşı karşıya; artan enflasyon ve yüksek kamu borcu, sosyal programların sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Türkiye, kendi sosyal yardım sistemini tasarlarken Endonezya'nın deneyimlerinden ders çıkarabilir. Bununla birlikte, doğrudan bir etkileşim olmamakla birlikte, küresel ekonomik dalgalanmaların tüm gelişmekte olan ülkeleri benzer şekilde etkilediği unutulmamalıdır.