Singapur, Endonezya'nın Borneo ve Sumatra adalarında devam eden orman yangınlarının yol açtığı duman nedeniyle 2015'ten bu yana en yüksek hava kirliliği seviyesini kaydetti. Ülkenin hava kirliliği endeksi (PSI) 24 saatlik ortalamada 100'ün üzerine çıkarak 'sağlıksız' seviyeye ulaştı. Yetkililer, halkı açık havada uzun süre kalmamaları konusunda uyardı. Cakarta yönetimi, yangınları kontrol altına alamamak ve önlememekle suçlanıyor.
Yangınların Arka Planı ve Cakarta'ya Yönelik Eleştiriler
Endonezya'nın Borneo ve Sumatra adalarında her yıl kuru mevsimde çıkan orman yangınları, bölgede geniş çaplı duman bulutlarına neden oluyor. Bu yılki yangınlar, özellikle tarım arazisi açmak için kullanılan geleneksel 'slash-and-burn' yöntemiyle ilişkilendiriliyor. Endonezya hükümeti, yangınların büyük ölçüde büyük ölçekli plantasyon şirketleri tarafından çıkarıldığını kabul etmekle birlikte, etkili bir önleme ve müdahale stratejisi geliştiremediği için eleştiriliyor. Çevre örgütleri, Cakarta'nın yeterli kaynak ayırmadığını ve yasaları uygulamada isteksiz davrandığını belirtiyor. Singapur ve Malezya, dumanın sınır aşan etkileri nedeniyle Endonezya'ya defalarca nota vermiş, ancak somut adımların atılmadığını savunuyor.
Singapur hükümeti, hava kirliliği seviyeleri yükselirken okullarda açık hava etkinliklerini iptal etti ve vatandaşlara maske kullanma çağrısı yaptı. Ülkenin Ulusal Çevre Ajansı (NEA), durumun önümüzdeki günlerde daha da kötüleşebileceği uyarısında bulundu. Malezya'da da bazı bölgelerde hava kalitesi olumsuz etkilendi; başkent Kuala Lumpur'da görüş mesafesi düştü.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Endonezya kaynaklı duman, yıllardır Güneydoğu Asya'da diplomatik gerginliklere yol açan bir sorun. 2015'te yaşanan büyük yangınlar, bölgede aylarca süren hava kirliliğine neden olmuş ve yaklaşık 100.000 erken ölümle ilişkilendirilmişti. Bu olay, Endonezya'nın komşularıyla ilişkilerinde önemli bir kırılma noktası olmuştu. Geçen yıllarda alınan önlemlere rağmen, yangınların tekrarlanması, bölgesel işbirliğinin yetersizliğini gözler önüne seriyor. ASEAN ülkeleri, sınır aşan duman kirliliği konusunda 2002'de bir anlaşma imzalamış olsa da, yaptırım mekanizmalarının zayıflığı nedeniyle etkili olamıyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin kuraklık dönemlerini uzatarak yangın riskini artırdığına dikkat çekiyor. Ayrıca, ormanların yok olması biyolojik çeşitliliği tehdit ediyor ve karbon salınımını artırarak küresel ısınmayı körüklüyor.
Singapur'un hava kirliliği endeksi, 2015'ten bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumda. Bu durum, bölgedeki ekonomik faaliyetleri de olumsuz etkileyebilir; turizm ve açık hava etkinlikleri aksayabilir. Endonezya'nın yangınları önleme konusundaki isteksizliği, uluslararası alanda itibarını zedeliyor ve yatırımcı güvenini sarsıyor. Öte yandan, pandemi sonrası toparlanma sürecinde olan bölge ekonomileri için çevresel felaketler ek bir yük oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Endonezya'daki orman yangınları ve Singapur'daki hava kirliliği, doğrudan Türkiye'yi etkilememekle birlikte, küresel iklim değişikliği ve çevresel yönetişim açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye, son yıllarda orman yangınlarıyla mücadelede deneyim kazanmış bir ülke olarak, yangın önleme ve sınır aşan çevresel sorunlarda uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayabilir. Ayrıca, bölgesel istikrarı etkileyen çevresel felaketler, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesiyle ticari ve diplomatik ilişkilerinde dolaylı riskler oluşturabilir. Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede çok taraflı platformlarda aktif rol alarak, benzer sorunların önlenmesine katkı sağlayabilir.