Endonezya, Borneo adasında haftalardır devam eden ve geniş alanları kül eden orman yangınlarıyla mücadele etmek için cumartesi günü 1.500 asker daha görevlendirdi. Yetkililer, yangınların bazı bölgelerde kalın duman bulutlarına yol açtığını ve hava kalitesini tehlikeli seviyelere düşürdüğünü bildirdi. Ocak ile Temmuz ayları arasında çıkan yangınlarda 200 bin hektardan fazla arazi kül oldu; bu alan, ülkenin başkenti Jakarta'nın yaklaşık üç katı büyüklüğüne denk geliyor.
Yangınların arka planı ve mücadele çalışmaları
Endonezya Ulusal Afet Yönetimi Ajansı (BNPB) sözcüsü, takviye birliklerin Kalimantan bölgesine sevk edildiğini ve böylece yangınlarla mücadele eden toplam personel sayısının 9 bine ulaştığını açıkladı. Askerler, toprak yüzeyindeki yangınları söndürmek için su bombalama uçakları ve kara ekipleriyle koordineli çalışıyor. Özellikle turba topraklarında yangınların derinlere işlemesi, söndürme çalışmalarını güçleştiriyor.
Bölgedeki yangınların büyük ölçüde tarım arazisi açmak için yapılan kontrollü yakma faaliyetlerinden kaynaklandığı belirtiliyor. Ancak kurak mevsimin etkisiyle alevler hızla yayılıyor ve kontrol altına alınamıyor. Çevre örgütleri, palm yağı ve kağıt hamuru endüstrisi için arazi açma amacıyla yapılan yakmaların her yıl tekrarlanan bir çevre felaketine dönüştüğünü vurguluyor.
Endonezya hükümeti, yangınlarla mücadele için bütçe ayırdığını ve teknolojik imkanları seferber ettiğini duyurdu. Hava kuvvetlerine ait uçakların yangın bölgelerine su bıraktığı, ayrıca yapay yağmur teknolojisiyle bulutların tohumlanması çalışmalarının sürdüğü ifade ediliyor. Meteoroloji, Klimatoloji ve Jeofizik Kurumu (BMKG), yağmur sezonunun başlamasıyla yangınların doğal olarak kontrol altına alınabileceğini, ancak bu sürecin birkaç ay sürebileceğini tahmin ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Borneo adası, Endonezya, Malezya ve Brunei arasında paylaşılıyor; Endonezya'ya ait Kalimantan bölgesi, yangınların en yoğun olduğu yer. Duman bulutları, komşu Malezya ve Singapur'a da ulaşarak hava kalitesini ciddi şekilde etkiliyor. Malezya, 2005'teki büyük yangınlardan bu yana en kötü hava kirliliği seviyeleriyle karşı karşıya. Singapur'daki hava kalitesi endeksi (PSI), sağlıksız seviyelere yükseldi ve yetkililer halkı dışarı çıkmamaları konusunda uyardı.
Bu durum, Güneydoğu Asya ülkeleri arasında transsınır hava kirliliği sorununu yeniden gündeme getirdi. Bölge ülkeleri, 2002'de imzalanan ASEAN Anlaşması'na rağmen uygulama eksikliği nedeniyle yangınları kontrol altına alamıyor. Endonezya Devlet Başkanı Joko Widodo, yangınlarla mücadelede kararlılık mesajı verse de, şirketlerin arazi yakma yöntemini sürdürmesi ve yaptırımların yetersiz kalması eleştiriliyor.
Küresel iklim değişikliği bağlamında, bu yangınlar yalnızca bölgesel bir felaket olmanın ötesinde, karbon salımı açısından da önemli bir tehdit oluşturuyor. Turba topraklarının yanması, milyonlarca ton karbondioksitin atmosfere karışmasına neden oluyor. Bilim insanları, Endonezya'daki orman yangınlarının küresel ısınmayı hızlandırdığını ve iklim hedeflerini tehdit ettiğini belirtiyor. Bu nedenle uluslararası toplum, Endonezya'dan yangınlarla mücadelede daha etkin adımlar atmasını ve sürdürülebilir arazi yönetimi politikalarına geçmesini talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele politikaları açısından dolaylı bir önem taşıyor. Türkiye, orman yangınlarıyla mücadelede kendi deneyimlerine sahip; özellikle 2021'de yaşanan büyük yangınların ardından ulusal kapasitesini geliştirdi. Endonezya'daki yangınlardan kaynaklanan karbon salımının küresel ısınmayı artırması, tüm ülkeler gibi Türkiye'yi de etkiliyor. Ayrıca Türkiye, tarım ve gıda tedarik zincirlerinde Endonezya'dan palm yağı ithal eden ülkeler arasında; yangınların üretimi etkilemesi durumunda tedarik zincirinde aksamalar yaşanabilir. Bu nedenle Ankara, sürdürülebilir tarım politikalarını destekleyerek hem çevresel hem ekonomik kaygıları dengeleme arayışında.