ABD’de bir federal yargıç, Elon Musk’ın Twitter’ı satın alma sürecinde yatırımcıları yanılttığı iddiasıyla açılan toplu davayı düşürme talebini reddetti. Kaliforniya Kuzey Bölgesi Bölge Yargıcı Charles Breyer tarafından verilen karar, Musk’ın avukatlarının, davacıların dolandırıcılık iddialarını destekleyecek yeterli kanıt sunamadığı yönündeki savunmasını kabul etmedi. Dava, 2022’de Twitter’ın 44 milyar dolara satın alınması öncesinde Musk’ın hisse alımını zamanında açıklamadığı ve sosyal medya platformundaki bot hesaplarla ilgili yanlış beyanlarda bulunduğu iddiasına dayanıyor. Yatırımcılar, Musk’ın bu eylemlerinin piyasayı yanılttığını ve hisse senedi fiyatlarında dalgalanmalara yol açtığını öne sürüyor.
Davaya konu olan iddialar
Oregon Emeklilik Fonu ve diğer yatırımcılar tarafından açılan davada, Musk’ın Twitter hisselerini %5 eşiğini aştığı halde 11 gün boyunca açıklamadığı, bu sayede hisseleri daha düşük fiyattan almaya devam ettiği ileri sürülüyor. ABD menkul kıymetler yasalarına göre, bir yatırımcı bir şirketin %5’inden fazlasını satın aldığında bunu 10 gün içinde Kamu Menkul Kıymetler Komisyonu’na bildirmek zorunda. Musk’ın bu bildirimi yapmamasının, diğer yatırımcıların hisse fiyatlarındaki artıştan habersiz kalmasına neden olduğu iddia ediliyor. Ayrıca Musk’ın, Twitter’ı satın alma sürecinde platformdaki bot hesapların sayısına ilişkin “gerçek rakamları göstermeyen” yanıltıcı açıklamalar yaptığı ve bunun da hisse senedi piyasasını etkilediği belirtiliyor. Yargıç Breyer, kararında davacıların bu iddiaların “makul bir şekilde ileri sürülebileceğini” gösterdiğine hükmetti.
Küresel yankılar ve hukuki boyut
Bu dava, Elon Musk’ın iş dünyasındaki agresif ve tartışmalı yöntemlerinin hukuki sonuçlarına bir örnek olarak görülüyor. Satın alma sürecinde Musk, birçok kez Twitter’ın kurucuları ve yöneticileriyle kamuoyu önünde tartışmış, anlaşmayı bir noktada askıya almış ve sonunda mahkeme kararıyla satın almaya zorlanmıştı. Dava, aynı zamanda sosyal medya platformlarının değerlemesinde bot hesapların rolü ve şeffaflık gibi önemli konuları da gündeme getiriyor. Uzmanlar, bu davanın sonucunun özellikle teknoloji şirketlerinde yatırımcı koruması ve açıklama yükümlülükleri açısından emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Dava sürecinde Musk’ın avukatları, müvekkillerinin ifade özgürlüğü kapsamında hareket ettiğini savunsa da mahkeme bu argümanı yeterli görmedi. Duruşmanın ilerleyen aşamalarında tarafların delil sunma ve tanık dinletme süreci bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, Türkiye’deki teknoloji ve sosyal medya yatırımları açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Elon Musk’ın şirketleri arasında Türkiye’de de operasyonları bulunan Tesla ve SpaceX gibi firmalar var. Davanın sonucu, uluslararası yatırımcı güvenini etkileyerek Türkiye’ye yönelik teknoloji yatırımlarının koşullarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, sosyal medya platformlarının şeffaflığı ve bot hesapların denetimi konusu, Türkiye’de de benzer düzenleme tartışmalarını gündeme getirebilir. Öte yandan, dava henüz sonuçlanmamış olsa da, gelişmiş ülkelerdeki menkul kıymet düzenlemelerinin ne kadar sıkı uygulandığını göstermesi bakımından Türkiye’deki sermaye piyasaları için bir referans niteliği taşıyor.