Bloomberg'in ünlü ekonomi podcast'i Odd Lots'ta konuşan iklim ekonomisti Dr. Christopher Callahan, önümüzdeki aylarda görülebilecek güçlü bir El Niño'nun küresel ekonomiye trilyonlarca dolarlık maliyet getirebileceği uyarısında bulundu. Uzmanlar, Pasifik Okyanusu'ndaki deniz suyu sıcaklıklarının hızla artmasıyla birlikte, 2024'ün ikinci yarısında tarihin en güçlü El Niño'larından birinin yaşanabileceğini öngörüyor. Bu durum, başta tarım, enerji ve sigorta sektörleri olmak üzere dünya genelinde büyük ekonomik kayıplara yol açabilir.
Gelişmenin arka planı: El Niño'nun küresel etkileri
El Niño, Pasifik Okyanusu'nun ekvatoral bölgesinde deniz suyu sıcaklıklarının ortalamadan en az 0,5 derece daha sıcak olmasıyla ortaya çıkan doğal bir iklim döngüsüdür. Bu durum, atmosferik dolaşımı değiştirerek dünya genelinde kuraklık, sel, fırtına ve aşırı sıcaklık gibi olağandışı hava olaylarına neden olur. Son büyük El Niño olaylarından 1997-1998 dönemi küresel ekonomiye yaklaşık 45 milyar dolarlık, 2015-2016 dönemi ise 150 milyar dolarlık hasar vermişti. Ancak Dr. Callahan, iklim değişikliğinin etkisiyle yeni bir El Niño'nun çok daha yıkıcı olabileceğini vurguluyor: "Önceki El Niño'ların yol açtığı hasar, günümüz ekonomisinin büyüklüğü ve küresel tedarik zincirlerinin kırılganlığı göz önüne alındığında daha da artacak. 2024 El Niño'su, tarihin en maliyetli iklim afetlerinden biri olabilir."
El Niño'nun etkileri özellikle gelişmekte olan ülkelerde daha ağır hissediliyor. Güneydoğu Asya'da kuraklık pirinç ve kahve üretimini tehdit ederken, Güney Amerika'da aşırı yağışlar tarım arazilerini su altında bırakabilir. Afrika'da ise gıda güvenliği riski artıyor. Ayrıca, El Niño nedeniyle okyanus sularının ısınması, mercan resiflerinde ağartmalara ve balık stoklarının azalmasına neden olarak balıkçılık sektörünü de olumsuz etkiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Ekonomik etkiler ve fiyat artışları
Küresel ölçekte El Niño, emtia fiyatlarında dalgalanmalara yol açabiliyor. Tarım ürünlerinde arz azalması, gıda fiyatlarını artırırken, enerji talebi de hava koşullarına bağlı olarak değişiyor. Özellikle doğal gaz ve elektrik fiyatlarında yükseliş bekleniyor. Ayrıca, sigorta sektörü aşırı hava olayları nedeniyle büyük tazminat ödemek zorunda kalabilir. Bazı analistlere göre, El Niño'nun küresel GSYİH'ya maliyeti 3 trilyon doları bulabilir. Bu, dünyanın en büyük ekonomilerinden bazılarının yıllık bütçelerine denk.
Bölgesel olarak en büyük risk, Asya-Pasifik ülkelerinde görülüyor. Çin, Japonya ve Avustralya, El Niño'nun etkilerini en yoğun şekilde hissedecek ülkeler arasında. Özellikle Avustralya'da orman yangınları riski artarken, Çin'de seller büyük kayıplara neden olabilir. Amerika kıtasında ise Kaliforniya'dan Brezilya'ya kadar geniş bir alanda iklim anomalileri bekleniyor. Avrupa'da ise El Niño'nun doğrudan etkisi daha sınırlı olmakla birlikte, küresel fiyat artışları ve tedarik zinciri aksaklıkları dolaylı etkiler oluşturacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, El Niño'nun doğrudan etki alanında olmasa da, küresel ekonomik dalgalanmalardan önemli ölçüde etkilenebilir. Tarım ürünleri ithalatında dışa bağımlı olan Türkiye, özellikle buğday, pirinç ve enerji fiyatlarındaki artıştan olumsuz etkilenecek. Ayrıca, küresel tedarik zincirlerindeki aksaklıklar, ihracatını da tehdit edebilir. İklim değişikliğine duyarlı Akdeniz havzasında El Niño'nun dolaylı etkileriyle sıcaklık rekorları artabilir, kuraklık riski yükselebilir. Türkiye'nin su kaynakları yönetimi ve gıda güvenliği politikalarını bu olası iklim senaryolarına göre güncellemesi gerekiyor. Ekonomi yönetimi de olası fiyat artışlarına karşı hazırlıklı olmalı.