Hindistan, güçlenen El Niño hava olayının muson yağışlarını azaltmasıyla son 17 yılın en kurak muson sezonuna doğru ilerliyor. Bu durum, ülkenin tarımsal üretimini ve gıda fiyatlarını tehdit ediyor. Hindistan Meteoroloji Departmanı'na göre, haziran-eylül döneminde yağışlar ortalamanın yaklaşık %10 altında kalabilir. Uzmanlar, bunun 2009'daki büyük kuraklıktan bu yana en düşük seviye olabileceği uyarısında bulunuyor.
Kuraklığın Arka Planı ve Tarımsal Etkiler
El Niño, Pasifik Okyanusu'ndaki yüzey suyu sıcaklıklarının normalden yüksek olmasıyla karakterize edilen bir iklim olayı. Bu ısınma, küresel hava dolaşımını değiştirerek Hindistan musonlarını zayıflatıyor. 2023 yılı başından itibaren El Niño koşulları güçlendi ve Hint Okyanusu'ndaki muson rüzgarlarını baskıladı. Hindistan'ın tarım sektörü büyük ölçüde muson yağışlarına bağımlı; ülkedeki ekili alanların %50'sinden fazlası yağmura dayalı sulama ile yapılıyor. Pirinç, buğday, şeker kamışı, pamuk ve baklagiller gibi temel ürünlerde rekolte kaybı bekleniyor. Özellikle pirinç üretimindeki düşüş, Hindistan'ın dünyanın en büyük pirinç ihracatçısı olması nedeniyle küresel piyasaları da etkileyecek. Hükümet, olası kıtlığı önlemek için pirinç ihracatına kısıtlama getirme ve stokları artırma yoluna gidebilir. Gıda enflasyonu zaten yüksek seyrederken, kuraklık fiyatları daha da yukarı çekecek. Merkez Bankası'nın faiz politikasını gözden geçirmesi gerekebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan'daki kuraklık, Güney Asya genelinde de hissedilecek. Pakistan, Bangladeş ve Nepal gibi komşu ülkeler de muson yağışlarındaki azalmadan etkilenebilir. Bölgede tarımsal üretim düşerse, gıda fiyatları artar ve sosyal huzursuzluk riski doğar. Küresel ölçekte ise, Hindistan'ın pirinç ve buğday ihracatındaki olası kısıtlamalar, dünya gıda fiyatlarını yükseltebilir. Bu durum, halihazırda Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle tahıl arzında sorun yaşayan ülkeler için ek bir baskı unsuru olacak. Dünya Bankası ve IMF, gıda güvenliği konusunda uyarılarda bulunuyor. Ayrıca, El Niño'nun etkileri sadece Hindistan ile sınırlı değil; Avustralya'da kuraklık, Güney Amerika'da sel riski artabilir. Türkiye ise tahıl ithalatında Hindistan'a bağımlı değil; ancak küresel fiyat artışlarından etkilenebilir. Türkiye'nin buğday ithalatı ağırlıklı olarak Rusya ve Ukrayna'dan yapılıyor; fakat Hindistan'ın ihracat kısıtlamaları dünya arzını daraltarak fiyatları yükseltebilir. Bu da Türkiye'nin gıda enflasyonunu olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, El Niño'nun Türkiye'ye doğrudan etkisi sınırlı; Akdeniz havzasında yağış rejimini değiştirebilir ancak muson kadar belirgin değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki kuraklık, küresel gıda fiyatları üzerinden Türkiye'yi dolaylı olarak etkileyebilir. Hindistan'ın pirinç ihracatını kısıtlaması, dünya pirinç fiyatlarını artırarak Türkiye'nin ithalat maliyetini yükseltebilir. Ayrıca, buğday ve diğer tahıllarda da benzer bir dalgalanma yaşanırsa, Türkiye'nin gıda enflasyonuyla mücadelesi zorlaşır. Türkiye, tahıl koridoru anlaşmaları ve yerli üretimi artırma çabalarıyla riski azaltmaya çalışsa da, küresel piyasalardaki arz sıkıntısı kaçınılmaz olarak yansıyacaktır. Bu nedenle, Türkiye'nin tarımsal destek politikalarını gözden geçirmesi ve alternatif tedarikçilerle anlaşmalar yapması faydalı olacaktır.