El Kaide ve bağlantılı gruplar, Taliban'ın 2021'de Afganistan'da yönetimi ele geçirmesinin ardından ülke genelinde en az sekiz eğitim kampı kurdu. 11 Eylül saldırılarının üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen, terör örgütü Afganistan'da yeniden yapılanma sürecine girdi. Bu kamplar, örgütün militan yetiştirme ve operasyon kapasitesini artırma çabalarının somut göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Taliban'ın dönüşü ve El Kaide'nin yeniden doğuşu
2021 yılının Ağustos ayında Taliban'ın Kabil'e girmesiyle birlikte Afganistan'da yeni bir dönem başladı. ABD ve NATO güçlerinin ülkeden çekilmesi, El Kaide için stratejik bir fırsat yarattı. Örgüt, Taliban yönetimi altında İslamabad ve Kabil arasındaki karmaşık ilişkilerden faydalanarak saklandığı bölgelerden çıkarak yeniden kamplaşmaya başladı.
İstihbarat raporlarına göre, El Kaide'nin Afganistan'ın doğu ve güney bölgelerinde kurduğu eğitim kamplarında yüzlerce militan eğitiliyor. Bu kamplar sadece Afganistan içinde değil, aynı zamanda Pakistan, Orta Asya ve hatta Afrika'daki bağlantılı gruplara da militan sağlıyor. Örgütün ideolojik eğitiminin yanı sıra patlayıcı yapımı, silah kullanımı ve taktik eğitimler verdiği belirtiliyor.
El Kaide'nin lider kadrosu, uzun süredir Afganistan-Pakistan sınır bölgesinde varlığını sürdürüyor. Örgütün şu anki lideri Seyfullah el-Hind, Taliban ile yakın ilişkilerini koruyor. Taliban'ın El Kaide'ye sağladığı güvenli liman, örgütün yeniden yapılanmasında kritik rol oynuyor. Bu durum, 2020 Doha Anlaşması'nda Taliban'ın verdiği "El Kaide ile bağlarını koparacağı" taahhüdüyle çelişiyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
El Kaide'nin Afganistan'daki yeniden yapılanması, sadece bölgesel değil küresel güvenlik açısından da endişe verici. Örgütün eğitim kampları, yabancı savaşçıları cezbetmeye devam ediyor. Son üç yılda Orta Asya, Kuzey Afrika ve Güneydoğu Asya'dan militanların Afganistan'a gittiği bildiriliyor. Bu durum, El Kaide'nin küresel cihat ağını yeniden canlandırma potansiyelini gösteriyor.
ABD istihbaratı, El Kaide'nin Afganistan'da yeniden güçlenmesini yakından takip ediyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), örgütün Afganistan'daki varlığının 11 Eylül öncesi seviyelere ulaşabileceği uyarısında bulundu. Ancak ABD'nin ülkeden çekilmesi, istihbarat toplama ve hedef alma kapasitesini önemli ölçüde sınırladı. Drone saldırıları ve özel kuvvet operasyonları, El Kaide'nin yeniden yapılanmasını durdurmakta yetersiz kalıyor.
Pakistan, El Kaide'nin Afganistan'daki varlığından en çok etkilenen ülkelerden biri. Pakistan ordusu, sınır bölgelerinde artan militan hareketliliğinden endişe duyuyor. Son aylarda Pakistan'da gerçekleşen terör saldırılarının bir kısmının El Kaide bağlantılı olduğu iddia ediliyor. İslamabad yönetimi, Taliban'a El Kaide ile bağlarını kesmesi çağrısında bulunsa da sonuç alınamıyor.
Çin ve Rusya da Afganistan'daki gelişmeleri izliyor. Çin, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki istikrarı korumak için Taliban ile temaslarını sürdürüyor. Rusya ise Orta Asya'daki etkisini kaybetmemek adına Tacikistan ve Özbekistan ile güvenlik işbirliğini artırdı. Her iki ülke de El Kaide'nin yeniden güçlenmesinin kendi çıkarlarına tehdit oluşturabileceğinin farkında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
El Kaide'nin Afganistan'da yeniden yapılanması, Türkiye'nin güvenlik ve dış politikası açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Taliban ile diyalog kanallarını açık tutarak Afganistan'da istikrarın sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması için çaba gösteriyor. Ancak El Kaide'nin güçlenmesi, bölgesel istikrarsızlığı artırarak Türkiye'ye yönelik terör tehdidini de yükseltebilir. Ayrıca, Afganistan'dan kaynaklanan uyuşturucu kaçakçılığı ve düzensiz göç gibi sorunlar, Türkiye'nin sınır güvenliği ve ekonomisi üzerinde baskı oluşturabilir. Türkiye'nin NATO müttefikleriyle istihbarat paylaşımını artırması ve bölgesel aktörlerle işbirliğini güçlendirmesi kritik önem taşıyor.