Londra'nın simge mağazası Harrods'ın eski sahibi Muhammed El Fayed'e yönelik cinsel saldırı suçlamalarında yeni bir aşamaya geçildi. Onlarca kişi, yıllar boyunca tecavüz, cinsel saldırı ve taciz iddialarıyla gündeme gelen Fayed'e karşı toplu tazminat davası başlattı. Mağdur avukatlarının açıklamasına göre, talep edilen toplam tazminat miktarı 257 milyon dolara kadar çıkıyor. Dava, Fayed'in 2023 yılında hayatını kaybetmesinin ardından mirasçılarına ve bağlantılı şirketlere yöneltilmiş durumda.
Suçlamaların Arka Planı ve Hukuki Süreç
Muhammed El Fayed, 1985-2010 yılları arasında Harrods'ın sahibiydi. Mağdurların iddialarına göre, Fayed mağaza içindeki ofislerinde ve yurt dışı seyahatlerinde kadın çalışanlara ve bazı erkeklere cinsel saldırıda bulundu. Yıllar içinde çok sayıda kişi sessizliğini bozdu; ancak Fayed'in ölümü nedeniyle ceza davası açılamıyor. Bunun üzerine mağdurlar, İngiliz hukuk sisteminde ölüm sonrası da sürdürülebilen tazminat davalarına yöneldi.
Avukatlar, Fayed'in mal varlığının büyüklüğüne dikkat çekerek, açılan davanın İngiltere tarihindeki en yüksek meblağlı cinsel saldırı tazminat davalarından biri olabileceğini belirtiyor. Dava dilekçesinde, Fayed'in mirasçılarının yanı sıra Harrods'ın eski yönetim kurulu üyeleri ve şirket bünyesindeki bazı birimler de sorumlu tutuluyor. Mağdur vekilleri, kurumun yıllarca sistematik bir örtbas politikası izlediğini öne sürüyor.
Harrods yönetimi ise konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "geçmişte yaşanan bu tür iddiaları son derece ciddiye aldıklarını" ve "soruşturmalara tam destek verdiklerini" bildirdi. Ancak şirket, doğrudan tazminat taleplerine ilişkin bir ödeme planı açıklamadı. Fayed ailesinin avukatları ise henüz kamuoyuna yansıyan bir yanıt vermedi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Dava, sadece Birleşik Krallık'ta değil, küresel çapta da yankı uyandırdı. Fayed, Mısır doğumlu bir iş insanı olarak Orta Doğu ve Körfez ülkelerinde geniş bir iş ağına sahipti. Ölümünden sonra bile mal varlığı ve şirketleri üzerinden açılan bu dava, bölgedeki diğer iş insanlarına yönelik benzer suçlamaların önünü açabilir. İngiltere'de son yıllarda #MeToo hareketinin etkisiyle iş dünyasında cinsel taciz vakaları daha fazla gündeme geliyor. Bu dava, iş yerinde güç dengesizliğinin yol açtığı istismarın kurumsal düzeyde nasıl ele alındığına dair önemli bir emsal teşkil edebilir.
Uluslararası hukuk uzmanları, Fayed'in ölümü sonrası açılan davanın, şirketlerin yöneticilerinin işlediği suçlardan dolayı kurumsal olarak sorumlu tutulup tutulamayacağı sorusunu yeniden gündeme getirdiğini vurguluyor. İngiliz yasalarına göre, bir şirket, çalışanlarına karşı güvenli bir ortam sağlamakla yükümlü. Eğer mahkeme, Harrods yönetiminin iddiaları bildiği halde harekete geçmediğine kanaat getirirse, şirket büyük bir tazminat ödemeye mahkûm edilebilir. Bu da diğer çok uluslu şirketler için caydırıcı bir etki yaratabilir.
Dava ayrıca, Birleşik Krallık'ta cinsel saldırı mağdurlarının adalete erişimi konusundaki tartışmaları da alevlendirdi. Bazı sivil toplum kuruluşları, ölüm sonrası davaların yasal süresinin uzatılması ve mağdurların daha fazla korunması için çağrıda bulunuyor. Hükümet henüz resmi bir adım atmadı, ancak konunun Parlamento gündemine taşınabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Muhammed El Fayed'in mal varlığı ve iş ağı Türkiye'yi doğrudan kapsamasa da, dava küresel iş dünyasında cinsel tacizle mücadelede önemli bir emsal oluşturuyor. Türkiye'de de son yıllarda iş yerinde taciz iddiaları daha görünür hale geldi. Londra'da görülen bu dava, Türk şirketleri ve uluslararası ortaklıkları için kurumsal yönetim ve çalışan hakları konusunda uyarıcı bir etki yapabilir. Ayrıca, Türkiye'nin uluslararası hukuk alanındaki reform çabalarına da dolaylı katkı sağlayabilir. Öte yandan, Fayed'in Orta Doğu bağlantıları nedeniyle Körfez sermayesiyle iş yapan Türk firmaları, benzer risklere karşı dikkatli olmalı.