Fransa'nın önde gelen haber kanalı France 24'te yayınlanan bir programda, sosyolog ve yazar Ellis Cashmore, çağdaş ünlü kültürünün eğlence ile siyaset arasındaki ilişkiyi kökten değiştirdiğini savundu. Cashmore'a göre, bir zamanlar kamu figürleri siyasetten uzak durma lüksüne sahipti; ancak bugün hayranlar, özellikle Ed Sheeran gibi pop yıldızlarının sadece şarkı söyleyip gitar çalmasını değil, aynı zamanda politik duruşlarını da açıklamalarını bekliyor. Program sunucusu François Picard'ın konuğu olan Cashmore, "Celebrity Culture" adlı kitabın yazarı olarak, ünlülerin toplumsal sorumluluklarının arttığını vurguladı.
Ünlü Kültüründe Dönüşüm: Siyaset Artık Kaçınılmaz
Ellis Cashmore, ünlü kültürünün geçmişte eğlence dünyasıyla sınırlı olduğunu, ancak günümüzde dijital medya ve sosyal platformların etkisiyle ünlülerin her konuda görüş belirtmesinin beklendiiğini belirtti. Özellikle genç nesillerin, hayranı oldukları sanatçıların toplumsal ve politik konularda duyarlı olmasını talep ettiğini ifade etti. Cashmore, "İnsanlar artık Ed Sheeran'ın sadece müziğini dinlemekle yetinmiyor; onun iklim değişikliği, eşitsizlik veya savaş gibi konularda ne düşündüğünü de bilmek istiyor" dedi. Bu durumun, ünlülerin kamusal alanda daha fazla sorumluluk almasına yol açtığını ekledi.
Tarihsel olarak, 20. yüzyılın ortalarında ünlüler genellikle politik görüşlerini açıklamaktan kaçınırdı. Örneğin, Frank Sinatra veya Marilyn Monroe gibi isimler zaman zaman siyasi duruş sergilese de, bu istisnai bir durumdu. Ancak 21. yüzyılda, özellikle 2016 ABD başkanlık seçimleri ve Brexit süreciyle birlikte, ünlülerin siyasi aktivizmi arttı. Cashmore, bu değişimin arkasında yatan nedenleri şöyle açıklıyor: "Sosyal medya, ünlülerin doğrudan milyonlarca takipçisine ulaşmasını sağladı. Bu da onları birer siyasi aktör haline getirdi. Artık bir tweet, bir albümden daha fazla ses getirebiliyor."
Küresel Boyut: Ünlülerin Siyasi Etkisi Artıyor
Cashmore'un analizi, sadece Batı ülkeleriyle sınırlı değil. Küresel ölçekte, ünlülerin siyasi kampanyalara katılımı ve kamuoyu oluşturma gücü giderek artıyor. Örneğin, Taylor Swift'in 2020'deki ABD seçimlerinde Demokrat adayı desteklemesi, milyonlarca genç seçmeni etkiledi. Benzer şekilde, dünya çapında iklim aktivisti Greta Thunberg, bir ünlü figür haline gelerek hükümetleri harekete geçmeye zorladı. Cashmore, bu tür örneklerin, ünlülerin artık sadece eğlence değil, aynı zamanda siyasi bir marka olduğunu gösterdiğini söylüyor.
Ancak bu durumun bazı riskleri de var. Ünlülerin siyasi görüşleri, hayran kitlesini kutuplaştırabilir ve ticari marka değerlerine zarar verebilir. Yine de Cashmore'a göre, günümüzde sessiz kalmak, görüş belirtmekten daha riskli hale geldi. Çünkü hayranlar, sanatçılarının sadece sahnede değil, toplumsal hayatta da tutarlı olmasını bekliyor. Bu beklenti, özellikle Z kuşağı ve Y kuşağı arasında daha belirgin.
France 24'teki programda Cashmore, "Bir zamanlar ünlüler siyasetten uzak durmayı seçebilirdi, çünkü bu onların işine gelirdi. Şimdi ise siyasetten uzak durmak, halk tarafından tepkiyle karşılanıyor. Örneğin, birçok ünlü, Black Lives Matter hareketine destek vermek zorunda kaldı. Aksi halde ırkçılığa göz yumdukları düşünülürdü" ifadelerini kullandı. Bu da ünlülerin artık sadece sanatçı değil, aynı zamanda birer aktivist olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de ünlülerin siyasi ve toplumsal konulardaki söylemleri giderek daha fazla dikkat çekiyor. Özellikle genç nesil, sevdikleri sanatçıların deprem, kadın hakları, çevre gibi konularda duyarlılık göstermesini bekliyor. Ancak Türkiye'de ünlülerin siyasi açıklamaları, Batı'dakine kıyasla daha fazla risk barındırabiliyor; çünkü siyasi kutuplaşma ve sansür endişeleri nedeniyle birçok sanatçı çekimser kalabiliyor. Bu haber, küresel ölçekte ünlü kültürünün siyasallaşmasını gösterirken, Türkiye'deki sanatçıların da benzer bir baskıyla karşı karşıya olduğunu düşündürüyor. Yine de dijital platformlar ve sosyal medya, Türk sanatçıların sesini duyurmasını kolaylaştırıyor. Bu durum, ilerleyen yıllarda Türkiye'de de ünlülerin siyasi tartışmalara daha fazla dahil olabileceğine işaret ediyor.