Avrupa Merkez Bankası (ECB), İran'da devam eden savaşın yol açtığı enflasyonist baskılar karşısında 2023 yılından bu yana ilk kez faiz oranlarını artırmaya hazırlanıyor. ECB Yönetim Kurulu'nun önümüzdeki hafta Frankfurt'ta yapacağı toplantıda, gösterge faiz oranını 50 baz puan yükselterek %4,50 seviyesine çekmesi bekleniyor. Bu karar, ECB'nin uzun süredir devam eden enflasyon endişelerine rağmen 2023'ten beri uyguladığı sabit faiz politikasında bir dönüm noktası olacak.
Gelişmenin Arka Planı
İran'da Ocak ayında başlayan ve halen devam eden çatışmalar, küresel enerji piyasalarında büyük bir istikrarsızlığa yol açtı. Petrol fiyatları yılbaşından bu yana %35 artarken, doğalgaz fiyatları da %40 oranında yükseldi. ECB Başkanı Christine Lagarde, son yaptığı açıklamada, "Jeopolitik gerilimlerin yarattığı enerji şoku, euro bölgesinde fiyat istikrarını tehdit ediyor. Veriler, enflasyonun hedefimiz olan %2'nin oldukça üzerinde seyredeceğini gösteriyor" ifadelerini kullandı. Eurostat verilerine göre, mart ayında euro bölgesinde yıllık enflasyon %4,8 olarak gerçekleşti. ECB, daha önceki projeksiyonlarında enflasyonun 2024 sonunda %2,5'e gerileyeceğini tahmin ediyordu; ancak İran savaşının beklenmedik etkisi bu tahminleri geçersiz kıldı.
ECB'nin bu hamlesi, aynı zamanda ABD Merkez Bankası'nın (Fed) da faiz artırım döngüsüne devam etmesiyle paralellik gösteriyor. Fed, mart ayında faizleri 75 baz puan artırarak %5,75'e yükseltmişti. Küresel merkez bankalarının ortak hareketi, İran savaşının yol açtığı enflasyonla mücadele için koordineli bir çaba olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran savaşının etkileri sadece enerji fiyatlarıyla sınırlı kalmadı. Tahıl koridoru anlaşmasının askıya alınması, gıda fiyatlarında da ciddi artışlara neden oldu. Özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri, tahıl ithalatında yaşanan sıkıntı nedeniyle yüksek enflasyonla mücadele ediyor. ECB'nin faiz artırımı, euro bölgesinde talebi yavaşlatarak enflasyonu kontrol altına almayı hedeflerken, bu durum küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü riskler oluşturuyor. IMF'nin son Dünya Ekonomik Görünüm raporunda, 2024 küresel büyüme tahmini %2,8'e düşürüldü ve raporu hazırlayan ekip, jeopolitik risklerin büyüme üzerinde en büyük tehdit olduğunu vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ECB'nin faiz artışı, Türkiye ekonomisi için çift taraflı bir etki yaratabilir. Bir yandan, küresel faizlerin yükselmesi Türkiye'nin ihracat pazarlarında talebi daraltabilir; diğer yandan, Türkiye'nin dış borçlanma maliyeti artabilir. Ancak, İran savaşı nedeniyle artan enerji maliyetleri, Türkiye'nin cari açığını daha da büyütebilir. Öte yandan, ECB'nin faiz artırımı, Türk lirası üzerindeki baskıyı hafifletmek için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın da benzer bir adım atmasını gerekli kılabilir. Jeopolitik istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki enerji köprüsü rolünü güçlendirirken, yüksek enflasyon ortamında para politikasının etkinliğini sınırlıyor.