Uganda'nın Ebola salgınının merkez üssü sayılan Mubende bölgesinde, birkaç hafta içinde ebeveynlerini üst üste iki günde toprağa veren genç bir kadın, salgının yarattığı travmayı anlatıyor. Salgın nedeniyle geleneksel büyük cenaze törenleri yasaklanırken, mezarlıklar hızla doluyor. Sağlık ekipleri, virüsün yayılmasını önlemek amacıyla cenaze defin işlemlerini güvenli protokollerle gerçekleştiriyor. Ancak bu durum, ailelerin sevdiklerini son yolculuklarına uğurlama biçimlerini kökünden değiştirdi.
Salgının seyri ve cenaze yönetimi
Uganda Sağlık Bakanlığı verilerine göre, mevcut Ebola salgınında şu ana kadar 130'dan fazla vaka tespit edildi ve 50'den fazla kişi hayatını kaybetti. Mubende bölgesindeki ana mezarlık alanı, son haftalarda normal kapasitesinin üzerinde defin işlemine sahne oluyor. Yetkililer, cesetlerin bulaşıcı olma riskine karşı özel eğitimli ekipler tarafından, aile üyelerinin fiziksel teması olmadan gömülmesini zorunlu kıldı. Geleneksel olarak ailelerin ve toplulukların bir araya geldiği, ölen kişinin son kez yıkandığı ve kefenlendiği törenler artık yapılamıyor. Bunun yerine, sosyal mesafe kurallarına uygun, en fazla 10 kişinin katılabildiği kısa törenler düzenleniyor.
Mubende'deki cenaze hizmetleri koordinatörü Dr. Grace Akello, "Ailelerin acısını anlıyoruz ancak salgını kontrol altına almak için bu önlemler şart. Cenaze sırasında virüsün yayılma riski çok yüksek" diyor. Sağlık çalışanları, Ebola virüsünün ölümden sonra da vücut sıvılarında aktif kalabildiğini, bu nedenle cesetlere dokunmanın enfeksiyon riskini artırdığını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ebola virüsü, 2014-2016 yıllarında Batı Afrika'da 11 binden fazla kişinin ölümüne yol açan büyük bir salgına neden olmuştu. Uganda'nın komşusu Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde de geçmişte benzer salgınlar yaşanmıştı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Uganda'daki salgının komşu ülkelere sıçrama riskine karşı bölgesel uyarı seviyesini yükseltti. Şu ana kadar vaka sayısı kontrol altında tutulmaya çalışılsa da, kırsal bölgelerdeki sağlık altyapısının yetersizliği endişe yaratıyor. Özellikle cenaze törenleri, virüsün yayılmasında kilit bir faktör olarak görülüyor. Sağlık otoriteleri, güvenli defin uygulamalarının yaygınlaştırılması için toplum liderleri ve dini otoritelerle iş birliği yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Uganda'daki Ebola salgını, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da küresel sağlık güvenliği açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, Afrika kıtasıyla artan ticari ve diplomatik ilişkileri kapsamında salgın yönetimi konusunda bölge ülkelerine destek sağlayabilir. Ayrıca, salgınların küresel hareketlilik yoluyla yayılma potansiyeli, Türkiye'nin sınır sağlık önlemlerini ve acil durum planlarını güncel tutmasını gerektiriyor. Türk Kızılay ve diğer yardım kuruluşları, geçmişte Batı Afrika Ebola salgınında olduğu gibi benzer bir krizde lojistik ve tıbbi malzeme desteği sunabilir.