Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) doğusundaki Bunia kentinde, Ebola salgınının yarattığı dehşet, tabut yapımcılarını bir anda kentteki en kritik esnaf haline getirdi. Onlarca yıldır aynı ritüelle tabut üreten bu ustalar, şimdi hem topluma hizmet verdiklerini söylüyor hem de virüsün yayılmasını önlemek için güvenli defin kurallarının tartışıldığı bir sürecin tam ortasında yer alıyor. Binlerce kişinin ölümüne yol açan salgın, cenaze törenlerini ve defin hazırlıklarını da köklü biçimde değiştirdi. Bu değişimin öncülerinden olan tabut yapımcıları, geleneksel yöntemlerle hastalığın yayılması arasında bir denge kurmaya çalışıyor.
Salgınla Değişen Cenaze Gelenekleri
Bunia'daki tabut yapımcıları, daha önce de KDC'nin çeşitli bölgelerinde görülen Ebola salgınlarında cenazelerin hastalığın yayılmasındaki rolüne dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Ebola virüsünün ölen kişinin bedeninde hala canlı kalabildiğini ve cenaze törenlerinde yapılan geleneksel uygulamaların (ölüyü yıkama, öpme vb.) virüsü bulaştırabileceğini vurguluyor. Bu nedenle salgın bölgelerinde güvenli ve onurlu defin protokolleri uygulanıyor. Ancak bu protokoller, bazı topluluklar tarafından geleneklerine aykırı bulunarak tepki çekiyor.
Bunia'daki tabut yapımcıları, bu süreçte kendilerini 'halk sağlığı çalışanı' gibi görmeye başladıklarını dile getiriyor. Atölyelerinde hijyen kurallarına uyarak çalıştıklarını, tabutların da güvenli defin protokollerine uygun şekilde, örneğin sızdırmaz ve dezenfekte edilebilir malzemelerden üretildiğini belirtiyorlar. Ustalar, 'Bu bir halk hizmeti. İnsanlar sevdiklerini kaybederken bizim işimiz onlara son yolculuklarında eşlik edecek sağlam bir tabut sağlamak. Aynı zamanda virüsün daha fazla yayılmasını önlemeye yardımcı oluyoruz' diyor.
Güvenli Defin Tartışmaları ve Toplumun Tepkisi
Bunia'da zaman zaman güvenli defin uygulamalarına yönelik toplumsal direniş yaşanıyor. Bazı aileler, sevdiklerinin bedenlerinin devlet görevlilerince alınmasına veya belirlenen defin kurallarına uymaya itiraz ediyor. Bu nedenle sağlık ekipleri, tabut yapımcıları gibi yerel aktörlerle iş birliği yaparak toplumu ikna etmeye çalışıyor. Tabut yapımcıları, bu süreçte köprü vazifesi görüyor; hem ailelerin taleplerini dinliyor hem de sağlık yetkililerinin gereksinimlerini karşılıyor.
Uzmanlar, KDC'deki Ebola salgınıyla mücadelede güvenli definlerin hayati öneme sahip olduğunu, ancak toplumun kültürel değerlerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Tabutların geleneksel süslemeleri ve cenaze törenlerinin dini ritüelleri, toplumun yas sürecini sağlıklı atlatabilmesi için önemli görülüyor. Bu nedenle tabut yapımcılarının rolü, yalnızca ahşap bir kutu üretmenin ötesine geçerek psikososyal destek ve halk sağlığı bilincinin yaygınlaştırılmasına katkı sağlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu haber doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, Ebola gibi salgınlar küresel sağlık güvenliği açısından tüm dünyayı etkiliyor. Türkiye, Afrika kıtasıyla giderek güçlenen ekonomik ve siyasi ilişkileri çerçevesinde KDC dahil birçok Afrika ülkesinde sağlık altyapısının güçlendirilmesine yönelik projelere destek veriyor. Bu tür salgınlarla mücadele, Türkiye'nin kıtadaki insani yardım ve kalkınma iş birliği politikalarının da önemli bir ayağını oluşturabilir. Ayrıca küresel sağlık tehditleri, Türkiye'nin sağlık turizmi ve ilaç/sağlık ekipmanları ihracatı açısından da fırsatlar barındırıyor. Gelecekte benzer salgınlara karşı uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, Türkiye'nin de dahil olduğu küresel sağlık diplomasisinin önemini artırıyor.