ABD'de bir yargıç, eski dergi yazarı E. Jean Carroll'a, eski Başkan Donald Trump'ın cinsel saldırı ve iftira suçlarından sorumlu bulunduğu 2023 tarihli sivil jüri kararı kapsamında 5 milyon dolar tazminat ödenmesine izin verdi. New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi Yargıcı Lewis Kaplan, Çarşamba günü yayımladığı emir ile bu ödemenin yapılmasını onayladı. Karar, Carroll'ın avukatlarının 7 Ağustos'ta yaptığı başvurunun ardından geldi. Mahkeme belgelerine göre Trump, temyiz sürecinde ödemeyi geciktirmek için 5 milyon doları mahkeme emanetine yatırmıştı.
Gelişmenin arka planı
Dava, 2019 yılında E. Jean Carroll'ın, Trump'ın 1990'larda bir mağazada kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia etmesiyle başladı. Trump iddiaları reddetti ve Carroll'a iftira attı. Bunun üzerine Carroll, 2022 yılında Trump'a dava açtı. Mayıs 2023'teki jüri duruşmasında, jüri Trump'ı cinsel saldırı ve iftira suçlarından sorumlu buldu ve 5 milyon dolar tazminata hükmetti. Trump kararı temyize götürdü ve temyiz sürecinde ödemeyi garanti altına almak için 5 milyon doları mahkeme emanetine yatırdı. Yargıç Kaplan'ın son emri, bu paranın Carroll'a ödenmesini sağladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu dava, ABD'de cinsel saldırı mağdurlarının adalet arayışı açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerine hazırlandığı bir dönemde, bu tür hukuki süreçler siyasi kariyerini etkileyebilir. Ayrıca, Trump hakkında başka davalar da devam etmektedir; bunlar arasında iş kayıtlarında tahrifat ve seçim müdahalesi suçlamaları bulunmaktadır. Küresel ölçekte, ABD'de önde gelen siyasi figürlere karşı açılan bu tür davalar, hukukun üstünlüğü ve hesap verebilirlik açısından diğer ülkeler için de örnek oluşturabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye açısından doğrudan bir etkisi olmasa da, bu gelişme ABD'de hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığının işleyişine dair önemli bir örnek teşkil etmektedir. ABD ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerde, ABD'deki hukuki süreçlerin siyasi liderler üzerindeki etkisi zaman zaman gündeme gelebilmektedir. Trump'ın başkanlık döneminde Türkiye ile ilişkiler inişli çıkışlı bir seyir izlemişti. Bu davanın, ABD'de siyasi figürlerin hesap verebilirliği açısından yarattığı uluslararası algı, dolaylı olarak benzer süreçlerin diğer ülkelerde de örnek alınmasına yol açabilir.