Dünyanın en hızlı yükselen borsaları olarak öne çıkan Güney Kore ve Tayvan piyasaları, 2026 yılında değerlerini ikiye katladı. ABD merkezli yatırım bankası Goldman Sachs, bu rallinin henüz sonuna gelinmediğini belirterek, borsaların yüzde 40 daha yükselme potansiyeli olduğunu açıkladı. Bu olağanüstü performansın arkasında ise, küresel çip talebinin yapay zeka ve elektrikli araç sektörleriyle birlikte patlama yapması yatıyor. Goldman Sachs analistleri, kazançların mevcut fiyatlamalara tam olarak yansımadığını, çip döngüsünün beklenenden daha uzun süreceğini öngörüyor.
Gelişmenin arka planı: Çip döngüsünün süpriz uzunluğu
Kore Borsası (KOSPI) ve Tayvan Borsası (TSEC), yıl başından bu yana yatırımcısına yüzde 100’ün üzerinde getiri sağladı. Bu getirilerin ana itici gücü, Samsung Electronics ve TSMC gibi dev çip üreticilerinin kârlarında görülen çift haneli artışlar. Yapay zeka veri merkezleri, otonom araçlar ve akıllı cihaz talebi, çip sektöründe arz sıkışıklığı yaratırken, fiyatlar da hızla yükseldi.
Goldman Sachs, bu yükselişin sadece bir “balon” olmadığını, temel dinamiklerin sağlam olduğunu vurguluyor. Bankanın raporunda, “Yarı iletken talebi, tarihin en uzun ve en güçlü döngülerinden birini yaşıyor. Piyasa bu döngünün ömrünü hafife alıyor” ifadesi yer alıyor. Özellikle yapay zeka çiplerine olan talep, 2026’nın ikinci yarısında da hız kesmeden devam ediyor. Bunun yanı sıra, Çin’den gelen talebin toparlanması da sektörü destekliyor.
Analistler, KOSPI için 3300, Tayvan Borsası için 22.500 puan hedefi koyarken, bu hedeflerin yıl sonuna kadar ulaşılabilir olduğunu düşünüyor. Ancak uyarılar da var: Küresel resesyon riski, faiz artışları ve jeopolitik gerilimler, beklenmedik bir düzeltmeye yol açabilir.
Bölgesel ve küresel boyut: Asya’nın liderliği
Asya-Pasifik bölgesi, çip üretiminde dünyanın merkezi konumunda. Güney Kore ve Tayvan, küresel yarı iletken üretiminin yüzde 70’inden fazlasını gerçekleştiriyor. Bu nedenle, bu ülkelerdeki borsa rallisi sadece yerel değil, küresel bir anlam taşıyor. Yatırımcılar, Asya çip hisselerine yönelerek, ABD ve Avrupa piyasalarına kıyasla daha yüksek getiri elde ediyor.
Ancak Çin-Tayvan gerilimi ve ABD’nin çip sektörüne yönelik yaptırımları, riskleri de beraberinde getiriyor. Özellikle Tayvan’ın jeopolitik konumu, yatırımcılar için önemli bir belirsizlik unsuru. Öte yandan, Çin’in kendi çip üretimini artırma çabaları, orta vadede bölgesel dengeleri değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’nin çip ithalatı ve teknoloji bağımlılığı, bu gelişmeyi doğrudan etkiliyor. Küresel çip fiyatlarındaki artış, Türkiye’nin üretim maliyetlerini yükseltirken, otomotiv ve beyaz eşya gibi sektörleri baskılıyor. Ayrıca Türkiye’nin savunma sanayiinde kullanılan çiplerin tedarikinde sıkıntı yaşama riski bulunuyor. Diğer yandan, Asya borsalarındaki yükseliş, Türk yatırımcılar için alternatif bir getiri fırsatı sunabilir. Türkiye’nin kendi yarı iletken üretimini artırma hedefleri ise, bu küresel döngüden bağımsızlaşma açısından stratejik önem taşıyor.