Dünya liderleri, Orta Doğu ve Ukrayna'daki savaşlar, yapay zekâya ilişkin artan endişeler ve ekonomik ile iklim baskılarının gölgesinde bu hafta New York'ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda bir araya geliyor. 193 üyeli BM'nin yıllık toplantısı, örgütün bölünmüş bir dünyada hâlâ ülkeleri ortak çözümlere yönlendirme kapasitesine sahip olup olmadığını gösterecek. Zirve, 10 Eylül'de başlayacak ve 24 Eylül'de sona erecek.
Gelişmenin Arka Planı
Bu yılki Genel Kurul, küresel gündemin olağanüstü ağırlaştığı bir döneme denk geliyor. Ukrayna'da Rusya'nın başlattığı savaş üçüncü yılına girerken, Orta Doğu'da Gazze'deki çatışmalar ve İsrail-Lübnan sınırındaki gerilim bölgesel bir savaşa dönüşme riski taşıyor. BM Genel Sekreteri António Guterres, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, "Dünya giderek daha kaotik bir hâl alıyor ve çok taraflı sistem en büyük sınavından geçiyor" demişti. Liderlerin ana gündem maddeleri arasında Ukrayna'da adil bir barış arayışı, Gazze'de insani ateşkes çağrıları ve İran'ın nükleer programına ilişkin müzakereler yer alıyor.
Yapay zekâ konusu da ilk kez bu kadar üst düzeyde ele alınacak. ABD ve Çin arasındaki teknoloji rekabeti, yapay zekânın askeri kullanımı ve düzenlenmesi konusunda küresel bir çerçeve oluşturulmasını zorlaştırıyor. BM, geçtiğimiz yıl yapay zekâ danışma organı kurmuş ve bu yıl somut bir düzenleme önerisi sunması bekleniyor. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında gelişmiş ülkelerin taahhüt ettiği 100 milyar dolarlık iklim fonunun hâlâ tam olarak yerine getirilmemesi, gelişmekte olan ülkelerin tepkisine yol açacak.
Ekonomik baskılar da zirvenin önemli başlıkları arasında. Küresel borç krizi, özellikle Afrika ve Latin Amerika ülkelerini zorluyor. Gıda ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, yoksullukla mücadeleyi sekteye uğratıyor. BM Genel Kurulu'nda, uluslararası finans kuruluşlarının reforme edilmesi ve borç yapılandırma mekanizmalarının iyileştirilmesi çağrıları yükselecek.
Bölgesel ve Küresel Boyut
BM Genel Kurulu, her yıl olduğu gibi bu yıl da liderlerin birbirleriyle ikili görüşmeler yapması için kritik bir platform sunuyor. ABD Başkanı Joe Biden'ın son kez Genel Kurul'a hitap etmesi bekleniyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Batı'dan daha fazla askeri destek ve Rusya'ya karşı daha sert yaptırımlar talep edecek. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun konuşması, Gazze'deki savaş nedeniyle protestolarla karşılanabilir. Türkiye'yi temsilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da zirveye katılması ve özellikle Gazze ile Ukrayna konularında diplomatik temaslarda bulunması bekleniyor.
BM'nin etkinliği sorgulanırken, Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinin veto yetkisi nedeniyle karar alma mekanizmasının tıkandığı sık sık dile getiriliyor. Bu yıl, Güvenlik Konseyi reformu ve veto hakkının sınırlandırılması yönünde çağrıların daha güçlü yükselmesi bekleniyor. Afrika Birliği ve bazı Asya ülkeleri, konseyde daha fazla temsil talep ediyor.
Yapay zekâ ve siber güvenlik, Genel Kurul'un yan etkinliklerinde de geniş yer bulacak. Özel sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları, yapay zekânın insan hakları, işgücü piyasası ve demokrasi üzerindeki etkilerini tartışacak. Avrupa Birliği, yapay zekâ yasası konusunda küresel bir standart oluşturma çabasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BM Genel Kurulu'nu hem bölgesel hem de küresel dengeleri etkilemek için önemli bir fırsat olarak görüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın zirvede yapacağı görüşmelerde Gazze'de ateşkes, Ukrayna'da barış müzakereleri ve tahıl koridoru gibi konular öne çıkacak. Türkiye, Rusya ile Ukrayna arasında arabuluculuk rolünü sürdürmek ve Batı ile ilişkilerini dengelemek istiyor. Ayrıca, yapay zekâ düzenlemeleri ve iklim finansmanı gibi başlıklarda gelişmekte olan ülkelerin sesi olmayı hedefliyor. BM Güvenlik Konseyi reformu çağrıları, Türkiye'nin "Dünya Beşten Büyüktür" teziyle örtüşüyor. Ekonomik baskılar ve enerji güvenliği ise Türkiye'nin dış politikasında belirleyici olmaya devam edecek.