Dünya Kupası Amerika Birleşik Devletleri, Meksika ve Kanada'nın ortak ev sahipliğinde düzenlenirken, Kanada'nın ev sahibi şehirleri Toronto ve Vancouver'da turnuvanın başlamasına günler kala binlerce bilet satılmadı. Stadyum tribünlerinde boş koltuklar göze çarparken, yüksek bilet fiyatları ve vasat maç kalitesi seyircilerin ilgisini çekmekte yetersiz kalıyor. Turnuvanın ekonomik beklentileri karşılamadığı ve Kanada'da futbol kültürünün henüz tam olarak oturmadığı belirtiliyor.
Artan Fiyatlar ve Azalan Talep
Toronto'daki BMO Field ve Vancouver'daki BC Place'de oynanacak maçlar için en ucuz biletlerin 150 dolardan başlaması, birçok futbolseverin tribünden uzak durmasına neden oldu. Özellikle grup aşamasındaki İran-Amerika Birleşik Devletleri, Meksika-İtalya gibi karşılaşmaların yanı sıra, düşük profilli takımların yer aldığı maçlar büyük ölçüde ilgi görmedi. Organizatörler, bilet satışlarını artırmak için son anda indirim kampanyaları başlatsa da, talebin beklentilerin altında kalması dikkat çekiyor.
Kanada Futbol Federasyonu yetkilileri, bilet fiyatlarının belirlenmesinde enflasyonist baskılar ve organizasyon maliyetlerinin etkili olduğunu savunurken, taraftar grupları ise fiyatların makul seviyelere çekilmesi gerektiğini vurguluyor. Toronto'da yaşayan bir futbolsever, "Üç kişilik bir aile için bir maça gitmek, ortalama bir aylık gıda harcamasına denk geliyor. Bu fiyatlarla stadyumları doldurmak imkansız" şeklinde konuşuyor.
Kanada'da Futbol Kültürü ve Kış Olimpiyatları Etkisi
Kanada'da futbol, son yıllarda kadın milli takımının başarıları ve MLS'in yaygınlaşmasıyla popülerlik kazansa da, erkek futbolunda henüz büyük bir hayran kitlesi oluşmuş değil. Bunun yanında, aynı dönemde Kanada'da düzenlenen 2026 Kış Olimpiyatları'na hazırlıklar, spor kamuoyunun dikkatini dağıtmış durumda. Olimpiyat oyunlarına yönelik yoğun promosyonlar, Dünya Kupası'nın gölgede kalmasına yol açtı.
Uzmanlara göre, Kanada'da futbolun yaz aylarında diğer spor dallarıyla rekabet etmesi de zor. Beyzbol, basketbol ve Amerikan futbolu gibi popüler sporların sezonlarının devam etmesi, bilet satışlarını olumsuz etkiliyor. Öte yandan, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki maçlara ilgi daha yüksek olsa da, Kanada genelinde turnuvanın bir kutlama havasından uzak olduğu gözlemleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Dünya Kupası'na olan ilginin azalması, Türkiye'nin 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası ev sahipliği hedefleri açısından dolaylı bir uyarı niteliği taşıyor. Yüksek bilet fiyatları ve organizasyon maliyetlerinin denetlenememesi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde benzer sorunlara yol açabilir. Ayrıca Kanada'daki bu tablo, büyük spor organizasyonlarının sadece statları doldurmakla kalmayıp, aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirlik ve toplumsal kabul açısından da zorluklar barındırdığını gösteriyor. Türkiye'nin bu deneyimden ders çıkararak, erişilebilir fiyat politikaları ve halkı kucaklayıcı bir organizasyon stratejisi benimsemesi önem taşıyor.