Japonya'nın güneyindeki Izu Adaları, Pasifik'te hızla güçlenen Tropikal Fırtına Dujuan'ın yeniden tayfun statüsüne yükselmesiyle birlikte şiddetli rüzgâr ve yoğun yağış tehdidi altında. Fırtına, doğrudan karaya çıkmasa da geniş bir alanda etkili olacak.
Fırtınanın Gelişimi ve Beklenen Etkileri
Tropikal Fırtına Dujuan, Japonya kıyılarını sıyırarak ilerliyor. Daha önce tayfun kategorisine ulaşan Dujuan, kısa süreliğine zayıflayarak tropikal fırtına seviyesine düşmüştü. Ancak Pasifik sularının sıcaklığı ve uygun atmosfer koşulları nedeniyle yeniden güçlenerek tayfuna dönüşmesi bekleniyor. Meteoroloji uzmanları, fırtınanın Izu Adaları'nı geçerken rüzgâr hızının saatte 118 kilometreyi aşabileceğini ve dalga yüksekliğinin 10 metreyi bulabileceğini öngörüyor.
Izu Adaları, Tokyo'nun güneyinde yer alan ve idari olarak Tokyo metropolüne bağlı olan bir takımada. Bölgede yaşayan yaklaşık 25 bin kişi için yerel yönetimler uyarıda bulundu. Feribot seferleri iptal edildi, balıkçı tekneleri limanlara çekildi. Adalarda yaşayanlara pencerelerini kapatmaları, dışarı çıkmamaları ve olası tahliye talimatlarına hazır olmaları çağrısı yapıldı. Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), Dujuan'ın yörüngesinin kesin olmadığını, ancak adaların en kötü senaryoya hazırlanması gerektiğini vurguladı.
Fırtına, Japonya ana karasını doğrudan vurmayacak olsa da, Honshu'nun güneydoğu kıyılarında kuvvetli sağanak yağışlara ve yüksek dalgalara neden olabilir. Tokyo ve çevresinde ulaşımda aksamalar yaşanabilir. Yetkililer, özellikle sel ve heyelan riskine karşı uyardı.
Dujuan, 2021 Pasifik tayfun sezonunun bir parçası. Sezon, normalde yılda ortalama 25-30 tropikal siklon üretirken, bu yıl şu ana kadar 20'nin üzerinde fırtına oluştu. Uzmanlar, iklim değişikliğinin fırtınaların hızla güçlenmesine ve daha yavaş hareket etmesine yol açtığını belirtiyor. Bu durum, aynı bölgede uzun süreli yağışlara ve dolayısıyla sel felaketlerine davetiye çıkarıyor.
Atlantik'te Sessiz Kasırga Sezonu
Pasifik'te fırtınalar peş peşe gelirken, Atlantik Okyanusu'nda beklenenin aksine sakin bir kasırga sezonu yaşanıyor. NOAA (Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi), Mayıs ayında yaptığı tahminde bu yıl için ortalamanın üzerinde bir aktivite öngörmüştü. Ancak şu ana kadar sadece birkaç tropikal fırtına oluştu ve bunlardan hiçbiri büyük bir kasırgaya dönüşmedi.
Bilim insanları, Atlantik'teki bu sessizliği birkaç faktöre bağlıyor: Afrika'nın batısından gelen toz bulutları, okyanus yüzey sıcaklıklarının normalden düşük olması ve rüzgâr kaymasının fırtına oluşumunu engellemesi. Ayrıca, La Niña olayının etkisiyle Pasifik'te daha fazla fırtına görülürken, Atlantik'te durgunluk yaşanıyor. Bu durum, enerji piyasaları ve sigorta sektörü için geçici bir rahatlama sağlasa da, uzmanlar sezonun henüz bitmediğini ve özellikle Eylül-Ekim aylarında ani bir hareketlilik olabileceğini hatırlatıyor.
Atlantik kasırga sezonu resmi olarak 1 Haziran'da başlayıp 30 Kasım'da sona eriyor. Tarihsel olarak en yoğun dönem genellikle Ağustos ortasından Ekim sonuna kadar sürüyor. Dolayısıyla önümüzdeki haftalarda hareketlilik artabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Dujuan Tayfunu'nun doğrudan Türkiye'ye bir etkisi bulunmuyor; ancak küresel iklim dinamikleri ve doğal afetlerin ekonomik yansımaları dolaylı sonuçlar doğurabilir. Japonya, Türkiye'nin Asya'daki önemli ticari ortaklarından biri. Olası bir felaket, bölgesel tedarik zincirlerinde aksamalara ve Japon ekonomisinde geçici dalgalanmalara yol açabilir. Ayrıca, Türkiye son yıllarda iklim değişikliğinin etkisiyle sel, yangın ve kuraklık gibi aşırı hava olaylarıyla daha sık karşılaşıyor. Pasifik'teki bu tür gelişmeler, Türkiye'nin de afet yönetimi ve iklim uyum stratejilerini gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Atlantik'teki sessizlik ise enerji fiyatları üzerinden dolaylı bir rahatlama sağlayabilir; zira kasırgalar, Meksika Körfezi'ndeki petrol ve doğalgaz üretimini sekteye uğratarak küresel fiyatları etkiler.