Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Gazze Şeridi'ne yönelik insani yardımların gecikmesinin bölgede tıbbi malzeme kıtlığını kronik bir sorun haline getirdiğini bildirdi. İsrail'in uyguladığı kısıtlamalar ve bürokratik engeller nedeniyle yardım konvoylarının gecikmesi, zaten çökmüş durumdaki sağlık sistemini daha da kötüleştiriyor. Hastanelerde ilaç, tıbbi sarf malzemesi ve yakıt sıkıntısı had safhada.
Yardım Gecikmesinin Arka Planı
DSÖ yetkilileri, Gazze'ye giren yardım miktarının ihtiyacın çok altında kaldığını vurguluyor. İsrail, güvenlik gerekçesiyle sınır kapılarında sıkı denetim uygularken, yardım kuruluşları da bürokratik engeller ve koordinasyon sorunları nedeniyle malzemelerin ihtiyaç sahiplerine ulaşmasında güçlük çekiyor. Özellikle Refah ve Kerem Şalom sınır kapılarındaki yığılmalar, tıbbi malzemelerin bozulmasına ve acil ihtiyaçların karşılanamamasına yol açıyor.
DSÖ'nün son raporuna göre, Gazze'deki hastanelerin yalnızca %30'u kısmen faaliyet gösterebiliyor. Kalan tesisler ya hasar görmüş ya da yakıt ve malzeme yokluğundan kapanmış durumda. Elektrik kesintileri nedeniyle ameliyathaneler ve yoğun bakım üniteleri çalışamaz hale gelmiş, kronik hastalar ve yaralılar için hayati risk oluşuyor.
Uluslararası yardım kuruluşları, İsrail'in yardım girişlerini keyfi olarak engellediğini ve bazı malzemelerin "çift kullanımlı" olduğu gerekçesiyle reddedildiğini belirtiyor. Bu durum, temel tıbbi ekipman ve ilaçların dahi Gazze'ye sokulmasını zorlaştırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze'deki insani kriz, Orta Doğu'da istikrarı tehdit eden unsurlardan biri haline gelmiş durumda. Sınır tanımayan sağlık krizi, komşu ülkelerde de endişe yaratıyor; Mısır ve Ürdün, olası bir mülteci akınına karşı hazırlık yapıyor. Uluslararası kamuoyu, İsrail'e yönelik baskıyı artırırken, Birleşmiş Milletler ve diğer kuruluşlar ateşkes çağrılarını yineliyor.
DSÖ, Gazze'deki sağlık sisteminin yeniden ayağa kaldırılması için acil ateşkes ve kesintisiz yardım koridoru çağrısı yapıyor. Ancak siyasi çözümsüzlük, insani erişimi giderek zorlaştırıyor. Bölgede artan tansiyon, yalnızca Gazze için değil, tüm Orta Doğu için ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki insani kriz, Türkiye'nin dış politikasında öncelikli bir yer tutuyor. Türkiye, hem insani yardım hem de siyasi düzeyde Filistin halkına destek veriyor; ancak İsrail'in uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle yardımların ulaştırılmasında zorluklar yaşanıyor. Bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin güvenliği ve ekonomik çıkarları açısından da risk taşıyor. Türkiye, uluslararası platformlarda ateşkes ve insani erişim çağrılarını sürdürerek, Orta Doğu'da barış ve istikrarın tesisine katkı sağlamayı hedefliyor.