Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (DRC) kuzeydoğusunda, çatışmalardan kaçan sivillerin sığındığı bir kampta mayıs ayının başından bu yana en az 30 kişi hayatını kaybetti. Yetkililer, ölenlerden bazılarının Ebola virüsü nedeniyle yaşamını yitirdiğini doğrularken, hastalığın kampta hızla yayılabileceği endişesi artıyor. DRC Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü'nden (WHO) ekipler bölgede acil müdahale çalışmalarına başladı. Kampın aşırı kalabalık olması ve hijyen koşullarının yetersizliği, salgının kontrol altına alınmasını zorlaştırıyor.
Ebola'nın yeniden canlanması: Kuzeydoğu Kongo'daki kriz derinleşiyor
DRC'nin uzun süredir çatışmalarla boğuşan kuzeydoğu bölgesi, aynı zamanda Ebola virüsünün sık sık salgınlara yol açtığı bir coğrafya. Ülke tarihindeki en büyük Ebola salgınlarından biri olan 2018-2020 döneminde 2.200'den fazla kişi hayatını kaybetmişti. Şimdi ise Ituri eyaletindeki bir yerinden edilmişler kampında ölümlerin artması, virüsün yeniden canlandığına işaret ediyor. Uzmanlar, kampta yaşayan yaklaşık 35 bin kişinin sağlık hizmetlerine erişiminin sınırlı olduğunu ve aşı kampanyalarının bölgedeki güvenlik sorunları nedeniyle tam olarak yürütülemediğini belirtiyor.
Kamp yöneticileri, ölenler arasında çocukların da bulunduğunu ve belirtiler gösteren birçok kişinin daha hastaneye kaldırıldığını açıkladı. Ebola virüsü, yüksek ateş, kanama ve organ yetmezliğine yol açarak ölümcül seyredebiliyor. DRC Sağlık Bakanı Jean-Jacques Mbungani, bölgeye acil ekipler sevk edildiğini ve temaslı takibi ile aşılama çalışmalarının başlatıldığını duyurdu. Ancak bölgedeki silahlı grupların varlığı ve altyapı eksikliği, çalışmaları sekteye uğratma riski taşıyor.
Bölgesel ve küresel etkiler: Salgının yayılma potansiyeli
DRC'deki bu yeni Ebola odaklanması, yalnızca ülke için değil, tüm Orta Afrika bölgesi için bir tehdit oluşturuyor. Uganda, Ruanda ve Güney Sudan gibi komşu ülkeler, sınır bölgelerinde alarma geçmiş durumda. Özellikle Uganda, daha önceki salgınlarda sınır ötesi bulaşmalarla karşı karşıya kalmış ve sert önlemler almıştı. Dünya Sağlık Örgütü, salgının uluslararası yayılma riskini değerlendirmek için acil bir komite topladı. WHO'nun Afrika direktörü Matshidiso Moeti, 'Kamplardaki yoğun nüfus ve hareketlilik, virüsün yayılması için verimli bir zemin oluşturuyor' uyarısında bulundu.
Küresel sağlık topluluğu, Ebola'nın yeniden ortaya çıkışını yakından takip ediyor. COVID-19 pandemisi ve maymun çiçeği salgınlarının ardından sağlık sistemlerinin kırılgan olduğu bir dönemde yeni bir salgın dalgası, uluslararası kaynakların yeniden seferber edilmesini gerektirecek. DRC'ye uygulanan seyahat kısıtlamaları ve ticaret engelleri henüz gündemde olmasa da, salgının büyümesi halinde bölgesel ekonomik faaliyetlerin sekteye uğraması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
DRC'deki Ebola salgını, Türkiye'nin Afrika'ya yönelik sağlık diplomasisi ve insani yardım faaliyetleri açısından önem taşıyor. Türkiye, geçmişte DRC'deki Ebola salgınlarına destek vermiş ve Sağlık Bakanlığı aracılığıyla tıbbi malzeme yardımında bulunmuştu. Bu yeni dalga, Türk Kızılayı, TİKA ve AFAD gibi kurumların yeniden harekete geçmesini gerektirebilir. Ayrıca Türkiye, bölgedeki ticari çıkarları (maden, altyapı projeleri) nedeniyle salgının yayılmasının ekonomik etkilerini yakından takip ediyor. Salgının komşu ülkelere sıçraması, Doğu Afrika'daki Türk yatırımlarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Türk sağlık kurumları, Ebola ile mücadelede deneyimli olduğundan, bu krizde teknik destek sunma potansiyeline sahiptir.