DoubleLine Capital'in portföy yöneticisi Robert Cohen'e göre, yapay zeka altyapı yatırımlarını finanse etmek için borçlanmaya giden bazı teknoloji devlerinin tahvilleri, yaşanan satış dalgasının ardından cazip değerlemelere ulaştı. Cohen, özellikle Alphabet (GOOGL) ve Amazon (AMZN) gibi şirketlerin borçlanma araçlarının artık yatırımcılar için fırsat sunduğunu ifade etti. Bu değerlendirme, teknoloji sektörünün yapay zeka yarışında üstlendiği borç yükünün piyasalarda yarattığı endişelerin ardından geldi.
Yapay Zeka Borçlanma Dalgası ve Değerleme Baskısı
Yapay zeka teknolojilerine yönelik artan talep, Microsoft, Alphabet, Amazon ve Meta gibi dev şirketleri veri merkezleri, çipler ve yazılım altyapısına milyarlarca dolar yatırım yapmaya yönlendirdi. Bu yatırımların önemli bir kısmı borçlanma yoluyla finanse edildi. Şirketler, düşük faizli dönemlerde ihraç ettikleri tahvillerle uzun vadeli projeleri desteklerken, son dönemde artan faiz oranları ve ekonomik belirsizlikler bu borçların değerini olumsuz etkiledi. Yatırımcılar, yapay zeka yatırımlarının kısa vadede getiri sağlamayacağı endişesiyle teknoloji tahvillerinden uzaklaştı ve satış baskısı oluştu.
DoubleLine'ın değerlendirmesi, bu satış dalgasının aşırı tepki olduğunu ve bazı tahvillerin gerçek değerinin altında işlem gördüğünü ima ediyor. Robert Cohen, "Piyasa, yapay zeka harcamalarının yarattığı borç yükünü fiyatlıyor ancak bu şirketlerin nakit akışı ve bilanço gücü göz ardı ediliyor" dedi. Cohen'e göre, özellikle Google'ın ana şirketi Alphabet ve e-ticaret devi Amazon'un tahvilleri, mevcut seviyelerden alım için uygun.
Alphabet ve Amazon, bulut bilişim ve yapay zeka alanında önemli yatırımlara sahip. Her iki şirket de son çeyreklerde güçlü nakit akışı ve kârlılık açıkladı. Ancak yapay zeka yatırımlarının kısa vadeli kâr marjlarını baskılayabileceği ve borçluluk oranlarını artırabileceği yönündeki endişeler, tahvil fiyatlarını aşağı çekti. DoubleLine, bu durumun orta vadede düzelmesini bekliyor.
Küresel Piyasalar ve Teknoloji Tahvillerinin Geleceği
Teknoloji tahvillerindeki satış, sadece ABD ile sınırlı değil. Küresel tahvil piyasalarında da benzer bir eğilim gözlendi. Avrupa ve Asya'daki yatırımcılar, teknoloji şirketlerinin borçlanma araçlarına karşı temkinli yaklaşıyor. Ancak DoubleLine gibi büyük fon yöneticilerinin alım yönünde görüş belirtmesi, piyasada bir dip oluşumu sinyali olarak yorumlanıyor.
Öte yandan, yapay zeka yatırımlarının uzun vadeli getirisi konusunda belirsizlik sürüyor. Şirketler, yapay zeka modellerini geliştirmek ve altyapıyı kurmak için muazzam kaynak ayırıyor. Bu harcamaların ne zaman kâra dönüşeceği belirsiz. Yatırımcılar, bu belirsizliği fiyatlamakta zorlanıyor. DoubleLine'ın görüşü, piyasanın aşırı karamsar olduğu yönünde.
Bununla birlikte, teknoloji tahvillerindeki toparlanma, genel ekonomi politikalarına ve faiz oranlarına bağlı. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim döngüsüne başlaması halinde, tahvil fiyatlarının yükselmesi ve teknoloji şirketlerinin borçlanma maliyetlerinin düşmesi bekleniyor. Ancak enflasyonun seyri ve jeopolitik riskler, bu görünümü tehdit edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel teknoloji tahvillerindeki dalgalanma, Türkiye'nin dış borçlanma maliyetleri ve sermaye akışları üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir. Türk şirketleri ve bankaları, uluslararası piyasalardan borçlanırken küresel risk iştahından etkileniyor. Teknoloji tahvillerindeki bir toparlanma, genel risk iştahını artırarak gelişmekte olan piyasalara sermaye girişini destekleyebilir. Ayrıca, yapay zeka yatırımlarındaki artış, Türkiye'nin teknoloji ihracatı ve dijital dönüşümü için fırsatlar sunuyor. Ancak Türkiye'nin kendi teknoloji şirketlerinin bu yarışta geri kalmaması için Ar-Ge ve altyapı yatırımlarına hız vermesi gerekiyor.