Geçtiğimiz hafta Japonya’nın Tokyo kentinde bir araya gelen Dörtlü Diyalog (Quad) üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, grubun ölmediğini ve Çin’in bölgesel davranışlarına karşı ortak bir mekanizma olarak işlevini sürdürdüğünü kanıtladı. Avustralya, Hindistan, Japonya ve ABD’den oluşan Quad, COVID-19 pandemisinden bu yana yüz yüze zirveler düzenlemede zorluk çekse de, bu haftaki toplantı, kamuoyu önünde yapılan çalışmaların grubun temel işlevi olmadığını ortaya koydu. Toplantıda Hint-Pasifik bölgesinde serbest ve açık deniz yollarının korunması, kritik teknolojiler ve altyapı yatırımları ele alındı.
Quad’ın Geleceği ve Zirvelerin Önemi
Quad, son yıllarda özellikle liderler düzeyindeki zirveleriyle gündeme gelmişti. Ancak pandemi ve üye ülkelerdeki iç siyasi gelişmeler, yüz yüze toplantıları sekteye uğrattı. Bu durum, grubun etkisizleştiği yorumlarına neden olmuştu. Oysa dışişleri bakanları düzeyinde yapılan bu toplantı, Quad’ın sadece törensel bir birliktelik olmadığını, aksine üyeleri arasında sürekli bir koordinasyon sağladığını gösterdi. Toplantıda, Güney Çin Denizi’ndeki anlaşmazlıklar, Myanmar’daki kriz ve Kuzey Kore’nin nükleer programı gibi konular masaya yatırıldı. Quad ülkeleri, bu tür konularda ortak bir duruş sergilemenin önemini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Çin’in Yükselişine Karşı Ortak Cephe
Quad’ın en temel hedefi, Hint-Pasifik bölgesinde Çin’in artan etkisine karşı bir denge unsuru oluşturmak. Toplantıda da bu amaç doğrultusunda, Çin’in bölgesel davranışlarına karşı nasıl bir ortak tutum izleneceği ele alındı. Quad üyesi ülkeler, Çin’in askeri yığınağı, ticaret politikaları ve teknoloji alanındaki baskılarına karşı birlikte hareket etme kararlılığını yineledi. Ancak Quad’ın Çin’e karşı bir ittifak olmadığı, aksine bölgesel istikrar ve refah için bir platform olduğu ifade edildi. Toplantıda ayrıca, Avustralya’nın Çin’le yaşadığı ticari sorunlar ve Hindistan’ın sınır anlaşmazlıkları da gündeme geldi. ABD ve Japonya, müttefiklerine destek mesajı verdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Quad, doğrudan Türkiye’yi ilgilendiren bir yapı olmasa da, Hint-Pasifik bölgesindeki dengeler küresel güç mücadelesinin bir parçası olarak Ankara’yı da etkilemektedir. Türkiye, Çin’le ticari ilişkilerini geliştirirken aynı zamanda NATO müttefiki ABD ile ittifakını korumaktadır. Quad’nın Çin karşısında güçlenmesi, Ankara’nın bu iki ülke arasında denge politikası izlemesini zorlaştırabilir. Öte yandan, Quad üyeleriyle savunma sanayii ve teknoloji alanındaki işbirlikleri Türkiye için fırsatlar sunmaktadır. Özellikle Hindistan’la savunma alanındaki ortak projeler ve Japonya’yla nükleer enerji görüşmeleri bu bağlamda değerlendirilebilir. Sonuç olarak, Quad’ın varlığı, Türkiye’nin çok kutuplu dünyada konumlanması açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir.