Küresel piyasalarda haftanın son işlem gününde ABD doları, yayımlanan zayıf istihdam verilerinin ardından Mayıs ayından bu yana en düşük seviyesine geriledi. Piyasalar, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yakın vadede faiz artırımına gitmeyeceğine yönelik beklentilerin güçlenmesiyle dolar endeksi üzerinde satış baskısı oluştu. Bu gelişme, küresel rezerv para biriminin seyrini etkilerken, gelişmekte olan ülke para birimleri ve emtia fiyatları üzerinde de belirleyici oldu. Yatırımcılar, Fed'in para politikasındaki yönünü belirlemede kritik öneme sahip olan istihdam verilerindeki zayıflığın, enflasyonla mücadele stratejisini nasıl etkileyeceğini yakından izliyor.
Zayıf İstihdam Verileri Fed'in Elini Güçleştiriyor
ABD Çalışma Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, tarım dışı istihdam artışı beklentilerin oldukça altında kaldı. Ekonomistlerin 200 bin civarında artış öngördüğü istihdam rakamı, yalnızca 150 bin olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı ise yüzde 3,9 ile son iki yılın en yüksek seviyesine çıktı. Ücret artışlarının da yavaşlaması, iş gücü piyasasında soğuma işaretleri olarak yorumlandı. Bu durum, Fed'in agresif faiz artırımlarına devam etme ihtimalini azaltırken, doların değer kaybını hızlandırdı.
Piyasalarda Fed'in faiz oranlarını sabit tutacağına yönelik olasılıklar yükselirken, dolar endeksi (DXY) yüzde 1,1'lik düşüşle 103,5 seviyesine geriledi. Bu, 2 Mayıs'tan bu yana en düşük seviye olarak kaydedildi. Öte yandan, ABD Hazine tahvil faizlerinde de gerileme yaşandı; 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,2'nin altına inerek son üç ayın dip seviyesini gördü. Bu durum, küresel risk iştahını desteklerken, gelişmekte olan ülke para birimlerine de olumlu yansıdı.
Küresel Piyasalara Yansımalar
Doların değer kaybı, başta altın olmak üzere emtia fiyatlarını yukarı çekti. Ons altın, yüzde 2'nin üzerinde artışla 2.090 dolara yükselerek rekor seviyeye yaklaştı. Brent petrol ise yüzde 1,5'lik primle 86 dolardan işlem gördü. Gelişmekte olan ülke para birimleri arasında en belirgin hareket Türk lirasında görüldü; dolar/TL kurundaki yükseliş ivme kaybetti.
Analistler, Fed'in faiz kararının yanı sıra bu yıl içinde faiz indirimlerine başlayabileceği beklentilerinin dolar üzerindeki baskıyı sürdüreceğini belirtiyor. ABD'de enflasyonun yavaşlaması ve istihdam piyasasındaki soğuma, para politikasında gevşeme sinyalleri olarak algılanıyor. Ancak, Fed Başkanı Jerome Powell'ın daha önce yaptığı açıklamalarda faiz indirimlerinin gündemde olmadığını söylemesi, piyasalardaki bu iyimserliği sınırlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Doların küresel değer kaybı, Türkiye ekonomisi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Özellikle enerji ithalatına bağımlı olan Türkiye, petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki düşüşten olumlu etkilenecektir. Ayrıca, dolar endeksindeki gerileme, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını kolaylaştırabilir. Ancak, Türkiye'nin yüksek enflasyon ve cari açık sorunları devam ederken, TL'nin değer kazanması ihracatçıları olumsuz etkileyebilir. Merkez Bankası'nın sıkı para politikası duruşu devam ettiği sürece, kurun seviyesi kontrol altında tutulmaya çalışılacaktır. Bu gelişmenin, Türkiye'nin dış borç yükü üzerindeki baskıyı hafifletmesi beklenirken, ihracat rekabet gücü açısından dikkatli izlenmesi gerekiyor.