Yüzlerce doktor, Dünya Tabipler Birliği'ne (WMA) İsrail Tabipler Birliği'nin üyeliğini askıya alma çağrısı yaptı. Doktorlar, İsrail Tabipler Birliği'ni Filistin'de sağlık hizmetlerinin sistematik olarak yok edilmesi karşısında sessiz kalmakla suçluyor. WMA'ya gönderilen açık mektupta, İsrail'in Gazze'de hastanelere, sağlık personeline ve altyapıya yönelik saldırılarının uluslararası hukuku ihlal ettiği belirtiliyor. Mektubu imzalayan doktorlar, WMA'nın etik ilkelerine aykırı davranan üyelerine karşı harekete geçmesi gerektiğini vurguluyor. WMA henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.
Gelişmenin Arka Planı
Dünya Tabipler Birliği, 1947'de kurulmuş olup 100'den fazla ülkenin tabip birliklerini temsil eden uluslararası bir çatı örgüttür. Örgütün temel misyonu, tıp etiği standartlarını yükseltmek ve hekimlerin insan hakları ihlalleri karşısında sesini duyurmaktır. İsrail Tabipler Birliği, WMA'nın uzun yıllardır üyesidir. Ancak son dönemde, özellikle 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de yaşanan çatışmalar sırasında Filistinli sağlık çalışanlarının ve hastanelerin hedef alınması, uluslararası tıp camiasında rahatsızlık yaratmıştır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, Gazze'de sağlık tesislerinin büyük bir kısmı ya hasar görmüş ya da hizmet dışı kalmıştır. Yüzlerce sağlık çalışanı hayatını kaybetmiş, binlercesi yaralanmıştır. Bu koşullar altında, bazı ulusal tabip birlikleri ve bağımsız hekim grupları, WMA'yı daha aktif bir tutum almaya çağırmaktadır. Açık mektubu imzalayan doktorlar arasında akademisyenler, insan hakları örgütlerinde görev alan hekimler ve çeşitli ülkelerden tıp uzmanları bulunmaktadır. Mektupta, İsrail Tabipler Birliği'nin, Filistinli meslektaşlarının maruz kaldığı ihlallere karşı sessiz kalarak WMA'nın etik kurallarını ihlal ettiği öne sürülmektedir. WMA tüzüğü, üyelerin insan haklarına saygı göstermesini ve tıp etiğine uygun davranmasını şart koşmaktadır. Mektupta ayrıca, WMA'nın bu tür ihlallerde bulunan üyeleri askıya alma yetkisi olduğu hatırlatılmaktadır. WMA'nın 2019'da Venezuela Tabipler Birliği'ni insan hakları ihlalleri nedeniyle askıya aldığı örneği de dile getirilmektedir. Bu durum, WMA'nın benzer durumlarda nasıl hareket ettiğini göstermesi açısından önemli bir emsal teşkil etmektedir. İsrail Tabipler Birliği ise henüz konuya ilişkin bir açıklama yapmamıştır. Ancak daha önce yaptığı açıklamalarda, İsrail'in güvenlik kaygılarını vurgulamış ve sağlık çalışanlarının zor koşullarda görev yaptığını belirtmiştir. Filistin Tabipler Birliği ise uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırmakta ve İsrail'in sağlık alanındaki ihlallerini belgelemektedir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, uluslararası tıp camiasında Filistin konusundaki bölünmeyi gözler önüne sermektedir. Batılı ülkelerin tabip birlikleri genellikle İsrail'e yönelik eleştirilerde temkinli davranırken, Arap ülkeleri ve bazı Asya ile Afrika ülkelerinin birlikleri daha sert tutum almaktadır. WMA'nın olası bir askıya alma kararı, örgütün tarafsızlığı ve etkinliği açısından ciddi sonuçlar doğurabilir. Ayrıca, bu tür bir adım, diğer uluslararası meslek örgütleri için de emsal teşkil edebilir ve İsrail'e yönelik uluslararası baskıyı artırabilir. Birleşmiş Milletler ve diğer insan hakları örgütleri, Gazze'de sağlık sisteminin çöküşüne dair raporlar yayımlamaktadır. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, sağlık tesislerine yönelik saldırıların savaş suçu teşkil edebileceği uyarısında bulunmuştur. Bu bağlamda, doktorların çağrısı, küresel sağlık etiği tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. WMA'nın vereceği karar, örgütün insan hakları konusundaki samimiyetini test edecek niteliktedir. Öte yandan, İsrail yanlısı gruplar, WMA'yı siyasallaşmakla suçlayabilir ve bu tür girişimlerin tıp mesleğini bölmekten başka işe yaramayacağını savunabilir. Ancak mektubu imzalayan doktorlar, bunun bir insan hakları meselesi olduğunu ve tıp etiğinin siyaset üstü tutulması gerektiğini vurgulamaktadır. WMA'nın önümüzdeki günlerde konuyu gündemine alması bekleniyor. Örgütün yönetim kurulu, üye birliklerden gelen talepleri değerlendirerek bir karar verecek. Bu süreçte, kamuoyu baskısı ve medyanın ilgisi belirleyici olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinen bir ülke olarak, bu gelişmeyi yakından takip etmektedir. Türk Tabipleri Birliği (TTB), muhtemelen bu tür girişimleri destekleyecek ve WMA nezdinde İsrail'in askıya alınması yönünde lobi faaliyeti yürütecektir. Türkiye'nin sağlık diplomasisi, son yıllarda artan bir ivme kazanmıştır ve Ankara, uluslararası platformlarda Filistinli sağlık çalışanlarının haklarını savunmaktadır. Bu çağrı, Türkiye'nin uluslararası örgütlerde İsrail'e yönelik baskıyı artırma çabalarına destek verebilir. Ayrıca, Türkiye'nin insani yardım ve sağlık alanındaki aktif rolü, Gazze'deki sağlık krizine müdahalede önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır. WMA'nın olası bir kararı, Türkiye'nin bölgesel ve küresel etkisini artırabilir ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda koordinasyonu güçlendirebilir.