ABD Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi (GAO) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, Başkan Donald Trump döneminde kurulan Hükümet Verimliliği Departmanı’nın (DOGE) yürüttüğü işten çıkarma programının 6,7 milyar dolara mal olduğunu ortaya koydu. Rapor, yönetimin çalışmayan personeli işten ayrılmaya teşvik etmek için yaptığı ödemelerin Kongre’de yeni bir israf tartışması başlatmasına neden oldu. Bazı milletvekilleri, bu harcamayı “aptalca” olarak nitelendirerek sert eleştirilerde bulundu.
GAO Raporunun Ayrıntıları ve DOGE’nin Kuruluşu
Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi’nin (GAO) raporu, Trump yönetiminin “hükümeti küçültme” vaadiyle hayata geçirdiği DOGE programı kapsamında, işten ayrılmaya teşvik edilen federal çalışanlara toplamda 6,7 milyar dolar ödendiğini tespit etti. Bu tutar, başlangıçta açıklanan 7 milyar dolarlık tahminin biraz altında olsa da, rakamın büyüklüğü Kongre’de yankı uyandırdı. DOGE, Başkan Trump’ın 2025 yılı başında imzaladığı bir kararnameyle kurulmuş, bünyesine özel sektörden yöneticiler ve teknoloji girişimcileri atanmıştı. Programın amacı, federal hükümetteki bürokrasiyi azaltmak, verimsiz personeli ayıklamak ve vergi mükelleflerinin parasını korumak olarak açıklanmıştı. Ancak GAO’nun bulguları, bu hedefe ulaşmak için yapılan harcamaların beklenenin çok üzerinde olduğunu gösteriyor.
Rapora göre, işten ayrılmaya teşvik edilen çalışanlara ortalama 25 bin ila 50 bin dolar arasında değişen kıdem tazminatı ve ek ödemeler yapıldı. Bu ödemelerin bir kısmı, çalışanların işten ayrıldıktan sonra belirli bir süre boyunca maaş almaya devam etmesi şeklinde gerçekleşti. GAO, toplam maliyetin 6,7 milyar dolar olduğunu ve bunun 2025 mali yılı bütçesinde öngörülmeyen bir harcama kalemi oluşturduğunu belirtti. Raporda ayrıca, DOGE’nin bu süreçte yeterli maliyet-fayda analizi yapmadığı ve bazı ödemelerin yasal dayanaktan yoksun olabileceği ifade edildi.
Kongre’de İsraf Tartışması ve Siyasi Tepkiler
GAO raporunun kamuoyuna açıklanmasının ardından Kongre’de her iki partiden de eleştiriler yükseldi. Temsilciler Meclisi’nde Demokrat Partili üyeler, “Çalışmayan insanlara milyarlarca dolar ödemek vergi mükelleflerine ihanettir” diyerek yönetimi sert bir dille eleştirdi. Cumhuriyetçi Parti içinden de bazı isimler, programın “iyi niyetle başladığını ancak uygulamada kontrolden çıktığını” belirtti. Özellikle mali muhafazakâr kanat, bu harcamanın federal bütçe açığını daha da artıracağı endişesini dile getirdi.
Beyaz Saray’dan yapılan ilk açıklamada, DOGE’nin uzun vadede milyarlarca dolarlık tasarruf sağlayacağı savunuldu. Bir yönetim yetkilisi, “Bu ödemeler, gereksiz pozisyonların kalıcı olarak ortadan kaldırılması için yapılan bir yatırımdır. Kısa vadeli maliyet, uzun vadeli kazançların yanında küçüktür” dedi. Ancak GAO raporu, bu tasarrufların ne zaman ve nasıl gerçekleşeceğine dair somut bir veri sunmuyor. DOGE’nin kuruluşundan bu yana geçen sürede, toplamda kaç pozisyonun kaldırıldığı ve bunun bütçeye net etkisinin ne olduğu henüz netleşmiş değil.
Uzmanlar, işten çıkarma teşviklerinin federal hükümette yaygın bir uygulama olduğunu, ancak bu ölçekte bir programın benzeri görülmemiş olduğunu vurguluyor. Örneğin, 1990’larda Başkan Bill Clinton döneminde yapılan küçülme reformlarında, işten ayrılanlara sağlanan teşviklerin toplam maliyeti 3 milyar doların altındaydı. DOGE programının maliyeti ise bunun iki katından fazla. Ayrıca, birçok federal kurumun kritik pozisyonlarda deneyimli personeli kaybettiği ve hizmet kalitesinin düştüğü yönünde şikâyetler de rapora yansıdı.
Programın Geleceği ve Olası Yasal Sonuçları
Kongre’deki tartışmalar, DOGE’nin geleceğini belirsizliğe sürüklemiş durumda. Bazı milletvekilleri, programın bütçesinin dondurulması veya tamamen kaldırılması için yasa teklifi hazırlığı yapıyor. GAO raporu, aynı zamanda Adalet Bakanlığı’na suç duyurusunda bulunulması gerekip gerekmediği sorusunu da gündeme getirdi. Zira raporda, bazı ödemelerin yasalara aykırı olabileceği ve kamu kaynaklarının usulsüz kullanıldığı ima ediliyor.
Önümüzdeki günlerde Kongre’nin ilgili komitelerinde GAO yetkililerinin ifade vermesi bekleniyor. Ayrıca, DOGE’nin faaliyetlerine ilişkin bağımsız bir denetim başlatılması ihtimali de masada. Beyaz Saray ise programı savunmaya devam ediyor ve “hükümeti verimli hale getirme” söylemini yineliyor. Ancak kamuoyu yoklamaları, seçmenlerin büyük çoğunluğunun bu tür harcamalardan rahatsız olduğunu gösteriyor. 2026 ara seçimleri yaklaşırken, DOGE’nin maliyeti hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar için önemli bir siyasi koz haline gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’de federal hükümetin küçültülmesi ve kamu personel politikaları, doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmese de küresel ekonomik yönetişim açısından önemli bir gösterge sunuyor. Türkiye, kamu istihdamı ve bürokrasinin verimliliği konusunda benzer tartışmaları zaman zaman yaşıyor. ABD’nin bu deneyimi, kamu reformlarında maliyet-fayda analizinin ve şeffaflığın ne kadar kritik olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca, ABD bütçesindeki büyük savurganlık iddiaları, küresel piyasalarda Amerikan ekonomisine yönelik güveni sarsabilir; bu da gelişmekte olan ülkelerin borçlanma maliyetlerini dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye’nin ABD ile ticari ve stratejik ilişkileri düşünüldüğünde, Washington’daki bütçe disiplini tartışmaları yakından izlenmeye değer.