Demokratik Ulusal Komite'nin (DNC) 2024 seçimlerindeki yenilginin nedenlerini inceleyen kapsamlı raporun yazarı, Axios'un haberini doğrulayarak Gazze savaşının Kamala Harris'in başkanlık yarışındaki şansını olumsuz etkilediği sonucuna vardığını açıkladı. Raporda, özellikle Müslüman Amerikalılar ve genç seçmenler arasında savaşın yarattığı öfkenin, Harris'in kampanyasını zayıflattığı ve bu kesimlerin oy verme motivasyonunu düşürdüğü belirtiliyor. Bu itiraf, Demokrat Parti içinde Orta Doğu politikalarının seçim sonuçlarına etkisi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Raporun İçeriği ve Harris'in Kampanyası Üzerindeki Etkisi
Raporun yazarı, özel olarak paylaştığı analizde, Gazze'deki insani kriz ve artan can kayıplarının, Biden yönetiminin İsrail'e verdiği destekle birleşince, özellikle ilerici kanat ve Müslüman topluluklar arasında büyük bir hayal kırıklığına yol açtığını vurguladı. Harris'in kampanyası, savaşın başlangıcında Biden'ın politikalarını benimsemek zorunda kalmış, ancak daha sonra kendi konumunu netleştirmekte zorlanmıştı. Bu durum, seçmenlerin gözünde Harris'in hem başkan yardımcısı olarak yönetimin politikalarından sorumlu görülmesine hem de kendi bağımsız duruşunu sergileyememesine neden oldu.
Axios'un daha önce ortaya çıkardığı rapora göre, ankete katılan seçmenlerin önemli bir kısmı, Gazze'deki durumu ABD'nin dış politikasındaki en büyük başarısızlık olarak değerlendirdi. Özellikle Michigan, Wisconsin ve Pensilvanya gibi kritik eyaletlerdeki Arap ve Müslüman seçmenlerin oyları, Harris'in kaybetmesinde belirleyici oldu. Bu eyaletlerdeki küçük oy farkları, savaşın yol açtığı tepkinin seçim sonucunu değiştirebilecek düzeyde olduğunu gösteriyor. Rapor, savaşın başlangıcında Demokrat Parti'nin bu konudaki tavrını netleştirememesinin ve Biden yönetiminin İsrail'e koşulsuz destek vermesinin, parti içinde derin bir bölünmeye yol açtığını ve bu durumun Harris'in kampanyasına yansıdığını belirtiyor.
Küresel Etkiler ve ABD Siyasetindeki Yansımaları
Bu rapor, ABD'nin Orta Doğu politikasının sadece dış ilişkileri değil, iç siyaseti de derinden etkilediğinin bir kanıtı olarak görülüyor. ABD'nin İsrail'e verdiği desteğin, Demokrat Parti'nin genç ve ilerici seçmen tabanında yarattığı erozyon, partinin önümüzdeki seçimlerde nasıl bir denge kuracağı sorusunu gündeme getiriyor. Uzmanlar, bu durumun ABD'nin küresel itibarını da zedelediğini, özellikle Müslüman ülkelerde ve Küresel Güney'de ABD'ye olan güvenin azalmasına neden olduğunu belirtiyor. Ayrıca, raporun yazarının bu sonucu açıklaması, Demokrat Parti içinde Orta Doğu politikaları konusunda halihazırda devam eden tartışmaları daha da derinleştirebilir.
Raporda, Harris'in kaybının yalnızca Orta Doğu politikalarına bağlanamayacağı, ekonomi ve göç gibi iç politika konularının da etkili olduğu belirtilse de, Gazze savaşının seçim sonuçları üzerindeki olumsuz etkisi açıkça kabul ediliyor. Bu durum, önümüzdeki dönemde ABD'nin dış politikasının iç siyasette daha da fazla tartışılacağını gösteriyor. Ayrıca, Cumhuriyetçi Parti'nin bu raporu kendi lehine kullanabileceği ve Demokratları ulusal güvenlik konularında zayıf ve kararsız göstermeye çalışabileceği de öngörülüyor. Bu gelişme, ABD'nin 2026 ara seçimleri öncesinde siyasi yangınını artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'nin Ortadoğu politikalarının iç siyasetinde ne kadar belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Türkiye, Gazze'deki insani krize karşı güçlü bir duruş sergilemiş ve iki devletli çözümün savunuculuğunu yapmıştır. ABD'deki bu tartışma, Türkiye'nin Filistin meselesindeki haklı tutumunu uluslararası alanda daha da güçlendirebilir. Öte yandan, ABD'nin bölgedeki politikalarındaki belirsizlik, Türkiye'nin kendi güvenlik çıkarlarını koruma konusunda daha bağımsız hareket etmesini gerektirebilir. Bu durum, Türkiye'nin bölgesel aktörlerle ilişkilerini yeniden değerlendirmesi ve Filistin davasına destek konusundaki liderliğini pekiştirmesi için bir fırsat sunuyor.