Uluslararası petrol piyasalarında dizel fiyatları, iki büyük jeopolitik çatışmanın gölgesinde dalgalanmaya devam ediyor: İran ile İsrail arasındaki gerilim ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgali. Her iki savaş da küresel dizel arzını olumsuz etkilerken, son veriler Orta Doğu kaynaklı kayıpların daha büyük olduğunu ortaya koyuyor. Enerji analistleri, dizel fiyatlarındaki hareketin önümüzdeki aylarda da bu iki cephedeki gelişmelere bağlı kalacağını belirtiyor.
İran-İsrail Gerilimi ve Dizel Arzı
İran ile İsrail arasındaki doğrudan askeri çatışma riski, Nisan 2024'te İran'ın İsrail'e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırısıyla zirveye çıktı. Bu olay, Basra Körfezi'nde seyrüsefer güvenliği endişelerini artırdı ve sigorta maliyetlerini yükseltti. Ancak asıl darbe, İran'ın dizel ihracatında yaşandı. Batı yaptırımları nedeniyle zaten kısıtlı olan İran dizel ihracatı, çatışma ortamında daha da azaldı. İran, başta Çin olmak üzere Asya pazarlarına dizel satışı yapıyor; fakat son aylarda bu sevkiyatlarda belirgin bir düşüş gözlemlendi. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, İran'ın dizel ihracatı günlük 500 bin varil seviyelerinden 300 bin varilin altına geriledi. Bu kayıp, küresel piyasalarda özellikle Asya'da hissediliyor.
Öte yandan, İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonları ve Lübnan sınırındaki gerilim, bölgesel istikrarsızlığı körüklüyor. Kızıldeniz'de Husi isyancıların ticari gemilere yönelik saldırıları, Süveyş Kanalı üzerinden yapılan petrol ürünleri taşımacılığını aksatıyor. Bu durum, dizel arzında ek gecikmelere ve maliyet artışlarına yol açıyor.
Ukrayna Savaşı ve Rus Dizel İhracatı
Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, 2022'den bu yana küresel enerji piyasalarını alt üst etti. Batı'nın Rus petrol ürünlerine uyguladığı yaptırımlar ve fiyat tavanı mekanizması, Rus dizel ihracatını önemli ölçüde kısıtladı. Rusya, Avrupa'ya dizel satışını büyük ölçüde durdurmak zorunda kaldı ve Asya, Afrika ve Latin Amerika'ya yöneldi. Ancak bu yön değişikliği, uzun nakliye mesafeleri nedeniyle lojistik maliyetleri artırdı. Ayrıca Ukrayna, Rus rafinerilerine yönelik insansız hava aracı saldırıları düzenleyerek Rusya'nın rafineri kapasitesine zarar verdi. Bu saldırılar, Rusya'nın dizel üretimini ve ihracatını daha da düşürdü.
Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, Rusya'nın dizel ihracatı 2023'te günlük 1 milyon varilin altına geriledi. 2024'ün ilk çeyreğinde ise bu rakam 800 bin varil civarına indi. Ukrayna savaşı, aynı zamanda Karadeniz'deki ticari gemi trafiğini de olumsuz etkiledi. Tahıl koridoru anlaşmasının askıya alınması ve Rusya'nın Karadeniz'deki gemi saldırıları, bölgedeki enerji taşımacılığı için risk oluşturuyor. Bu durum, özellikle Türkiye gibi Karadeniz'e kıyıdaş ülkeler için enerji arz güvenliği açısından endişe verici.
Hangi Savaş Daha Etkili?
Piyasa verileri, dizel fiyatlarındaki son artışta İran kaynaklı kayıpların daha belirleyici olduğunu gösteriyor. Orta Doğu'dan gelen dizel arzındaki düşüş, özellikle Asya ve Avrupa'da fiyatları yukarı çekiyor. Ukrayna savaşının etkisi ise daha çok uzun vadeli yapısal değişikliklerle kendini gösteriyor: Rusya'nın Asya'ya yönelmesi, nakliye maliyetlerini artırdı ve piyasa dengesini bozdu. Ancak her iki çatışma da küresel dizel piyasasında arz güvenliği riskini canlı tutuyor. Uzmanlar, İran-İsrail geriliminin tırmanması halinde Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek bir kesintinin dizel fiyatlarını çok daha sert vuracağı uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatında büyük ölçüde dışa bağımlı bir ülke olarak her iki savaşın da etkilerini doğrudan hissediyor. İran ve Rusya, Türkiye'nin önemli enerji tedarikçileri arasında. İran'dan yapılan dizel ithalatı, yaptırımlar nedeniyle sınırlı olsa da Rusya'dan temin edilen ürünler, özellikle tarım ve lojistik sektörü için kritik. Ukrayna savaşı nedeniyle Rus dizelinde yaşanan dalgalanmalar, Türkiye'nin enerji faturasını artırabilir. Ayrıca Orta Doğu'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin güney sınırlarında güvenlik risklerini beraberinde getiriyor. Dizel fiyatlarındaki artış, enflasyon üzerinden Türkiye ekonomisini olumsuz etkiliyor. Hükümetin, enerji arz güvenliğini sağlamak için alternatif tedarikçilere yönelmesi ve yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırması gerekiyor.