Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bu hafta Moskova'ya gerçekleştireceği ziyarette Ukrayna savaşına ilişkin arabuluculuk teklifini yineleyecek ve Karadeniz’de seyir güvenliği ile Güney Kafkasya’daki gelişmeleri ele alacak. Diplomatik kaynaklara göre Fidan, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile yapacağı görüşmelerde Türkiye’nin hem Rusya hem de Ukrayna ile diyalog kanallarını açık tutma politikasını bir kez daha vurgulayacak. Türkiye, savaşın başından bu yana Kiev ve Moskova arasında doğrudan müzakereler için ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu belirtiyor. Özellikle Karadeniz tahıl koridoru anlaşmasının geleceği ve Ukrayna limanlarından yapılan sevkiyatların güvenliği gündemdeki başlıca konular arasında yer alıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Rusya-Ukrayna savaşının başladığı Şubat 2022'den bu yana Ankara, her iki tarafla da dengeli ilişkilerini sürdürerek uluslararası alanda nadir bir konuma sahip. Türkiye, Mart 2022'de Antalya'da Lavrov ve Ukraynalı mevkidaşı Dmitro Kuleba'yı bir araya getirmiş, ardından Temmuz 2022'de Birleşmiş Milletler ve Ukrayna ile birlikte Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması'na aracılık etmişti. Ancak Rusya, Temmuz 2023'te bu anlaşmadan çekilmiş, Ukrayna'ya yönelik saldırılarını sürdürmüştü. Fidan'ın Moskova ziyareti, Rusya'nın Şubat 2022'den bu yana en kapsamlı kara harekâtını başlattığı ve Ukrayna'nın doğusunda çatışmaların yoğunlaştığı bir döneme denk geliyor. Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'in, Rusya'nın İsviçre'de düzenlenen barış zirvesine katılmamasına rağmen Moskova'ya yönelik baskıyı artırması, savaşın diplomasi yoluyla çözümüne dair tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda.
Görüşmelerde ayrıca Güney Kafkasya'daki gelişmeler de masaya yatırılacak. Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış süreci, Karabağ sorununun çözümü ve bölgesel işbirliği projeleri Fidan'ın gündemindeki diğer konular. Türkiye, Ermenistan'la normalleşme sürecini sürdürürken, Azerbaycan'la stratejik ortaklığını da güçlendirme arayışında. Bakan Fidan'ın Moskova'da bu konuları Lavrov'la ele alması, Ankara'nın Kafkasya'da Rusya ile rekabet ve işbirliği arasında bir denge kurma çabasını yansıtıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fidan'ın ziyareti, sadece ikili ilişkiler açısından değil, aynı zamanda küresel enerji ve gıda güvenliği bağlamında da kritik öneme sahip. Karadeniz'de Ukrayna tahılının güvenli bir şekilde sevkiyatı, özellikle gelişmekte olan ülkeler için hayati. Rusya'nın tahıl anlaşmasından çekilmesinin ardından Ukrayna, alternatif bir deniz koridoru oluşturmak zorunda kalmıştı. Türkiye, bu yeni rotanın da güvenliğini sağlamak ve uluslararası deniz hukuku çerçevesinde Montrö Sözleşmesi'ni uygulamak konusunda kilit bir aktör. Moskova'nın Ukrayna'nın Odesa ve diğer limanlarına yönelik saldırıları, Karadeniz'de sivil deniz trafiğini tehdit ediyor. Türkiye, burada arabuluculuk yaparak hem kendi çıkarlarını korumak hem de küresel gıda krizini önlemek istiyor. Rusya ise Türkiye'nin NATO üyesi olduğu halde kendisiyle diplomatik temasları sürdürmesinden memnun, ancak Ankara'nın Ukrayna'ya askeri yardım sağlaması ikili ilişkilerde bir gerilim unsuru oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu ziyaret, Türkiye'nin Ukrayna savaşında arabulucu rolünü canlandırma ve Karadeniz güvenliğinde söz sahibi olma stratejisinin bir parçası. Ankara, Rusya ile ekonomik ve enerji ilişkilerini sürdürürken, Batı ittifakı içindeki konumunu da korumak istiyor. Tahıl koridoru ve esir takası gibi somut başarılar, Türkiye'nin uluslararası itibarını artırmıştı. Ancak Rusya'nın savaştaki tutumu ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğü konusundaki hassasiyet, Fidan'ın elini zorlaştırabilir. Yine de Türkiye, iki taraf arasında diyalog kanallarını açık tutarak bölgesel istikrara katkı sağlamayı hedefliyor. Bu ziyaretten çıkacak sonuçlar, özellikle Karadeniz'de ticaretin güvenliği ve Türkiye'nin Rusya ile ilişkilerindeki dengenin sınırlarını göstermesi açısından önemli.