Süper Tayfun Bavi, Çin'in doğu kıyılarına yaklaşırken şiddetini kaybetmesine rağmen hâlâ ciddi bir tehdit oluşturuyor. Yetkililer, Zhejiang ve Fujian eyaletlerinde yüzbinlerce kişiyi tahliye ederken, aralarında Şanghay'ın da bulunduğu büyük şehirlerde uçuşlar iptal edildi ve okullar kapatıldı. Tayfunun saatte 150 kilometreye varan rüzgarlarla karaya ulaşması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
Çin Ulusal Meteoroloji Merkezi, Bavi'nin süper tayfun statüsünden çıkarıldığını ancak hâlâ 'güçlü bir tayfun' olduğunu açıkladı. Tayfun, özellikle kıyı bölgelerinde şiddetli yağış ve fırtına dalgalarına yol açacak. Zhejiang eyaletinde 500 binden fazla kişi güvenli bölgelere sevk edilirken, balıkçı tekneleri limanlara demirlendi. Yetkililer, halktan evlerinde kalmalarını ve gerekli önlemleri almalarını istedi. Tayfunun Çin anakarasına 27 Ağustos Perşembe günü ulaşması bekleniyor.
Bavi, Kore Yarımadası'nı da tehdit ediyor. Güney Kore Meteoroloji İdaresi, tayfunun Cuma günü Kore Yarımadası'nın güneybatısına ulaşmasını bekliyor. Özellikle tarım alanları ve kıyı şehirlerinde ciddi hasar riski bulunuyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin tayfunların şiddetini artırdığına dikkat çekiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Kuzeybatı Pasifik'te yılda ortalama 25-30 tayfun görülüyor. Bavi, bu yılın en güçlü tayfunu olarak kayıtlara geçti. Küresel ticaret yollarının kilit noktalarından biri olan bölge, hem Çin hem de Güney Kore için kritik limanlara sahip. Tayfunun ekonomiye etkisi, özellikle ihracat ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabilir. Çin'in brüt yurtiçi hasılasının büyük bölümünü karşılayan doğu şehirleri, tayfunun hedefinde yer alıyor. Bölgesel tahıl ve çelik ticaretinin etkilenmesi, küresel fiyatlar üzerinde baskı yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesiyle ticari ve diplomatik bağları giderek güçleniyor. Çin, Türkiye'nin en büyük ticaret ortakları arasında yer alırken, Güney Kore ile savunma sanayii işbirlikleri bulunuyor. Tayfunun etkilediği limanlar ve tedarik zincirlerinde yaşanacak aksamalar, Türkiye'nin ithalat maliyetlerini ve dış ticaret dengesini geçici olarak etkileyebilir. Ayrıca, bölgedeki doğal afetlerin sigorta primlerine ve enerji fiyatlarına yansımaları da takip edilmeli. Türkiye, benzer iklim risklerini dikkate alarak ulusal afet yönetimi stratejilerini gözden geçirebilir.